Tariflerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tariflerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazartesi, Mayıs 04, 2015
Lokum gibi pratik bir tarif: Fırında Kanat
Cumartesi yapacak çok işim olunca pratik bir yemek ne yapabilirim diye düşündüğümde geldi aklıma. Daha öncede de yapmıştım bu sefer fotoğrafını çektim ki kayıtlarda bulunsun. Pişme süresi uzun lakin fırına attıktan sonra başında durmadan işinize devam edebilirsiniz.
-1 kilo kanat
- bir çay kaşığı salça
-1 yemek kaşığı yoğurt
-1 diş sarımsak
-Pul biber, kekik,tuz (artık ne türlü baharatlardan hoşlanırsanız)
Tavukları önce tütsüleyip ,yıkadım. Bir kapta salça, yoğurt, sarımsak ve baharatları ekleyip karıştırdım. Sonra tavukları o sosla buluşturdum. Fırın tepsisine yağlı kağıt serip tavukları dizdim. Tepsinin üzerini folyo kağıt ile kapadım.Fırını önce 130 dereceye ayarlayıp 1 saat ,150 derecede 30 dakika ve folyoyu çıkarıp 180 derecede ise üzeri kızarana kadar pişirdim.
Sonuç: Kurumadan, lokum gibi bir tat.
Yanına da Erol'un sevdiği gibi tereyağlı arpa şehriyeli pilav ve salata.. Ohh yemede yanında yat..
Perşembe, Ekim 23, 2014
Acil durum keki
Eskiden daraldığım zaman atardım kendimi mutfaklara kalırdım üç saat. Ev yemek, pasta, börekle dolar taşardı. Çok yemeyelim diye de yaptığımı dağıtırdım. Malum kilo durumları. Hele yeni tarif denemek, sonra fotoğrafını çekmek nasıl meşgul ederdi aklımı.
Çarşamba akşamları ödevsiz günü tontalağın. Eeee dün akşam da azcık canım sıkkın olunca kek yapalım mı dedim. Oleyyyy dedi ve ekledi 'annecim sen süper bir annesin'. Peki neden öyle hissetmiyorum dedim ama içimden içimden. Beni kimsecikler duymadı.
Neyse efendim girdik mutfağa. Elimin altında bulunan acil durum tariflerinden birini çıkardım. Öyle de bir birikimim vardır benim. Yeni tarif denemesem de bu aralar gördükçe beğendiklerimi not alırım.
Annem başladı konuşmaya. Çocukla olacak iş mi bu, mutfak dağılacak of, puf, püf... Eray nasıl da mutlu. Başladım tarife göre malzemeleri hazırlamaya. Hay aksi şeytan kakao evde kalmamış. Vanilyanın tarihi geçmiş. Ana-oğul aklımıza düştü bir kere Erol'u markete yolladık. Bu durumdan Erol beyler hiç ama hiç memnun olmadı.
Tarifi okurken bir de ne göreyim süt miktarını yazmamışım iyi mi? Tarifi aldığım yeri mutlaka kağıdın köşesine not ederim ve ta ta taammm not etmemişim. Aman dedim anneme ne kadar olabilir ki ya bir su bardağıdır ya da bir su bardağı yakın. Annem yarım su bardağı yağ bu tarife az diye söylenmeye başladı. Aramızda keyfi en yerinde olan tontalak. Mikseri verdim eline coştukça coştu.
Tontalak unu elerken biraz ortalığı batırdı. Annemin yine canı sıkıldı. Un bu ya batarsa batsın. He yağ olsaydı aynı cümleyi yazar mıydım bak bunu kestiremedim.
Pişerken otuz kere gitti başına ohhh ne güzel de koktu dedi. Tontalağın elleri değdiği için mi bilmem kek acayip kabardı. Lakin güya mozaik kek olacaktı biz o şekli veremedik. Bizimkisi biraz gülen adam keki oldu. Yani şekli ona benzettim. Bence Tontalağımın mutluluğu keke sirayet etti.
Pişince kalıptan çıkarmak için ılımasını beklemek lazım. Biz beklemedik. Eray'ın uyku saati zaten 15 dakika geçmişti iyice geçmesin dedim. Sıcak kesmesi zor oldu ama oldu. Yemeden yatsaydı kendimi biliyorum vicdan yapardım. Yerken gelişigüzel iki-üç poz çektim
Sabah işe geldim o tarifi nereden almış olabilirim diye araştırdım. Zaten takip ettiğim çok yemek bloğu yok kolayca buldum. Olsada Yesek Suzan blogundan almıştım. Aslında kakaolu mozaik kek olsa da orijinali bizimkisinin adına koyduk kakaolu gülen adam keki.
Kakaolu Gülen Adam Keki
-3 yumurta
-1.5 su bardağı toz şeker
-yarım su bardağı sıvıyağ
-1 su bardağı süt
-1 paket vanilya
-1 paket kabartma tozu
-3 su bardağı un (2,5 su bardağı daha iyi olur bence)
-2 yemek kaşığı kakao
Yumurta ve toz şeker mikserde iyice karıştırılır. Sonra sıvıyağ ve sütü eklenir.Un, kabartma tozu ve vanilya eklendikten sonra hamur ikiye bölünür. Hamurun yarısına kakao karıştırılır. Kalıba sırayla bir kepçe beyaz hamurdan bir kepçe kakaolu hamurdan eklenerek 170 derece pişirilir.
Afiyet olsun
Cuma, Haziran 20, 2014
En sevdiğimden
Bizim evin erkekleri mücveri görünce yüzlerinde güller açar. Tontalak son yaptığımda ayyyy anne en sevdiğimden yapmışsın çok teşekkür ederim demişti.Bu cümle çok hoşuma gitti. Tontalak ismini hep unutur. O yüzden mücverin adı en sevdiğimdendir.
Annecim en sevdiğimden yapar mısın?
der ben anlarım. Yaparım yapmasını da sonra tabağı kaçırırım. Mücver konusunda tontalağın da babasının da kararı yok.
Fotoğraftaki mücveri çok önceden yapmıştım. Bloga ekleyeceğim aklıma gelseydi daha şekilli daha güzel sunumlu yapardım. Olsun bu da böyle olsun. Doğal, sade, ev hali...
Sunum derken eski günlerim geldi aklıma. Yani yemek bloğu olarak yola çıktığım günler. Sene 2007. İşten eve dönmemiz 19.00.Yemek hazırla, ye, kaldır derken saat oluyordu 20.30. Sonra gündüz araştırılmış, karar verilmiş tarifin uygulanması. Malzemelerin hazırlanması. Erol'un tepemde hadi ne zaman hazır olur diye beklemesi, söylenmesi. Rahat 22.00 bulurdu pişmesi.
Ağzının suyu akan Erol tadına bakmak için öne atılırken ben tarifi korumaya alırdım. Daha bunun fotoğraf çekimi var. Söylenirdi, tartışırdı. Işık o saatte her zaman yetersiz olurdu. Bir de fotoğraf çekmenin tekniğini bilmediğinde eklenirse. Elli pozdan fazla çekerdim.
