Salı, Mayıs 31, 2011

Kara Haziran

Yıl 2009- Haziran

Tontalak 10 aylık. Gaz sancıları dışında ne burun akıntısı, ne grip, ne ateşlenme ne aksırık tıksırık, ne bir öksürük yani kısaca hastalık namına tık yok.Sadece rutin aylık kontroller için gidiliyor doktora.Doğmuş, büyümüş,10 aylık olmuş ama annesinin en yakın akrabalarını bile görmemiş.Samsun da tontalak ile tanışma toplantısı düzenleniyor. Baba işlerini ayarlayamadığı için toplantıya katılamıyor.Tontalak , anne ,annane Samsun’a giderken baba ‘oğlumuz sana emanet annesi ‘diyor ya bu laf sorumluluğunu iyice ağırlaştırıyor.

Herşey gayet yolunda, tontalak çok mutlu kalabalığı, annesinin küçük kuzenlerini çok seviyor. Herhalde emeklemeden yürüyecek denilen tontalak kuzenlere yetişmek için gaza gelip emeklemeye bile başlıyor.Son iki gecenin sabahında bir bakıyorlar ki tontalağı 2-3 yerden sinek ısırmış, küçükken hangi birimizi ısırmadı ki deniliyor ,önemsenmiyor. Hoş tepelek annenin gördükçe ona bile canı sıkılıyor ama çaktırmıyor.Ertesi gün bir tuhaflık var kabartılar çoğalmış, çocuk huzursuz .Sabah uçağı ile İstanbul’ a geliniyor, tontalak yollarda çok terliyor.Anne sürekli annesine aynı cümleyi tekrarlıyor

Anne bir tuhaflık var bu kabartılar tüm kollarını sardı.
Anne bir tuhaflık var
Anne tuhaflık var
Anne tuhaflık
Anne
Duymuyor musun beni
Ertesi sabah doktorda alıyorlar soluğu.Alerji ile tanışıyorlar.Hem de sivrisinek sokmasına karşı...Anne bu alerjiyi ilk defa duymuş ya çaresiz gözlerle aptal aptal annesine bakıyor. Zaten çaresiz kaldığında hep gözleri annesini arar.Gözleriyle konuşur ya annesiyle......

Krem, damla, şurup verip eve gönderiliyorlar. İlaçları kullanıyorlar kabartılar soluyor hoppp 2-3 sonra tekrar kabartılar çoğalmış, haftada bir doktora gidiyorlar ,ilaçlar bir müddet sonra değiştiriliyor bu sefer olacak diyor doktorları. Ter herşeyi tetikliyor,ter gözenekleri kapıyor iyileşmeyi zorlaştırıyor, tontalak babaya çekmiş çok terliyor.Gıda alerjisi ile birleşmesin diye tavuk, balık, muz vs bir dolu yiyeceğe kısıtlama geliyor.Geceleri Erayın çığlıkları can yakıyor çünkü kaşıntısı çok. Uyuyamıyor,uyuyamadıkça çıldırıyor, çıldırınca çıldırtıyor anne bir çare diye çığlıklar atıyor. Rahatlasın diye verilen Atarax vız gelip tırıs gidiyor.Doktor hep aynı cümleyi kullanıyor

Annesi biraz sabır, terlemesi geçince hemen iyileşecek bak gör

Çocuk doktorundan,cildiyeye bir kaç doktora daha gidiliyor.Tam 3 ay hatta daha fazla tontalak o halde geziyor,huzursuz,uykusuz.....Eylülde artık kabartılardan eser kalmıyor. Eve huzur giriş yapıyor.

Yıl 2010- Haziran

Tontalak 22 aylık.Ufak tefek hastalık dışında tüm kış nerdeyse hastalanmamış.Sadece iki ayda bir rutin kontroller için gidiliyor doktora.Bir gece ateşleniyor tontalak, aile acemi,çünkü pek ateşli hastalık geçirmemişler formaliten fitil, ateş düşürücü var ya onlardan bir tane kullanıyorlar.Duş aldırıyorlar.Ateş düşüyor ama birkaç saat sonra tekrar başlıyor. Ertesi gün doktora gidiyorlar boğaz enfeksiyonu antibiyotik kullanması şart diyor doktorları. Kullanıyorlar ,antibiyotiği bitiyorlar hoopppp 10-15 gün sonra tekrar ateşleniyor.Antibiyotik kullanması şart .Kullanıyorlar hoppp 10-15 gün sonra ateşleniyor. İğne kullanması şart. Kullanıyorlar hopppp 10-15 gün sonra ateş.

Anne artık ben antibiyotik kullandırmam diyor doktoruna. Bir tuhaflıklar var çocuğun 10-15 günde bir ateşlenmesi normal değil diyor. Doktorları ateş yüzünden 3 gün hastaneye alıyor serum tedavisine başlıyorlar. Damar yolu kapanıyor artık,damar açılamıyor 7-8 yerden delmişler tontalağı anne artık dayanamıyor imdadına annesi yetişiyor sen bahçeye çık iyi görünmüyorsun diyor.Anne çocuğunun yanında çok olmak istese de oğlunun çığlıklarından çok yorulmuş ,dayanamıyor.Bahçeye çıkıyor deli gibi koşmaya başlıyor. Koştukça çığlık sesleri azalacak zannediyor ama halbuki hızını arttırtıkça çığlıklar daha da çoğalıyor.En uzak köşeye gittiği halde çığlıkları nasıl duyabilirim diye şaşıyor. O koştukça bahçedeki herkes ona bakıyor. Çok da tınn....

