Cuma, Ekim 17, 2014

Müthiş ikili


Kendileri dünkü mutluluğumun sebebi. Bir hediye. Hediyeyi alır almaz koşarak mutfağa gittim. İlk iş bıcı bıcı yaptırdım sonra da kahve ile buluşturdum kendilerini. Çünkü hak etti. Beni mutlu etti. Süs olarak kenara koymayı asla düşünmedim. Fincan yapılış amacına hizmet etmeli. Anılara, sohbetlere belki üzüntülere, öfkelere ve sırlara da tanıklık etmeli.

Bu sabah her zaman ki saatte kahvemi yaptım kuruldum koltuğuma. 07.30 dan 08.00'e kadar kitap okudum. Arada da kendilerine bir bakış fırlattım.Güne kahve ve kitap ikilisiyle başlamak inanılmaz sakinleştiriyor beni.

Seriye devam ediyorum bu arada. Taht oyunları, Kralların çarpışması kısım 1 bitti ikinciye geçtim. Seri kitapları okurken araya kitap almayı sevmiyorum. Yani sezon finali yok benim anlayışım da. Macera, kurgu aynen devam etmeli. O yüzdendir ki bir kitabın başı nerede başlar nerede biter hiç bilmem.

Bir gün Boleyn kızı serisini okurken arkadaşım şu olay şu kitapta mıydı diye sormuştu. Bana hiç sorma dedim. Seri bir bütündür. Benim için şu kitap yoktur 1234 sayfa vardır demiştim, gerçekten de öyledir.

Hoş zorunlu sezon finali yapacağım bu seride ve bu durum benim hiç hoşuma gitmiyor. George'cuğum sağolasın son iki kitabı yazmamış. Ne yapıyor kim bilebilir. Kış Rüzgarları ve Bahar Rüyası. Ne bekliyor ki anlamadım gitti. Beklemek benim harcım hiç değil. Şimdi bu seri noktası konulmamış bir cümle gibi dolaşacak zihnimin derinliklerinde nasıl şikayet etmeyeyim.

Her zaman böyle değil ama. İstisnalar da var. Mesela Alacakaranlık serisi. Ben Şafak vaktinde noktayı koydum. Geceyarısı güneşini yazmasa da olur. Ha yazarsa alır okur muyum. Tabiki..

Taht oyunları serisini sevdim. Nasıl bir zihin, nasıl bir hayal gücü yazar bunları anlamak mümkün değil. Kurgu ilmek ilmek örülmüş. Ben yine kendimi kaptırdım kurguya iyi mi. 

Mesela Piç Jon'a haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Bran'a çok üzülüyorum. Sansa'ya kızdım bir ara ama şu an çektiklerinden ötürü kızgınlığım geçti galiba biraz acıyorum ona. Ahh Arya kızım dilini azcık tutmayı bir öğrensen. Stark'lar dağıldı sonbahar yaprakları gibi..

Ahhh ben anneannemin dizilerini seyretmesi gibi kitap okuyorum bu ara.

4 yorum:

durri yekta dedi ki...

postun içeriğğini bilmeden fincanın güzelliğinden ötürü geldim :) seri kitap okumama ya çalışıyorum, bütün bir seriyi okumak zorunda kalıyorsunuz dahası yeni kitaplar için gün sayıyor hadi artık demeye başlıyorsunuz.

Küçük Mucizelerim dedi ki...

Bu sabah konularımız aynıymış. tek fark ben köpüksüz severim.

Okumam gereken çok seri var daha.

Ayla dedi ki...

Durri yekta bende çok sevdim fincanı dün günümü güzelleştirdi inanır mısın?

Benim için fark etmiyor seri de okuyorum diğerleri de nasılsa kitaplara yetişemiyorum:)

Ayla dedi ki...

Nilhan aynen okumalıyım dediğim o kadar çok kitap var ki hızlarına yetişemiyorum:)

Sabah baktım postuna hatta güldüm çünkü yazımı yazmaya başlamıştım ve dün fotoğrafı çekmiştim dünden vardı taslak kafamda...