Pazar, Mayıs 15, 2011

Sus payı bir hayal

Akşam çok öfkelendi hiç düşünmeden bavulunu topladı.Bavulun içine bir şort, iki badi,bir tane şıpıdık terliklerini ,kırmızı bandanasını,fotoğraf makinesini,kitabını,mp3 çalarını ve en son kontes tacını attı.Telefonunu masanın üstüne koydu ve yanına bir not iliştirdi

Nefes almaya gidiyorum, birkaç gün sonra dönerim.

Taksinin yanaştığını gördü evinin yanına, arkasına bile bakmadan taksiye bindi,otogara gidiyoruz dedi. Otobüs yolculuklarını sevmese de akşam karanlığında yapacağı uzun bir yolculuğa ihtiyacı vardı,hissediyordu.Bir süre sonra taksicinin sesi ile irkildi ‘abla geldik inmeyecek misin'Parayı uzattı, üstü kalsın dedi ve yürümeye başladı.

Rotasını ve duraklarını o bile bilmiyordu sadece uzunca bir süre otogarda gezindi ,gözüne kestirdiği yerden cam kenarı lütfen diyerek biletini aldı.Daha mp3 kulağına takamadan yanına ak saçlı tonton bir teyze oturdu.İkisi de birbirini başıyla selamladı tam kulaklıkları kulağına takacakken yaşlı teyze ailenin yanına mı gidiyorsun diye sorarak sohbetin fitilini ateşledi.Yaşlılarla konuşmayı çok sevse de kafası o kadar doluydu ki hayır diyerek kafasını dışarıya doğru çevirdi.Teyzenin kolay pes etmeye niyeti yoktu.Art arda dünya kadar soru sordu sesi de o kadar tatlıydı ki sorulara kayıtsız kalamadı o da başladı sohbet etmeye. Oğlundan,kızlarından,torunlarından, geçmiş anılarından ve eski aşklarından bahsetti. O konuştukça yüzüne daha dikkatli bakıyordu.Kırışıkların arkasında ki güzelliği gördü, kimbilir gençliğinde ne canlar yaktı diye düşündü. Gece boyunca kah neşelendiler, kah hüzünlendiler kah çok uzaklara daldılar.

Dışarıya bir baktılar gün aydınlanıyor zamanın nasıl geçtiğine onlar bile şaştılar. Teyzenin sohbeti ona ilaç gibi gelmişti.Son durakta birbirlerine sarılıp helalleştiler ve yollarına devam ettiler..

Uzunca bir süre gezindikten sonra çok güzel bir pansiyon buldu kendisine.Ağaçların içinde , deniz kenarı ,bahçesinde sardunya kokusu olan sessiz.Bahçeden içeri adım atar atmaz tamam bu dedi. Odasına çıktı camı açtı deniz kokusu ile sardunya kokuları birbirine karıştı derin bir nefes aldı. Pansiyon sahibesi çok güzel bir kahvaltı hazırlamıştı yeni kiracısına.Kahvaltıdan sonra odasına gitti şortunu giydi şıpıdık terliklerini ayağına taktı saçına bandanasını mı? kontes taçını mı takmaya karar veremedi en son kontes taçını takıp dışarıya çıktı.

Mp3 kulağına taktı ara sokaklarda gezindi, fotoğraflar çekti ara sıra kasabalılarla selamlaştı.Sonra çok güzel bir koku geldi burnuna kokuyu takip etti. Koku onu iki katlı bahçeli bir evin önüne getirdi. Birkaç kadın toplanmış şarkılar eşliğinde bahçede gözleme açıyordu.Tanrı misafirini bahçeye davet ettiler pişirdikleri gözlemeden bir tane verdiler kuru kuruya gitmez diyerek hemen bir ayran çırptılar. Bu zamana kadar yediğim en iyi gözleme dedi.Acaba bu gözlemeyi bu kadar güzel yapan kadınların mutlulukları mıydı.Teşekkür etti, izin istedi para uzatacak oldu bu hareketi kadınları üzdü.Ah onlar bir bilseler kendi öyle değildi zamanında artık öyle bir materyalist çevresi vardı ki boşta bulunmuştu. Fotoğraflarını çekti, adreslerini aldı en kısa zamanda yollarım diyerek gönüllerini aldı  ve yoluna devam etti.