Anne korkuyor da korkmasına hastanede yattı ya bir daha ateşlenmeyecek diyor umutlu. 10-15 gün sonra bir telefon geliyor şirkete. Tontalak ateşlendi. Öyle höykürerek ağlıyor ki annesi sonuçta bir ateş değil onların ki. Sürekli tekrarlayan bir ateş yaşadıkları.Yine annesine diyor

Anne bir tuhaflık var 10-15 günde bir ateşlenmesi normal değil
Anne bir tuhaflık var
Anne tuhaflık var
Anne tuhaflık
Anne
Duymuyor musun beni

Doktor değiştiriyorlar, bir profesöre gidiliyor. Hastalık geçmişlerini dinliyor dinliyor dinliyor sonra bommmmmm bombayı patlatıyor. Annesi PFAPA diye bir hastalık var diyor.  What diyor annesi türkçenin köküne kıran girmişcesine , PFAPA diyor tekrar doktor. Anne şaşkın NAPAPA diyor yine.Başlıyor doktorları anlatmaya.(.(http://hanimignesi.blogspot.com/2010/08/pfapa.html)   Doktor anlattıkça hanımiğnesinin gözleri annesini arıyor.Gözleriyle konuşur ya annesiyle anne ben daha hastalığın ismini bile telaffuz edemedim ki diyor çaresizce.Yine de şükür ediyorlar hallerine.En azından hastalığımız teşhis edildi diyorlar..Zamanla hastalığı kabulleniyorlar, yaşamaya alışıyorlar.İnsanın başına hep bilmemekten gelir ya ara sıra ateşlense de ne yapacaklarını bildikleri için artık eve huzur giriş yapıyor.

Yarın 1 Haziran!

Hanımiğnesinin maksadı evrene negatif sinyaller göndermek değil,
Hele de belaya davetiye çıkarmak hiç değil
Sadece karanlık bir düşünce, zihninde salına salına kol gezmekte....

16 yorum:

Tibetin annesi dedi ki...

kıralım haziranın kötüsünü. bak yarın benim yaşgünüm, diyelim ki, bu sene tanışmış olmamız sebebiyle, uğurlu gelsin haziran size... hadi, kov o kötü düşünceleri...

hypo dedi ki...

bende sevemiyorum yazı.
ama etkileyici. bahçede koşman.
zor.
bu hastalıkla yaşamayı öğrenecek sanırım. herkes.
daha kötü ve çaresiz derman vermesin.

Ayla dedi ki...

Sibel düşünmüyorum diyorum diyorum aslında bilinçaltıma yer etmiş kaç gündür bunu gözlemliyorum ay bitecek ya huzursuzum:(((

İnşallah tontalakla bize haziran uğurlu gelecek yani artık bizim bir nedenimiz var.Ben yine kutlarım da şimdiden sevdiklerine nice seneler Sibel.Tüm hayallerin gerçekleşmesi temennisiyle.

Ayla dedi ki...

Cüneyt;hanımiğnesi hanımiğnesi olduğundan beri sevmez yazları.Sıcağa gelemez,sıcak enerjisini vücudndan çeker alır.
Beğenmene sevindim.Allah dediğin gibi dermansız hastalık vermesin şükür bugünümüze.

bahriye-krm dedi ki...

ayla'cım sibel'in de dediği gibi haziran ayındaki tüm kötülükleri kovalım...bu ay hem sana,hem eray'a hep güzellikler getirsin...
ve bir ilk yaşansın hastalıksız geçsin bu ay...7 haziran benim de yaş günüm o yüzden ben kıyamıyorum hazirana :))

annelili dedi ki...

Ah canım ya, her yaz başka bir hastalıkla cebelleşmişsin. İnşallah bu yaz rahat geçer. Onlar bir anı olarak kalır.

Ayla dedi ki...

Bahriye bak güzel geçmesi için bir nedenimiz daha oldu, zaten kıyma arkadaşım.Bu ay güzel geçecek sizlerin güzel temennileryle. Anneminde 1 haziran doğum günü:)

Ayla dedi ki...

Sorma Manolya yazlarımızdan biz şu ana kadar hiçbirşey anlamadık.Ne yalan söyleyeyim herkes yaz gelsin güneş yüzünü göstersin diye konuşurken ben o temennilere hep suskun kaldım:))İnşallah bu yaz keyfimize bakacağız.

Küçük Mucizem dedi ki...

Aylam secret yapalım.
bu yaz ve bundan sonraki her yaz sorunsuz geçecek inşallah.

Ayla dedi ki...

Nil inşallah,artık yazları bende sevmek istiyorum

abide dedi ki...

2011 yılında evren pozitif düşünceleri alıyormuş :) Yazını okuyunca çok kötü oldum :( Çok geçmiş olsun canım.Ama bu haziran farklı olucak, güzel gecicek.Böyle düşün, karanlık düşünceleri beyninden kov...

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

iyi düşünelim canım iyi. bak birsürü insanız burada hastalık bizimle baş edemez. Defol deriz hastalığa merak etme.

Ayla dedi ki...

Abide teşekkür ederim,inşallah bende umutluyum aklıma getirmemeye çalışıyorum.Saolun hepinizzz.İyi geliyor bu blog bana

Ayla dedi ki...

Bahar deriz di mi?bu blogu bu yüzden çok seviyorum sizlerle yolumu kesiştirdi yaşasın blog kardeşliği:)))

İkiz Annesi dedi ki...

Canımm ne zor zamanlar geçirmişsin ama dediğin gibi buna da şükür Allah dermansız dert vermesin.Haziran benim uğurlu ayımdır inşallah tanışmamız vesilesi ile uğurumuz size de bulaşır bundan sonra hep iyi geçer.

Ayla dedi ki...

Aylin inşallah.Bu güzel iyi niyetlerden sonra emınım artık iyi geçecek bu ay.İyi ki varsınız