Çekim işi bitince yapılan tarifin tabaklara bölüştürülmesi işine geçerdim. O zamanlar aile apartmanında otururdum yaptığımı dağıtırdım.(saat 23.00 de falan)Erol en çok bu kısmına uyuz olurdu. Bize bir şey kalmadı, bize bir şey kalmadı der dururdu. Evde tutmazdım yaptığımı. O zamanlar form tutmak diye bir şey vardı hayatımda. Kıyamam Erol'da bundan payını alırdı.
Her akşam merdivenlerden çıkarken bir kapı aralanır, Erol'un amcaları 'yenge bu akşam ne yapacaksın ' diye sorardı. Asla söylemezdim. Sürprizi bozmazdım.
Sonra işi genişlettim. Yaptığım kek, kurabiye ise işe götürmeye başladım. Bir gün teknisyenlerden biri ' Ayla hanım kurabiye yok mu' diye sorduğunda dur çekmece de olacak dediğimde namımın işyerine yayıldığını anladım. Güzel yapar mıydım o tartışılır tabi.
Sonra bu tarif işi birden bıçak gibi kesildi. Önceleri kimse nedenini anlayamadı. Aslında çok geçerli bir sebebi vardı. Ben tontalağıma hamileydim. Ve kokulara hassasiyetim had safhadaydı. Zaten rahat 3.5 ay midemde yediğim hiç birşey durmadı. Yemek bloğu rafa kalktı. Sonrası malum.
Bir mücverin ettiğine bak nerelere götürdü beni. Tarife geçelim değil mi artık. Çoğu şeyi ölçüyle yapan ben mücveri göz kararı yaparım. Fena da olmaz hani.
-Küçük ise üç kabak, orta ise iki kabak
-Taze soğan
-Maydanoz
-Dereotu(genelde bizim evde olmaz, olursa eklerim)
-Un
-1 yumurta
-tuz
-Baharatlar (artık ağız tadına göre değişir)
- Az biraz kabartma tozu( ben bazen atarım, bazen atmam)
Kabaklar soyduktan sonra rendelenir. Suyu sıkılır. Yeşillikler ,baharatlar ve en son un eklenir. Cıvık ise un takviyesi yapılır. Kızgın yağda kızartılır. Bu kadar kolay. Yoğurtla servis edilince de yemede yanında yat.
Ben mücveri yoğurtla yemeye bayılırım. Tontalak ise yoğurdu asla bir yemeğin üzerine koymaz. Ayrı bir kasede yer. Karıştırmayı sevmez. Herkesin bir ağız tadı var.
Bizde mücver sezonu açıldı. Kayınvalidemin bahçesindeki kabaklar olmaya başlamış. Bu hafta iki kocaman kabak getirdi. Tazen soğan, maydanozda bahçeden. Hemen bir mücver yapıldı, bu yaz daha da yapacağa benzer. Her zaman söylerim hep söyleyeceğim Allah ağız tadıyla, sağlıkla, huzurla yemeği nasip etsin, bu da bize yeter.
Cuma, Ağustos 31, 2012
Ispanaklı Gül Böreği
Hani bir gün tontalak evden ayrılmaya karar verdiğinde bu evden gidiyom demişti.Bu evi öyle ağzını burnunu eğerek söylemişti ki. Ona istinaden yazmıştım bir kaç satır. İşte o satırların içinde bu ev var ya bu ev herşeyimiz, nefes alabildiğimiz köşelerimiz demiştim...Gerçekten de öyle....Bu evde yaşayan herkesin canı sıkılınca nefes almak için kaçtığı köşesi var ve bu köşe o kişinin karakterini mi desem,isteklerini mi desem işte onu ele verir
Erol bey mesela hava buz gibi de olsa terasa kaçar,sandalyesine oturur acaba kuşlara bakıp uzaklara mı gitmek ister..Bilmem...Erol beyden başka kim bilebilir...Tontalak ise isyanlarda olduğu ya da küstüğü zaman ışığı yakmadan merdivenlerde oturur..İki elini yanağına koyup öyle bir cool duruşu vardır ki kimsecikler yavruma kıyamaz..
Ben mi? Beynim ayaklarıma komut vermeden daha otomatiğe bağlanmış gibi her seferinde mutfağıma koşarım. Galiba ben en iyi orada dolu dolu nefes alırım..Hele de yeni bir tarif deniyorsam nefesten ciğerlerim bayram eder..Ama yok uzun zamandan beri yeni tarifler denediğim yok...Bildiklerimi yapıp yapıp duruyorum halbuki muftak ve yeni tarifler terapi gibi geliyor..İnşallah siyam ikizim biraz daha durulduğunda, biraz daha büyüdüğünde istediğim gibi uzun vakitler geçirebilirim.
Ispanaklı gül böreği bildiklerimden birde bunu kol böreği şeklinde yaparım...Kendimize yaparken kol böreği, misafire yaparken gül böreği şeklinde yani:)) Bu böreğin ayrıca bir özelliği var..Benim için özel bir anlamı:)) Bir gün annem yedi böreği sonra senin böreğin güzel oluyor tarifini versene dedi..Annemin ağzından o kelimeler döküldüğü anda bende hava oldu 1500..Erol'a dedim ki duydun mu annem benden tarif istedi. Ben mesela annemden tarif isteyecek olsam ölçüsü göz kararı..Kekin bile yağını,ununu göz kararı atardı ben sinir olurdum. Ahh bendeki ölçü kaşıklarını bir görse kesin cık cıklar... Ne yaparsın zamane aşçısı(!) işte...
Tarif ise az sonra..Çünkü tontalak şu an sırtımda...Bir çocuk sırtımda iken yazıya odaklanamıyorum:)) Küççük beyi uyutup hemen geliyorum:))
Malzemeler
5 adet yufka
3 yumurta
½ su bardağı süt
½ su bardağı yoğurt
¾ su bardağı yağ
1 tatlı kaşığı tuz
İç harcı için
3 yemek kaşığı sıvı yağ
750 gr ıspanak
Tuz, kırmızı pul biber ve karabiber
1-Soğanı yemeklik doğrayıp üç kaşık sıvıyağ ile soteleyin, doğranmış ıspanakları ilave edip sönene kadar kavurun, altını söndürüp tuz ve baharatları ekleyin.
2-İki yumurta(birini üzerine sürmek için ayırın)süt,yoğurt ve sıvı yağı karıştırın.
