Pazar, Mayıs 08, 2011

Arnavut kaldırımlı taş sokaklarda gezindik

arnavut

Cumartesi günü halbuki ne hayallerim vardı dedi hanımiğnesi.Zaten ne zaman plan yapsa bir aksilik peşini bırakmazdı.Uçağı erken saatte olması sebebiyle eşini 05.00 de uğurladı.06.00 da bir kıyamet kopardı tontalak oğlu.Babasını sordu.Baban yok oğlum ama en kısa zamanda gelecek tamam mı dedi annesi.Yok babam gelsin diye sabahın köründe olay çıkardı ama ne olay.Anne ikna edemedi,çok uzun süre ağladı ,bir daha da uyumadı ,apartmanı ayağa kaldırdı ve bu ağlama seansları gece 02.00 ye kadar aralıklı bir şekilde devam etti. Bir insan evladı sabahın köründe başlayıp gecenin bir yarısına kadar ağlar mı diye sordu.

El cevap=Tecrübe ile sabit olmak üzere evet

Tontalağı doğduktan sonra komün hayatını benimsedikleri için uzun zamandan sonra ana-oğul yalnız kalmanın mutluluğunu yaşayacaktı.Sabah kalkacak güzel bir kahvaltı edeceklerdi,sonra parka gidip salıncaklarda sallanacaklar, dönüşte markete uğrayıp evdeki eksikleri alacak, torbaları taşımak için tontalak oğlu güçlü ve bir o kadar da kuvvetli kolları ile annesine yardım edecekti.Evde çizgi film günü düzenleyecekler annenin pepeeyi tanıması için fırsatı olacaktı, sonra çufçufları izleyerek hayal kuracaklardı. Evde yemek olmasına rağmen hiç yapmadıkları şeyi yapacak dışarıdan kendilerine yemek söyleyeceklerdi.Mutfağa geçip kocaman bir kase mısır patlatacak sonra tontalağıyla ayaklarını uzatıp kayu ile çizgi film seanslarına devam edeceklerdi.Tüm kuralları bozup o kadar çok yiyeceklerdi ki ertesi gün pişmanlık yasasından nasıl yararlanırızı  birlikte düşüneceklerdi.Gecenin ilerleyen saatlerinde sek bir süt parlatacaklar ,annesi oğluna bu zamanın gelmiş geçmiş en iyi bestesi olan dedenin bırn bırn ninnisini söyleyecek,birbirlerine sarılacaklar ve o şekilde güzel rüyalara dalacaklardı .Ama ne mümkün.

Tontalak o kadar arıza çıkardı ki o gün annesi 2 yıl 8 ay 1 hafta ve 2 gün oğluyla vakit geçirmesine rağmen bu kadar bunalmamıştı.İlk defa annelikten istifa edip görev tanımının değiştirilmesi için yetkili bir kişiye ulaşmaya çalıştı ama nafile o gün resmi tatildi.Bir de o gün taciz telefonları hiç susmadı.Bir annane, bir babaanne  saatte bir arayarak hiç öylesine aradık, iyi misiniz yalnız yapabiliyor musun diye arayınca akşama doğru anne havlu attı.Tamam tamam gelin bizi alın geleceğiz diye pes etti.Akşam dede de tontalağın durumuna şaştı, geceye kadar huzursuzluğu tavan yaptı anne sıkıntılı bir şekilde yattı.Bir masal da burada bitti demek istemem zaten masalın güzel kısmı da bundan sonra başlıyor o zaman hikayeye devam.

Gece 02.00 de yatmasına karşın tontalak oğlu uykuyu sevmediği için 08.20 de ayaktaydı.Anne dedeyi evde göremedi herhalde sıcak sıcak simit almaya gitti diye içinden geçirdi. Annane her zaman ki gibi mukellef bir kahvaltı ile huzurlarımıza çıktı sonra dede geldi elinde üç tane gül aynı eski günlerde ki gibi. Biri annaneye, biri hanımiğnesi, diğeri de Rusya da fink atan deli fişek teyzeye.Hanımiğnesinin babası hep ince fikirli olmuştu bu konularda yine onu yanıltmamıştı .Sonra tontalağı yanına çağırdı gülü ona verdi kulağını bir şey fısıldadı.Laf kesinlikle dinlemeyen aykırı oğlu laf dinleyip gülü annesine uzattı ve elini öptü sonra yanaklarına kokulu öpücük* kondurdu.Bir gün önceki istifa isteği aklına geldi ve utandıkça utandı.Tontalak verdiği gülü annesinden sonra geri istedi ama bu çok önemsiz bir ayrıntı. Evde ki gitarı eline aldı kendince birşeyler çaldı sözleri tontalakça olduğu için anlamadı ama sesi o kadar tatlıydı ki  annesinin kalbine dokunmuştu o hareketi sözleri anlamanın hem ne önemi vardı.Birlikte dışarıya çıktılar Ortaköy'ün dik yokuşlu ,arnavut kaldırımlı taş sokaklarında uzun bir süre yürüdüler, parka gittiler, bir kaldırama oturdular sonra uzunca denizi seyrettiler, annesi oğluna geleceğe dair hayallerinden bir kuble bahsetti.