Biraz daha gezindikten sonra bir çay bahçesine oturdu, kendine tavşan kanı bir çay söyledi.Kitabını okudu ara sıra mola verip sessizliği dinledi,havayı içine çekti.Çay da o kadar güzeldi ki çaycıya bir çay daha çek usta dedi ve kitabına kaldığı yerden devam etti.Saatin nasıl geçtiğini anlayamamıştı koştura koştura gün batımını seyretmek için yüksekçe bir tepeye çıktı.Her ne kadar gün doğumunu daha çok sevsede….

Yavaş yavaş sokaklar da gezindi,sadece şıpıdık terliklerinin sesi sessziliği bozuyordu ve ponsiyonuna vardı ev sahibesi mükellef bir sofra kurmuştu,şaşırmıştı. Belli gün görmüş bir kadındı.Radyoyu açtı ve yemeğe başladılar. Telli turnam selam götür sevdiğimin diyarına diyordu bir ses. Ah bu türküyü ne çok severdim dedi zamanında , daldı çok uzaklara...

Eftelya ev sahibesinin adı bol köpüklü bir kahve yaptı,verandaya geçtiler.Hava serinlemişti üzerlerine şal aldılar.Kahvenin kokusunu içine çekti mutlu oldu,kahvesini yudumlarken kahve sevmeyen insanlarda varmış diye ağzından çıkıverdi,eftelta ne ddiğini anlamadı öylece baktı ona.Bir süre anılarını paylaştılar onun için çok yorucu bir gün olmuştu izin istedi,odasına gitti hemen uykuya dalmış .Sabaha kadar deliksiz uyumasına kendi bile şaştı.

Kahvaltıdan sonra sahile gitti güneş kumları kızdırmadan şıpıdık terliklerini çıkardı çıplak ayaklarıyla kumsalda yürüyüş yaptı.Sokaklarda yine fotoğraf çekti ,çay bahçelerinde molalar verdi.Akşam çökünce yine sahile gitti dalgaların sesini uzunca bir süre dinledi.Eftelya bu son akşamında yine ona çok güzel bir sofra kurmuştu,birlikte şarkı da söylediler bu sefer.Ayrılık vakti gelmişti.Odasına gidip toplandı açtığı camı son kez deniz kokusunu içine çekerek kapadı.

Yine cam kenarına oturdu bu kez yanı boştu mp3 kulağına taktı zaten otobüs yolculuklarında uyuyamazdı gözlerini kırpmadan evine vardı. Sabah oğlunun odasına girdi uyuyordu .Kendi de birden irkildi ,çevreye baktı siniri yatışmıştı. Son zamanlarda zaten çok suskundu.

Bu hayal de onun sus payı olmuştu.

11 yorum:

Tibetin annesi dedi ki...

hayaller ayakta tutar bazen insanı...

Apartman Boslugu dedi ki...

cok canli bir hayal..
kalemine saglik ahretligim

Ayla dedi ki...

hypo, hayali bile yetti.

Sibel kesinlikle insana mola verdiriyor, nefes almasını kolaylaştırıyor.

Ahretliğim bu duyguyu verebildiysem eğer ne mutlu bana,çok sevindim.

ŞÜKRAN dedi ki...

Canım merhabalar, bloglarda yaşanan sorunları gidermek amacıyla bir yazı yayınladık bloğumuzda seninde buna katılacağınumuyorum.blog Doststluğunun devamı için haydi sende bize katıl bloğumda yazdım, Şimdiden sevgiler.

Küçük Mucizem dedi ki...

Ayla bi dahakine yanındaki koltuğu da bana alır mısın? İnan ilaç gibi hayaldi.

Ayla dedi ki...

Nil almaz mıyım? Alırım arkadaşım

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

ah benimde hayalim :(

Ayla dedi ki...

Bahar inşallah bir gün gerçekleşmesi dileğiyle

Deli Anne dedi ki...

Ben çıkmak istemiyorum bu hayal dünyasından.. hayır!!!

Ayla dedi ki...

Şükran en kısa zamanda yazacağım çok teşekkür ederim

Ayla dedi ki...

Deli annem acaba bu hayali 2 günlüğüne gerçeğe dönüştürmek cok mu zor acaba.Ne güzel format atardık hayatlarımıza, şarj olurduk.