3-Bir yufkayı dörde kesin.Yağlı harçtan fırça yardımı ile yufkaya sürün.Kestiğiniz parçaların en uzun köşesine ıspanaklı harcı koyarak yanlarını içe katlayın ve rulo şeklinde sarın. Ruloyu içe doğru sararak gül şeklini verin.Kalan harcı böreklerin üstüne sürebilirsiniz.Ben birkaç saat börekleri buzdolabında bekletirim..Üzerine yumurta sürüp fırına verin.(180 derecede yaparım ben)
Afiyet olsun efendim…
Salı, Mart 30, 2010
Salatalık Dolması
Limonlu kekin blogunda gördüğümde salatalıkların sunumu çok hoşuma gitmişti,arkadaşlarımız kahvaltıya gelince değişiklik olsun diye salataları bu şekilde servis ettim, herkesin çok hoşuna gitti. Herşey o kadar aceleye geldi ki resim bile çekemedim zaten salatalıkların kesimi de gelişi güzel oldu. Eşim hadi utanma çek resmini dedi ama işte birileri varken resim çekemiyorum. Eşim içinde kalacak şimdi dedi bir poz çekti iyiki de çekmiş:)
2 adet büyük boy salatalık
250 gr lor peyniri
5-6 dal dereotu
Salatalıklar ortalarından ikiye kesilerek kabak oyma aperatı ile içleri oyulur.Dereotu ince kıyıldıktan sonra peynir ile karıştırılır.Salatalıklar peynirli harç ile doldurulur, verev şeklinde kesilir. Afiyet olsun
Pazartesi, Mart 29, 2010
Salamlı Krep
Yine yoğun bir hafta sonunu geride bıraktım. Bu aralar cuma akşamından pazar gecesine kadar zaman nasıl geçiyor hiç anlamıyorum.1,5 aydır nerdeyse her hafta sonu misafirim olduğu için cuma akşamı temizlik cumartesi hazırlık ya cumartesi akşamı misafirlerimiz geliyor ya da pazar günü.
Bu hafta bir değişiklik yapıp cumartesi akşamı bebek görmeye gittik, pazar sabahı kahvaltıya işyerinden arkadaşım geleceği için öğlenden böreği hazırlayıp dolaba attım, pasta ve kurabiyeyi de hazırladım artık diğerlerini de sabah erken kalkar yaparım dedim çıktık yola.
Erayla birlikte yaşları 1,5-2 olarak değişen 5 çocuk .Kadınlar olarak tek çift laf edemedik erkeklerin ise keyfıne diyecek yoktu ,çocuklarla siz biraz ilgilenin biz biraz sohbet edelim dediğimizde ne zamandır bir araya gelemedik özledik birbirimizi siz biraz daha bakın diye diye gece bitti. Aman allahım ne geceydi o. Biri diğerindeki oyuncağı ister ağlar, diğeri koltuk tepelerinden yemek dolabına zıplamaya çalışır, diğeri mutfağa gider karıştırmak ister, öbürü masadaki tabakla çanakla oynamak ister,oynatmayınca basar çığlığı o akşam tüm çocukları kimyası bozuldu,geceyi zor bitirdik.
Pazar sabahı erken kalkıp başladım hazırlığa.Papatya Prensesin sayfasında daha önce görüp bir yere not ettiğim salamlı krepleri yaptım eşimde krem peyniri sürüp salamları dizip kesti,bence çok güzeldi.

Krep Malzemeleri
2 yumurta
1 su bardağı süt
1 su bardağı un
1 tatlı kaşığı tuz
2-3 yemek kaşığı sıvıyağ
İçi için Salam Krem peyniri .Yumurta, süt ve yağ bir kapta çırpılır.İçine azar azar un ilave edilerek çırpılmaya devam edilir.Tava kızdırılıp üzerine bir kepçe karışımdan dökülüp hızlıca tavaya yayılır.Spatula ile ters çevrilerek diğer tarafı pişilir.Krepler pişince her birinin üzerine önce krem peyniri sonra 4 adet salam dizilerek sıkıca rulo yapılır.Birer parmak kalığında kesilir dağılmaması için kürdan batırılır. Not:Orjinal tarifte 6 adet krep çıktı yazıyor ama ben 5 adet krep elde ettim.
Afiyet olsun
Bu hafta bir değişiklik yapıp cumartesi akşamı bebek görmeye gittik, pazar sabahı kahvaltıya işyerinden arkadaşım geleceği için öğlenden böreği hazırlayıp dolaba attım, pasta ve kurabiyeyi de hazırladım artık diğerlerini de sabah erken kalkar yaparım dedim çıktık yola.
Erayla birlikte yaşları 1,5-2 olarak değişen 5 çocuk .Kadınlar olarak tek çift laf edemedik erkeklerin ise keyfıne diyecek yoktu ,çocuklarla siz biraz ilgilenin biz biraz sohbet edelim dediğimizde ne zamandır bir araya gelemedik özledik birbirimizi siz biraz daha bakın diye diye gece bitti. Aman allahım ne geceydi o. Biri diğerindeki oyuncağı ister ağlar, diğeri koltuk tepelerinden yemek dolabına zıplamaya çalışır, diğeri mutfağa gider karıştırmak ister, öbürü masadaki tabakla çanakla oynamak ister,oynatmayınca basar çığlığı o akşam tüm çocukları kimyası bozuldu,geceyi zor bitirdik.
Pazar sabahı erken kalkıp başladım hazırlığa.Papatya Prensesin sayfasında daha önce görüp bir yere not ettiğim salamlı krepleri yaptım eşimde krem peyniri sürüp salamları dizip kesti,bence çok güzeldi.
Krep Malzemeleri
2 yumurta
1 su bardağı süt
1 su bardağı un
1 tatlı kaşığı tuz
2-3 yemek kaşığı sıvıyağ
İçi için Salam Krem peyniri .Yumurta, süt ve yağ bir kapta çırpılır.İçine azar azar un ilave edilerek çırpılmaya devam edilir.Tava kızdırılıp üzerine bir kepçe karışımdan dökülüp hızlıca tavaya yayılır.Spatula ile ters çevrilerek diğer tarafı pişilir.Krepler pişince her birinin üzerine önce krem peyniri sonra 4 adet salam dizilerek sıkıca rulo yapılır.Birer parmak kalığında kesilir dağılmaması için kürdan batırılır. Not:Orjinal tarifte 6 adet krep çıktı yazıyor ama ben 5 adet krep elde ettim.
Afiyet olsun
Salı, Mart 23, 2010
Etimek Tatlısı
Haftasonu misafirimiz geleceği için hafif bir tatlı yapmak istiyordum.İşyerinden canım arkadaşım Ayşe etimek tatlısı yapsana çok hafif oluyor dedi, gerçekten çok hafif ve lezzetli bir tatlı oldu.Sadece krem şanti miktarını biraz daha azaltacağım çünkü 2 adet krem şanti bence fazlaydı,muhallebisi ise harikaydı.
