Bir bayramı da bitirdik yani bizim için bugün bitti, işyerinde nöbetçi olduğumuz için işe geldik.Sabah inanılmaz kötü kalktım çünkü evde büyük temizlik var, iğneden ipliğe herşey yıkanıyor,ütüleniyor.Henüz bitmedi planlarıma göre pazar akşamı bitecek.Bayramın ilk günü ve ikinci günü öğleden sonraya kadar ziyaretlerimizi gerçekleştirdik, gezdik zaten İstanbul da tanıdık pek kimse kalmamış yollar bomboş.Oğlum 12 eylülde anaokula başlayacağı için bu işler bu hafta bitmeliydi sonra alışma sürecinde bol bol tontalak ile ilgilenilecek.
Bayramın birinci günü güzeldi anneme gittik kahvaltıya kadının enerjisine hayranım.Son hafta bizde çocuk baktığı halde arife günü üç tepsi börek,sarma ,sütlaç aklınıza ne gelirse onları yapmış.Bayram günü onları yedik afiyetle.Sonra kayınvalidemlere geçtik köydelermiş hani 2-3 ay önce aldıkları Beykozdaki yazlıklarında. Eray neredeyse her haftasonu gider oraya babasıyla bende evde işlerimi toplarım.Çok seviyor tontalak toprakla uğraşmayı.Oradan eve gelmeyi hiç istemiyor, bayram günü babaannenin diğer evine değil köye gideceğimizi duyunca yolu bitiremedi tontalak heyecandan.3 ay önce ev satın alınırken gördüğümde bu ev adam olmaz demiştim diğer sahipleri hiç uğramamışlar,ilgilenmemişler hele bir bahçe vardı bildiğiniz orman. Ev de sadece bir dört duvar kaldı herşey ama herşey yeniden yapıldı, gerçekten güzel oldu. Bahçeye dikilen mahsüllerin ilk ekildiği günü hatırlıyorum gittiğimde boyumu aşmıştı.Çok gezdim bahçede, fotoğraflarını çektim, Eray zaten toprakla uğraşma, sulama görevleri olduğu için kendi halindeydi. Buyrun birlikte gezelim bahçeyi:)
Efendim salatalıklar ve domateslere bu sene hastalık gelmiş pek fazla salatalık olmamış kayınvalidemin.Zaten salatalıkları kendi annemin bahçesinden aldım bu sene:)) Eray bol bol organik salatalık yedi, marketten pek almadık anlayacağınız,bahçesi olan kapımız bol olunca bir yerden geliyor bize.
Patlıcanlar çok güzeldi
Marul da pek almayız, annem bu sene bol bol kendi bahçesinden getirdi bize, eee kayınvalimde de oluyor artık:)) daha ne isteriz.
Fasulye çok bahçede o kadar çok ki kayınvalidem akrabalara dağıtıyor bolca. Bana da getiriyor, zaten son dönemde pek fasulye almadım.Kayınvalidemden dönünce hemen zeytinyağlı yaptım Eray çok sever, gerçekten tadı çok farklı oluyor.
Biberler, annemde de kayınvalidemin bahçesinde de var.Her ikisi de getirince buzdolabı doldu taştı biberden:)Şükürler olsun.
Bahçede ki halim görülmeye değer.Bayramda alalede birşey giyince kayınvalim kızıyor.Geçen sene Erol ve ben kotla gidince bir güzel fırça çekmişti bize:)Korkudan Erol takım elbise bende şıkıdım şıkıdım bir elbise 12 cm vardır topuklu ayakkabı ile gittim.Bahçeye o elbise ile girdim ayağıma lastik ayakkabı verdi saolsun kayınvalidem birde elimde fotoğraf makinesi çok güldüler o halime. Aaaaa kara lahana da varmış dediğimde daha çok güldüler meğersem kara lahana dediğim şey karnabahar çıkmaz mı? Bakın fotoğrafa haksız mıyım ne kadar çok kara lahanaya benziyor öyle değil mi?