Eve dönerken bir telefon çaldı arayan tontalağın babaannesiydi, anne -oğul  akşama yakın ziyaret edecekti ama babaanne daha erken davrandı annanenin evine baskın verdi:) Bir paket vardı ellerinde tontalağına verdi bunu annene vereceksin tamam mı dedi.Tontalakta o gün pek bir laf dinler olmuştu nanamm bebe dedi. Babaannesinin aldığı hediyeyi annesine uzattı  evet o gün çoğu annenin olduğu gibi şımartılma günüydü.İki dakika da hayal kurmayı da ihmal etmedi haaa.Oğlunun kendi çizdiği resmi annesine getireceği günlerde gelecek mi diye sordu, onu buzdolabına asacak daraldığı sıkıldığı zaman o resimler hep gözünün önünde olacak sıkıldığı şey her neyse  aman be diyecek ve gülümseyecekti.Ayyy bir de annane  o gün onlar dışarı da cirit atarken  yaprak dolması yapmamış mı bir de yanında ıspanaklı börek.Çay demleyip tontalağın üç annesi yani babaannesi, annanesi ve annesi oturup güzelce yedi.Evet o gün onun için mutlu bir gündü.Pasta ve mum ikilisi olsa mutlu günlerimizin hiç bitmemesi temennisiyle diyecek mumu üfleyecekti ama o kadarını da düşünememişlerdi ya neyse:)

Bu vesile ile tüm annelerin, anne adaylarının anneler günü kutlu olsun.Allah çocuklarımızla ve annelerimiz ile birlikte nice güzel seneler geçirmeyi nasip eder inşallah.

saat 00.15 ve henüz bu yaşta olmasına rağmen oğlumun  eve gelmesini bekliyorum:)))Şaka bir yana zaten kendisi evde olmadığı için bu yazıyı yazabiliyorum ya.Büyümüş de teyzesini almaya gitmiş havaalanına,hala bekliyorum bakalım

*Kokulu öpücük=Anneyi öptükten sonra ohhhh diyip kokusunu içine çekmek:)

10 yorum:

baba dedi ki...

nasipse diyecektin.
dememişsin, burnundan gelmiş.

Ayla dedi ki...

Haklısın demedim bundan sonra akıldan çıkarmamalı, kısmetse lafı beyne iyice kazınmalı.

Nehir İda dedi ki...

Amin sondaki dileğine. Anneler günün kutlu olsun.

Ayla dedi ki...

Nehir çok teşekkür ederim, seninde kutlu olsun:))

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

amin canım, hepimize. bu krizler hiç bitmez bizimkide yaptı dün yapacağını bir anne sözü dinlemedi ama olsun, anneyim ya :)

Tibetin annesi dedi ki...

senin bu tontalak işi biliyor diyorum işte! anne önce zıvanadan çıkartılır, sonra gönül alınır. bu hep böyle olmuştur ve sanırım hep böyle olacak :P

Ayla dedi ki...

Bahar ne bilim bu kadar huysuz değildi 4 gündür çocukta birşey var ben anlamadım meğersem 4 gün önce bir melekmiş de bizim haberimiz yokmuş. önceki halıne gelirde o ben koca gagamı açarsam ne olayım anla yani.Ben anlamadım bu yeni nesil çocukları

Ayla dedi ki...

Sibel haklısın ünlü arabeks üstadının dediği gibi bence bende çok haklıyım onunla birlikte öğreniyorum işte:)Doğru ben bu açıdan düşünmemiştim ama düşününce hak verdim

Küçük Mucizem dedi ki...

Babanın jesti beni ağlattı. unutmaması, eski günlerdeki gibi süperdi.
Tontalak da popişe şaplak istedi en başlarda ama sonra o gülü verişi kokulu öpücüğü işte buu ya dedirtti bana. rabbim nice anneler günü nasip etsin aylam

Ayla dedi ki...

Nil evlendiğimden ebri ilk defa aldı:))Çünkü artık sana senin sevgilin alsın dedi çiçeği ama Erol İstanbul dışında olduğu için kıyamadı da bana:))Çok saol Nilcim çok saol hep birlikte inşallah çok güzel geçiririz inşallah