Tuzsuz etimek
1,5 su bardağı şeker
2 su bardağı sıcak su
Muhallebisi için
1 kilo süt
1 su bardağı şeker
1/2 su bardağı un
1/2 su bardağı buğday nişastası
1 paket vanilya
1 yemek kaşığı margarin
Üzeri için 2 paket krem şanti (ben bir dahaki sefer tek bir paketten yapacağım)
2 su bardağı soğuk süt
Dikdörtgen borcama etimekleri dizin(1,5 pakete yakın kullandım) 1,5 su bardağı şekeri küçük bir tencereye alın ve şekeri eritin(karamelize ediyoruz) Şeker eriyince kaynar su ekleyin ve biraz daha kaynatın.Hazırlanan şerbeti etimeklerin üstüne dökün. Vanilya ve margarin hariç muhallebi malzemelerini ocağa alın, koyulaşınca ocaktan alıp vanilya ve margarini atıp, karıştırın.Hazırlanan muhallebiyi etimeklerin üstüne dökün ve iyice soğumasını bekleyin. Krem şantiyi hazırlayın ve soğuyan muhallebinin üstüne dökün,üzeriniz düzeltip bir gece dolapta dinlendirin. Afiyet olsun
Çarşamba, Mart 17, 2010
Tava Börek
Bence şipşak börek. Zır telefon müsaitsen sana geleceğim diyen arkadaşına çarçabuk hazırlanan bir börek bu ya da kahvaltıda börek isteyen eşinize hemencecik hazırlanıp sofraya getirilen.
Dün bu tarifi kekevinde gördüm ve akşam hemen denedim, aslında haftaiçi ancak ertesi günün yemeklerini yapmak için vakit kalıyor yani yeni tarifler ancak haftasonu deneniyor bizde. Ama bu tarif o kadar pratik ki çayın yanına yapmasaydım küserdi bana. Görüntü olarak evet hakkını veremedim ama tadı süper. Bir yandan tavada bu böreğe bak bir yandan yemekleri ısıt , bir yandan da ertesi gün için et yemeğinin yanına patatesli tartı yap derken bir tarafı azcık fazla kızarmış olsun bizi tat olarak rahatsız etmedi.
Yine herzaman ki evi topla, mutfağı topla derken oturmam 21,30 buldu aslında ütüleride yapsam iyiydi artık ertesi akşama. Haftasonuna bırakmamam lazım çünkü misafirlerimiz gelecek , düşünüyorum hala karar kara nasıl bir mönü hazırlasam diye.
-2 adet yufka
-2 adet yumurta
- 2 yemek kaşığı yoğurt
- 3-4 yemek kaşığı süt
- yarım çay bardağı mısırözü veya zeytinyağı
- 1 su bardağı kadar beyaz peynir tuz (ben biraz maydanozda ekledim)
Geniş bir tavayı sıvıyağ ile yağlayıp yufkanın birini kenarlardan sarkıtararak yayın. Yumurta, süt, yoğurt ,yağ ve tuzu bir kapta karıştırarak yufkayı bu harçla ıslatın İkinci yufkayıda buruşturarak tavaya yerleştirin,harcın çoğunu kullanarak yufkayı ıslatın. Peyniri ufaladıktan sonra maydanoz ekleyin Kenarları sarkan yufkaları üste getirerek aralarına kalan harcla ıslatın (Tarifte bir de uyarı var eğer çok ıslatırsanız kenarlardan tavaya akıp yapışmaya sebep olabilir diyor) Yufkayı kapattıktan sonra en üste sadece sıvıyağ yada tereyağ sürün, en büyük ocağa alıp orta ısıda altı kızarana kadar pişirin. Arada sallayarak yapışmasını engelleyin.Kızarınca bir spatula yardımıyla ters çevirip (ben ters çevirmek için kapak kullandım)diğer tarafıda kızartın.
Sabahları evden 07,00 de çıkmamız sebebiyle malesef kahvaltı edemiyoruz ,evden birşeyler alıyoruz. Sabah bu böreği aldığımda hala yumuşacıktı, bir de işte çay demlenmişti ohhh afiyetle mideye indirdim.Yemeğe başladıktan sonra resim geldi aklımıza, az biraz kenarlarından tırtıklamıştık yarım yamalakta olsun çekebildik:) Afiyet olsun.
Pazartesi, Mart 15, 2010
Çift Kaşarlı Yumurtalı Ekmek
Durmak yokkk kilo almaya devam.(Bu konuya bugün hiç girmeyeceğim zaten sinirlerim bozuluyor). Pazar kahvaltısı için değişik ne yapabilirim diye bir blogdan diğer bloga kendimi atarken Limonlu Kekin tarifine takıldı gözüm eminim çok güzel olmuştur diye düşündüm .Haftasonu deneme fırsatım oldu bu tada bayıldım ,hatta şahaneydi:) Küçük adamım tok olduğu halde elini güzel olmuş şeklinde yaparak ımmm ımm gibi sesler çıkardı bir üçgeni hüpletti. Ben Eray yesin diye sütlü karışımda biraz beklettim, yumuşacık çok güzel ekmekler çıktı ortaya.
8 adet tost ekmeği
8 dilim kaşar peyniri
4 dilim salam
1/2 su bardağı süt
3 adet yumurta
kızartmak için sıvıyağ tuz, karabiber, kırmızı biber
Bir dilim tost ekmeği alınır üstüne sırasıyla kaşar+salam+kaşar eklenerek bir dilim tost ekmeği ile kapatılır. Diğer ekmeklere de aynı işlem uygulanır.Hazırlanan ekmekler bir köşesinden diğerine çaprazlama kesilir ve iki üçgen elde edilir. Bir kasede yumurtalar,süt ve baharatlar çırpılır(baharat fazla atmadım erayda yesin diye) .Üçgen ekmekler yumurtalı karışıma batırılıp sıvıyağda kızartılır. Limonlu kekin birde uyarısı var der ki sütlü karışımda fazla bekletirseniz yumuşak, az bekletirseniz kıtır ekmekler elde edersiniz. Ben biraz fazla beklettim yumuşacık ekmeklerimiz oldu bence süper oldu.
Afiyet olsun
Elmalı Kurabiye
Beğenerek takip ettiğim Seçil hanımın blogunda gezerken rastlandım elmalı kurabiyeye ve gördüğüm günden beri aklımdan hiç çıkmıyordu. Bu hafta sonu yapmaya karar verdim. Önce tabi Eray'ın öğle uyku vaktine denk getirebilmeli ki ayağıma dolanmasın:)Eray uyuyunca fırladım mutfağa ve eşimden de elmaları soyması için destek istedim. Ben hamur malzemelerini yoğururken eşim elmaları soydu rendeledi ve Eray'ın yanına gitti uyudu kaldım mı mutfakta tek başıma :)
Elmaları şekerle pişirdikten sonra tarçına sıra gelince birde ne göreyim evde tarçın yok, halbuki o kadar eminim ki evde tarçın olduğuna. E tarçınsız hiç olur mu bir koşu gittim markete aldım tekrar kaldığım yerden devam ettim. Tam hamuru açacakken zırrr zil eyvah Eray uyanacak diye kapıya fırladım bir kadın ve iki çocuk tanımıyorum, zaten yeni taşındığım için aslında orada kimseyi tanımıyorum. Siz dedi cüzdan düşürdünüz mü dedi anne olan kadın ,küçük kızın ise elinde cüzdanım a evet benim cüzdanım diyebildim .Apartmanın girişinde düşürmüşsünüz bizde tüm daireleri gezdik dedi. Ben düşürdüğümden bile haberim yok ki o gün o kadar dalgınım ki her zaman alıcıları açık vaziyette gezen ben de o gün zaten bir haller vardı. Çok teşekkür ederim Allah razı olsun diyebildim hala o kadar şaşkınım ki sonra çok pişman oldum içeri davet etmedim diye, ama dedim ya o gün bende bir haller vardı çok dalgındım diye. İyi insanların varlıkları bana hep huzur vermiştir, Allah hep iyi insanlarla karşılaşmayı nasip eder inşallah.