Kırmızı lahanalar
Üst üste geldi farkındayım ama ne yapayım mors olmak mı derdik eskiden tam da hatırlamadım şimdi.Mors olup yoluma devam ederken aaaa yeşil soğan da mı diktin demez miyim.Yeşil soğan da çıkmaz mı sana pırasa.Yakına gidince anlaşılıyor da uzaktan vallaha da yeşil soğana benziyor:))Bakın fotoğrafa bakında siz söyleyin
Maydanozlar dünya kadardı,almayı unutmuşum:(Maydonozları temizleyip doğrayıp buzluğa atıyorum çok pratik oluyor lazım olduğunda neyse gideceğim tekrar bahçeyi kurutacağım:)
Domates fazla yok çünkü çevredeki herkesin salatalığına,domatesine hastalıklar gelmiş ancak kendilerine kadar çıkıyor
Efendim tanıştırayım küçük çiftçi, orada çok mutlu.Oradan ayrılırken ağlamaktan krize giriyor.Her gün ama hergün soruyor anne köye gidecek miyiz diye.Gider gitmez bir salatalık kopardı babaannesi elinde kütür kütür yedi sonra ızgara ,sonra babaanne ağaçtan elma kopardı ekşi asla yemez ama ağaçtan koparılınca tatlı mı oluyor ne onu da yedi.Bahçeden sürekli birşeyler mideye indirdi.
Elma ağacı da var.
Biz karadenizliler töngel deriz.Siz yani Türkiyemin geri kalan 6 bölgesindekiler ne der bilmiyorum ama biz töngel deriz diğer adı muşmula:)Annem ablama hamileyken töngele aşermiş bunu duyan annanem kargo ile göndermiş.Aslında bu olayın da bir hikayesi var töngel görünce hemen hatırlarım uzun bir süre ağacın altında baktım,dalmışım.Belki bir gün bu anıyı da yazarım belki.
Bahçede en çok olan mahsullerden biri kabak çok çeşidi vardı.Kayınvalimde bu konuda bunalmıyor. Giriyor iki patlıcan bir kabak, fasulye vs toplayıp hemen bir türlü mesela yapıveriyor:)
Şişşttt sessiz olun kabak büyüyecek (daha ne kadar büyüyecekse)sonra biz onu mideye indireceğiz
Eray Pepinoyu çok seviyor diye pepino ağacı mı denir neyse ondan dedeyle birlikte dikildi:)
Eray ağaç dikti, ben malum bahçede gezdim bolca fotoğraf çektim Erol mu ne yaptı her babanın yaptığını karnımızı doyurmak için ızgara başına geçip ızgara yaptı ay pardon hem yaptı hem de yaparken bolca yedi.Kalmayacağından korksam da neyse bize de kaldı
Çaylarda kayınvalidemden:)
Bahçe büyük kara lahana var:)ıspanak yeni ekmişler, brokoli, incir ağacı, erik-dut ağacı ağacı,nane(hepsine ben el koymayı düşünüyorum),asma(dolmalar artık o asmadan sarılacak henüz büyümemişler artık seneye)Yani patates ve soğanda ekselermiş bu sene pek pazara gitmeyi düşünmüyordum:).Balık sezonu da açılınca babam artık boş vaktinde ya Kuruçeşme de ya da Ortaköyde balıkta.Dün çıkmış gelmiş bize bir kova balıkla:)
Beykoz hem İstanbul dışında gibi, hem İstanbul'un göbeğinde bir yer hem de şaşılacak bir yer.
Not: Anne tontalağa kızar seni gidi bacaksız. Eray annenin bu lafına anlam veremez annesinin burnunun dibine kadar gelir bacağını gösterir anne Eray'ın bacağı var dediği anda tüm stres uçar gider yerini kahkahaha bırakır.Sen çok yaşa oğlum, Allah uzun ömürler versin sana


































