En son ne diyordum evet elmalı kurabiye:) Açarken zorlandım itiraf ediyorum, Seçil hanım limon büyüklüğünde demiş ben daha büyük bezelerle açtım çünkü ilk bezeyi yapınca a çok küçük oluyor dedim daha sonraki bezeleri büyüttüm ama bence küçük olmalı:) zaten fırına girince ebatları büyüyor. Onun dışında tadı gayet güzeldi ,e birde çok ince açabilseydim keşke.
Tarif için buraya. Yapılışını Yeşilkivinin blogundan aynen kopyalayıp, yapıştırıyorum.
Hamur İçin:
250 gr margarin (oda ısısında yumuşamış)
1 su bardağı yoğurt yarım su bardağı sıvıyağ
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un
İçi İçin 8 orta boy elma
1 su bardağı şeker
1 su bardağı iri kıyılmış ceviz
2 tatlı kaşığı tarçın
Hamur malzemelerini un hariç karıştırın. Unu kaşıkla azar azar ekleyerek karıştırmaya devam edin. Ele yapışmayan oldukça yumuşak bir hamur elde edene kadar un ekleyin. Hamuru biraz dolapta bekleteceğimiz için fazla un eklememeye özen gösterin. Hamur hazır olunca kapalı bir kaba alın ve dolaba kaldırın.
Bu arada içini hazırlayın. Bunun için 8 elmayı rendeleyin ve tencereye alın. Şekeri ekleyerek suyunu çekene kadar pişirin. Suyunu çekince tarçın ve cevizi ekleyin, ocaktan alın, soğutun. Hamurdan limon kadar bir parça kopartın, bol un serptiğiniz tezgaha alın. Üzerine de bolca un serpip açabildiğiniz kadar ince açın. Ne kadar ince açarsanız kurabiyeler o kadar lezzetli olacaktır. 30-35 cm çapında bir kalıp belirleyin ve açtığınız hamuru bu kalıpla yuvarlak kesin. Kestiğiniz bu daireyi sigara böreğinde yaptığımız gibi 8 eşit üçgen halinde kesin. Geniş tarafına elmalı harçtan koyun ve iki kenarını kapatarak rulo yapın. Yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye hazırlanan kurabiyeleri dizin. 170 dereceli fırında üzerlerini kızartmadan pişirin. Soğuyan kurabiyeleri bolca pudra şekeri serperek servis edin.
Afiyet olsun
Soğanlı Milföylü Kiş
Soğanlı böreği ilk nohut oda bakla sofanın blogunda görmüştüm ve görüntüsüne bayılmıştım. Bizim evin erkekleri yemez , ama kendim için yaparım demiştim.Çünkü eşim yoğun soğan tadı olan şeyleri sevmez e erayda malum daha küçük ne bilim sevmeyeceğini düşündüm.
Haftasonu yaptım eşim koca 3 dilim ,eray ise koca bir dilim yedi yani bizim evin erkekleri bu tada bayıldı . Ben mi ancak bir dilim yedim, belkide soğanları daha küçük doğrasaydım bana da tadı hitap edecekti.En kısa zamanda soğanlı daha küçük doğrayı tekrar yapacağım. Aslında tarif yukarıda link verdim orada var ama her zaman söylediğim gibi kendim için tekrar yazıyorum.
- 4 adet soğan
- yarım kilo mantar
- Yarım salam(ben 2-3 tane kullandım)
- 3 yumurta
- 1 küçük paket krema
- 2 avuç rendelenmiş kaşar(1 su bardağına yakın kullandım)
4 adet soğanı ay şeklinde doğranıp (ben galiba biraz büyük doğradım) mantar ile sotelenir. 3 yumurta çırpılır içine krema ,salam ve kaşar eklenerek harmanlanır. Tepsinin altı tek kat milföyle döşenir(kare borcam kullandım).Milföyün üstüne önce soğanlı mantarlı karışım(yani ben öyle yaptım)sonra yumurtalı karışım eklenerek fırına verilir Afiyet olsun
Pazartesi, Mart 08, 2010
Yumurtalı Ekmek-Düşler Tarlası
Hafta sonu kahvaltıda değişik ne yapabilirim diye gezerken Mekanımız Mutfakta rastladım bu tarife.Daha önceden yapıp denemiş çok beğenmiştim ama makinem bozuk olduğu için yayınlayamamıştım pazar günü tekrar yapıp yayınlamak istedim. 1 de1.com adresinde aslında detaylı olarak tarif mevcut ama ben elimin altında olmasını istediğim için tekrar yazıyorum.
9 adet tost ekmeği (11 adet kullandım)
½ kangal sucuk
4-5 adet küçük yada 2-3 adet büyük sosis
2 çorba kaşığı yoğurt
3 adet yumurta
150-200 gram kaşar peyniri
1 tatlı kaşığı margarin (ben 2 yemek kaşığı sıvıyağ kullandım)
Birkaç sap maydanoz Tuz, karabiber, ve kırmızı biber
3 yumurta çırpıldıktan sonra içine yoğurt konularak tekrar çırpılmaya devam edilir.Yağ eklenerek çırpılır.Tuz ,baharatlar ve maydanoz eklenir.Sonra kaşar, sucuk ve sosis eklenerek tost ekmeklerine sürülür, yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizilerek önceden ısıtılmış fırına verilir(ben 180 derece fırında 15-20 dakika pişirdim)
Perşembe, Mart 04, 2010
Yoğurtlu Patatesli Havuç
Annemin on beş günde bir günü var ve her gittiğinde değişik bir tarif gördüğünde hemen tarifini sor,yapalım derim. Son gittiği günde patatesli havucu yediğinde çok beğenmiş ve bana da anlattı, bir türlü fırsat bulup deneyemedik. Dün akşam misafirlerimiz geleceği için anneme bu yoğurtlu patatesi yapalım dedim . O gün herzaman ki gibi herşey üst üste geldi zaten gelmeliydi kural bozulurdu yoksa.
İlk önce eşim Ayla benim acil toplantım çıktı 22,00 geleceğim dedi, ama misafirler dediğimde uzun süre telefonda sessiz kaldı çünkü unutmuş. Sorunlu bir konu var toplantıyı iptal edemem ama erken çıkmaya çalışacağım sen eve tek gitmen gerekiyor dedi.(araba eşimde kaldı)
Tüm planlarım bozuldu, Erol erayla ilgilenir annem de bana yardım eder çarçabuk hazırlanırım demiştim oysa. Herzaman ki saatimden geç gittim eve ,Eray herzamankinden yavaş yedi yemeğini evde de epey oyalandık, ben stres topu haliyle. Allahtan bir akşam önce geç yatıp çoğu şeyi hazırlamıştım sadece bu tarif kalmıştı.
Derin bir nefes alıp annemle girdik mutfağa, çünkü Eray peşimi bırakmıyor, annem erayla ilgileniyor ,ancak erayın çığlıkları eşliğinde sadece patatesleri yoğurabildim, sen çocuğunla ilgilen ben yaparım dedi. Eray da haklı haliyle annesini görmemiş tüm gün, başka şeyle ilgilenmesine tahammül edebilir mi hiç.
Aldım kucağıma uzun bir süre ana-oğul sarıldık, öpüştük, koklaştık hasret giderdik. Allah razı olsun annemden patatesli havuçu hazır etti, börekler pişti,dolmayı zaten daha önceden annem pişirmişti, tatlıda hazır ama ben hazır değilim.Mutfağı toplayıp bir koşu bende giyindim ki zil çaldı, eşimde misafirler gelmeden tam 5 dakika önce eve gelmişti. Yüzümüzde kocaman gülümseme misafilerimizi ağırladık.En çok da Eray sevindi çünkü kendisine oyun arkadaşı geldi, arkadaşını görür görmez ayyy bebek dedi. Arkadaşı 13 aylık Eray 18 aylık ya kendince delikanlı oldu, arkadaşı ise bebek :)Evet fotoğraf daha güzel olabilirdi daha güzel bir sunum yapılabilirdi, inşallah bir dahaki sefer. Fotoğrafı bile misafirlerimizden izin isteyip çektim ,biraz şaşırdılar ama blog için olduğunu anlatınca anladılar.Lafı çok uzattım gelelim tarifimize
3 adet büyük boy patates
3 adet havuç
1 bağ dereotu
1 adet soğan
Sarımsak Yoğurt Sıvıyağ tuz, kırmızı biber
1. Patatesler haşlanır, rendelenir ,dereotu(ben bir bağın hepsini kullanmadım) ince ince kıyılır.
2. Patates, dereotu, tuz ve biraz kırmızı biber (çünkü üstüne de kırmızı biber atılacak) hep birlikte yoğurulur. 3.Soğan yemeklik doğranıp sıvıyağ ile pempeleşinceye kadar kavrulur.
4.Havuçlar rendelenerek, tavada kavrulur.
5. Patatesten elma büyüklüğünde parçalar koparılarak yuvarlak yapılır. Yuvarlakların içi çanak şeklinde açılır ve biraz havuç konur.
6. Sarımsaklı yoğurt hazırlanıp patateslerin üstüne dökülür.Üzerine yağlı kırmızı biber gezidirilir.
Afiyet olsun.
Pazartesi, Mart 01, 2010
Patatesli Omlet
Resim çekme işine biraz daha zaman ayırmam lazım ama nasıl? Ev, iş ,çocuk derken o kadar az zamanım kalıyor ki, hatta zaman yetmiyor bile. Bu konuda zaten kabiliyetim yok ,madem bloga devam edeceğim vakit tez zamanda yaratılmalı.
Beğenerek takip ettiğim Devletşah'ın sitesinde mutlaka yapmalıyım dediğim tariflerden biride patatesli omletti. Patates ile yumurta bir araya gelip de hiç kötü sonuç çıktığını gördünüz mü ?İlk okuduğumda çiğden yapılınca patates nasıl pişecek diye düşünmüş olsamda kısık ateşte yapılınca ağızda dağılan çok güzel bir omlet çıkıyor,pazar kahvaltılarında favorilerimiz arasına girdi bile.Hem küçük prensimde bayıldı,yerken ağzını kocaman açıp ımmm diyor annesine bundan daha güzel bir mutluluk olur mu?

1 adet patates
1 yemek kaşığı un
1 adet yumurta tereyağ (ben biraz sıvıyağ kullandım)
tuz (ben biraz da karabiber kullandım)
Yumurtayı kırıp çırpın,içine unu katıp tekrar çırpın,sonra rendelenen patatesi ve tuzu ekleyerek karıştırın.Sıvıyağı biraz kızdırdıktan sonra patatesli harcı tavaya (kapaklı olması lazım)döküp üstünü düzeltin. Her iki tarafı kızarana kadar kapağı kapalı şekilde ağır ateşte pişirin.
Not : Ben bu malzemeleri iki katına çıkararak geniş bir tavada yaptım,dikkat edilecek konu patateslerin çiğ kalmaması için gerçekten ağır ateşte ve ağzı kapalı şekilde pişirilmesi.
Beğenerek takip ettiğim Devletşah'ın sitesinde mutlaka yapmalıyım dediğim tariflerden biride patatesli omletti. Patates ile yumurta bir araya gelip de hiç kötü sonuç çıktığını gördünüz mü ?İlk okuduğumda çiğden yapılınca patates nasıl pişecek diye düşünmüş olsamda kısık ateşte yapılınca ağızda dağılan çok güzel bir omlet çıkıyor,pazar kahvaltılarında favorilerimiz arasına girdi bile.Hem küçük prensimde bayıldı,yerken ağzını kocaman açıp ımmm diyor annesine bundan daha güzel bir mutluluk olur mu?
1 adet patates
1 yemek kaşığı un
1 adet yumurta tereyağ (ben biraz sıvıyağ kullandım)
tuz (ben biraz da karabiber kullandım)
Yumurtayı kırıp çırpın,içine unu katıp tekrar çırpın,sonra rendelenen patatesi ve tuzu ekleyerek karıştırın.Sıvıyağı biraz kızdırdıktan sonra patatesli harcı tavaya (kapaklı olması lazım)döküp üstünü düzeltin. Her iki tarafı kızarana kadar kapağı kapalı şekilde ağır ateşte pişirin.
Not : Ben bu malzemeleri iki katına çıkararak geniş bir tavada yaptım,dikkat edilecek konu patateslerin çiğ kalmaması için gerçekten ağır ateşte ve ağzı kapalı şekilde pişirilmesi.
Salı, Şubat 16, 2010
Fındıklı, Damla çikolatalı ve Kuru üzümlü Kurabiye

Erol bakar mısın? Kurabiyeler pişti ama makinemin ayarını bozdum galiba ekran siyah beyaz dedim. Eşim baktı hadi geçmiş olsun makine kırılmış dedi çok üzüldüm. Kurabiyenin resmini çekemeyecek miyim yani diyebildim sadece. Çekersin sadece nasıl çektiğini göremezsin ekran kırık dedi, öylesine 3 poz çektim ne çektiğimi bilmeden çekmek içimden hiç gelmedi:(
Neyse konuyu değiştireyim Fulyacığım kurabiyeler ve pastalar konusunda bana yardımcı oluyor yine ahretliğim sitesinden basit bir tarif yaptım ,tadı ise çok büyüktü:)Tatlıya çok düşkün olmayan ben bayıldım, eşim kurabiyenin başından ayrılmadı.
Aslında tarif yunkabunun sitesinde var ama ben kendim için yazıyorum.
115 gr oda sıcaklığında tereyağı
115 gr (yarım su bardağı) şeker
115 gr (yarım su bardağı) esmer şeker
1 büyük yumurta
1 paket vanilya
200 gr (1 +3/4 su bardagi un)
1 paket kabartma tozu
150 gr(1 su bardağı)çikolata parçaçıkları(ben damla çikolata kullandım)
50 gr(yarım su bardağı) fındık
50 gr(yarım su bardağı) kuru üzüm
1. Fırın 180c ısıtılır.Yağ,şeker ve esmer şeker büyük kapta çırpılır.
2.Yumurta ve vanilya eklenerek tekrar çırpılır.
3.Un, çikolata parçacıkları, fındık, kuru üzüm, eklenip, sadece malzemeler birbirine karışıncaya kadar karıştırılır.(Çok fazla karıştırılmamalı)
4.Fırından çıkarılan kurabiyeler 5 dk tepside sonra fırın ızgarası üzerinde soğutulur.
Afiyet olsun
Çarşamba, Şubat 10, 2010
Muzlu pasta
Canım arkadaşım Fulya muzlu pastayı şiddetle :)tavsiye edince bende yapmaya karar verdim. Ama ilk iş kelepçeli kalıp almaktı, uzun zamandan beri aklımda olmasına rağmen bir türlü alamamıştım. Bir vesile ile Beşiktaşa işim düşünce Sinan Paşa'nın sırasında iki katlı mutfak gereçleri satan bir dükkana rastladım fırsat bu fırsat dedim daldım içeriye. Kendimi kaybettim resmen envai çeşit kaplar, muffin kalıpları, kelepçeli kalıplar, krep tavası vs ... Mağazadaki görevli beyle uzun süre konuştuk ama hazır pastabanlara hangi kalıp olur bir türlü karar veremedik. Evimin uzak olması bir daha değiştirmemin zor olacağı sebebiyle bir fikir geldi aklımıza, yakındaki markete gidilecek ve hazır pastabanın kaç cm olduğuna bakılacak:) Soğukta koştura koştura(çok vaktim yoktu eşim beni almaya geliyordu)markete girdim hazır pastabanı elime aldım ama cm yazmıyor. Marketteki görevliye metreniz var mı diye sorduğumda ki yüz ifadesini unutamam:) Konuyu anlattım sağolsun çok yardım etti hemen ölçtü ve 23 cm çıktı bu demek oluyor ki 24 cm kelepçeli kalıp çuk oturacak.Gerisin geriye döndüm ve mutlu sona ulaşıp kalıbımı alarak evimin yolunu tuttum.
1 adet hazır pastaban(Ben uno marka kullandım)
1 paket krem şanti
1 soğuk su bardağı süt
6-7 tane muz
1 paket labne peyniri
2 su bardağı muzlu meyve suyu(Eşim bulamamış.O nedenle içinde portakal, mango vs karışık meyve suyu almış)
2 yemek kaşığı mısır nişastası
1. Pastabanın ilk katı meyve suyu ile ıslatılır.
2.1 su bardağı süt ile krem şanti hazırlanır, içine labne peyniri atılarak pürüzsüz olacak şekilde mikserle çırpılır.
3.4-5 muz doğranarak (çok küçük olmayacak ağıza gelecek şekilde)krem şantinin içine katılarak karıştırılır ve pastabanın ilk katına yarısı dökülür ve üstü düzeltilir. İkinci katıda ıslatılarak diğer yarısı boşaltılır .Üstü düzeltilerek buzluğa kaldırılır.
4.İki tane tane daha muz dilimlenerek buzluktan alınan pastanın üstüne dizilir ,tekrar buzluğa kaldırılır.
5. 2 bardak meyve suyu ile 2 yemek kaşığı mısır nişastası pişirilir ,biraz soğugunca pastanın üstüne sürülür. Tekrar buzluğa kaldırılır ,pasta katılaşınca buzdolabına indirilir.
Afiyet olsun.
Salı, Ocak 29, 2008
Aşure-Geleneksel Tatlılar Etkinliği
Annem her yıl aşure ayında mutlaka aşure yapıp dağıtır. Geleneksel tatlılar etkinliğini duyunca anneme aşure yapmamda yardım eder misin diye sorduğumda bu ay aşure ayı zaten yapacaktım dediğinde bir taşla iki kuş vurmak buna denir dedim:)
Herşeyi ama herşeyi ben yapacağım sen sadece yol göstereceksin dediğim halde malesef o gün biraz rahatsız olmam sebebiyle annemde yardım etti, iyiki de etmiş aşure çok güzel oldu.Evet biliyorum aşure soğuk yenir ama nedense ben ocaktan hemen inince sıcak sıcak yemeyi seviyorum.
Annemin arkadaşlarını da çağırdık, bütün kızlar toplanıp bir güzel yedik sonrada dağıttık. Ellerine sağlık annem iyi ki varsın. Geleneksel Tatlılar Etkiniliğe ev sahipliği yapan Saliha hanıma teşekkürlerimi sunuyor, kolaylıklar diliyorum.Gelelim tarifimize;
1 kilo aşurelik buğday
2 su bardağı nohut
2 su bardağı fasulye
1 çay bardağı pirinç
300 gr kuru kayısı
300 gr kuru incir
750 gr kuru üzüm
2 su abrdağı süt
2 kilo şeker
Üzerini süslemek için;
Fıstık, ceviz, fındık, badem, nar, kuş üzümü, tarçın
Bir geceden önceden buğday iyice yıkanarak biraz kaynatılır suyuyla bırakılır. Yine bir gece önceden nohut ve fasulye haşlanır.Kuru kayısı ve incir küçük küçük doğranarak suda bekletilir(yumuşaması için) Fındık evde olduğu için kırıp fırınladık.Buğday ıslatılmış suyuyla beraber (çok iyi yıkanması gerekiyor) ocağa koyup kaynatılır. Fasulye , nohut ve pirinci de ekleyip biraz daha kaynatılır. Kayısı, üzüm, süt eklenerek bir 15 dakika daha pişirilir. İncirler de eklendikten sonra 5-10 dakika daha kaynatılır.
En son şeker ilavesi yapılır ,şeker tadını verene kadar(5-10 dakika) kaynatılır. Eğer aşure çok sulu olduysa 3 yemek kaşığı nişasta su ile açılıp aşureye katılırsa sorun çözülür. Tabaklara servis edildikten sonra tabakların üstü hafif kaymak bağlayınca süslenir. Eğer hemen süslenirse süs malzeleri dibe çöker dedi annem:)
En son şeker ilavesi yapılır ,şeker tadını verene kadar(5-10 dakika) kaynatılır. Eğer aşure çok sulu olduysa 3 yemek kaşığı nişasta su ile açılıp aşureye katılırsa sorun çözülür. Tabaklara servis edildikten sonra tabakların üstü hafif kaymak bağlayınca süslenir. Eğer hemen süslenirse süs malzeleri dibe çöker dedi annem:)
Pazar, Ocak 06, 2008
Patatesli Dilim Börek
Bu böreği Şule hanımın sitesinde gördüğümde mutlaka yapmalıyım dediğim tariflerden biriydi. İlk etapta yufkanın yoğurtlu ya da sütlü bir karışımla ıslatılmaması çok mu kuru olur diye düşündürdü. Ama iyiki de tarife sadık kalmışım, yoksa ıslatsaydım rulo yaparken ıslak olması sebebiyle hamurun zedelenebileceğini gördüm.Yoğun patates tadı olan güzel bir börek. Gelelim tarifimize;3 adet yufka
3 adet iri patates (ben biraz daha fazla kullandım)
1 su bardağı süt
1 adet yumurta
3 yemek kaşığı zeytinyağı
1 çay bardağı rendelenmiş kaşar peyniri( 1 su bardağına yakın kullandım)
kırmızı pul biber, karabiber ve tuz
Patatesi haşlayıp rendeleyin. Yağ, yumurta ve sütü patatesle iyice karıştırın.Kaşar peynirin yarısını, kırmızıbiber hariç baharatları ve tuzu patateslere katın. Yufkayı tezgaha serin. Üzerine patatesli harçtan yayıp diğer yufkayı serin. Üç kat üst üste aynı işlemi yapıp tamamlayın. Rulo şeklinde sıkıca kıvırın. Buzdolabında yarım saat bekletin.(ben geceden yapıp sabah pişirdiğim için bir gece beklettim) Dolaptan çıkardıktan sonra 2 parmak eninde dilimleyin ve yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin. Üzerlerine kaşar peyniri rendesi ve kırmızı pul biber serpin. 180 derece ısıtılmış fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.
Afiyet olsunPerşembe, Ocak 03, 2008
Sosisli Milföy Börek
Uzun zamandır aklımda sosisli bir börek yapmak vardı. Tesadüfen blogunu gördüğüm Zerrin hanımın sitesinde sosisli milföyleri görünce bunları yapmalıyım demiştim ama bir türlü fırsat bulamamıştım. Evde sosisler bozulacak değerlendirmeliyim derken milföyler geldi aklıma ve hemencecik Zerrin hanımın sitesindeki börekleri yapıverdim. Oldukça pratik ve lezzetli bir börek. Aslında resim hiç içime sinmedi, akşam yemeği yiyeceğimiz ve bu börekçikleri de yemeğe yetiştireyim derken öylesine bir iki poz çektim. En kısa zamanda tekrar yapıp ekleyeceğim resimleri:) Bu arada milföylü sosisleri Ebru hanımın blogunda farklı bir sunumla gördüm bence sunum çok hoş olmuş. Evdeki sosisler kokteyl sosisi olduğu için artık ebru hanımın sitesindeki sosisli milföy çubukları başka zaman deneyeceğim. Gelelim tarifimize;6 adet milföy(10 adet sosis olduğu için 5 adet milföy kullandım)
12 adet minik parmak sosis
1 yumurta sarısı
1 yemek kaşığı salça
1 yemek kaşığı su (3 yemek kaşığı su kullandım)
1 çay kaşığı sarımsak tozu(evde olmadığı için kullanmadım)
1 çay kaşığı kekik
Milföyleri buzluktan çıkarıp oda sıcaklığında şekil verecek yumuşaklığa ulaşmasını sağlayın. Diğer tarafta salça, su ve kekiği karıştırıp sos haline getirin. Milföyün içine çay kaşığıyla sos koyup yayın. İçine 2 tane sosisi yan yana koyun ve milföyleri sarın. 4 eşit parçaya kesin. Kestiğiniz parçaları milföyün açılmaması için kürdanlar yardımıyla tutturun. Yumurta sarısını fırça yardımıyla üstüne sürüp, önceden ısıtılmış fırında üstleri kızarana kadar pişirin.
Not: Milföyü merdane yardımıyla iki adet sosis yan yana gelecek şekilde birazcık açtım.
Afiyet olsun

Çarşamba, Ocak 02, 2008
Süpriz Kurabiye
Daha önceden denediğim ve tadını beğendiğim sürpriz kurabiyeyi yılbaşı ertesi tekrar yapıp ekledim. İlk yaptığımda blogum yoktu, sağolsun canım arkadaşım fulya yapılışını tek tek resimleyip mail atmıştı. Kurabiyeyi yapıp işyerine getirdiğimde herkes çok beğenmişti. Geçmişte denediğim tarifleri ise vakit buldukça tekrar yapıp ekleyeceğim ama doğrusunu söylemek gerekirse çok üşeniyorum:) çok. Gelelim tarife;3 su bardağı un
1 su bardağı pudra şekeri
1 paket (250 gr.) oda sıcaklığında margarin
1 paket vanilya
1 yumurta
1 türk kahvesi fincanı süt
İçi için 1 su bardağı damla çikolata
Üzerine serpmek için kako+pudra karışım
3 su bardağı un, pudra şekeri ve vanilyayı hamur yoğuracağınız kapta karıştırın. Yumuşak margarini küçük parçalara ayırıp ilave edin ve pütürlü bir karışım elde edene kadar elinizle mıncıklayarak karıştırın. Süt ve yumurtayı ekleyip kolay şekillenen yumuşak bir hamur elde edin. Hamur elinize yapışıyorsa yarım su bardağı daha un ilave edebilirsiniz.Hamuru buzdolabında 10 dakika kadar dinlendirip merdane yardımıyla çok ince olmayacak şekilde açın. Bir su bardağı yardımıyla resimdeki gibi daireler kesip içlerine birer çay kaşığı damla çikolata koyun. Hamuru kapatıp elinizde yuvarlayarak top şekli verin. Önceden ısıtılmış 180 dereceli fırında 20-25 dakika kadar pişirin. Kurabiyeler sıcakken üzerlerine çay süzgeci yardımıyla pudra şekeri+kakao karışımından serpin.
NOT: İsterseniz tüm hamuru merdane yardımıyla açıp bardakla kesebilirsiniz, isterseniz portakal büyüklüğünde parçalar koparıp(ben öyle yaptım) açabilirsiniz.
Afiyet olsun
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


