Perşembe, Ocak 19, 2012

151

Gün yaşanılanlara yakışır biçimde bitmeliydi.Bitti de.Gün içinde kendimle karşılaşmak istemediğimden bakmadım aynaya.Hani öyle yaparlar ya kadın az biraz tırlatmıştır doktor demiştir ki azcık açık havaya çıkarttın Leyla’yı.... Hahhh işte akşam bizimkiler de öyle yaptı.Bahane tabii Akmerkezim geldi dedi ablam. Yemekte de durmadı gözyaşlarım..Hem yedim hem ağladım .Annenin yaptığı yemeğinin tadını hiçbir tat da bulamazsınız ya dün akşam annemin yaptığı yemeğin tadı bile farklıydı.Tüm duygularım karman çormandı ya hani demek damak tadıma da bu karmaşıklık sirayet etmişti.Aslında beş duyu organım aynı haldeydi.Sesler birbirine karışmıştı, iç ses ile dış sesi ayırt edemiyordum,sevgiyle dokunan eli hissetmiyordum,yemeğin tadını alamıyordum, benim için endişenler yürekleri göremiyordum......

Öyle dedi bana bugün ahretliğim yani senin dayanıklılığına şaşırıyorum.Herşey bir insanın başına aynı gün gelebilir mi?Gelebilirmiş.Önce sıkı bir sol kroşe aldım,nefesim kesildi,tamam dedim bu sol kroşe uzun süre ayağa kaldırmaz beni.Öyle olmadı kalktım,sağdan soldan almaya hatta devam ettim her biri diğeri aratmayan... Ahretliğim artık bu kadar da olmaz ,herşey üst üste geldi dedi günün sonunda.Oldu ama

Arabada devam ettim artık hangi birine ağladığımı unuttum,aklıma o an hangisi gelirse. Anneme vardığımız da atkım ıslanmıştı.Gitmeyelim dedim.Israr ettiler.Biliyorum babası yoksa yanımızda tontalağı zapetmek çok zordur.Bir çocuğu annesinden başka en iyi kim tanıyabilir.Abartma dedi ablam,peki dedi sustum.Tesadüf bu ya Eray’ın bir üst yaş yani 5 yaş sınıfından bir çocuğun annesi ile karşılaştık.İlk gördüğümde kanım ısınmıştı kadına.Hiç tanımam aslında ne bilim sevdim işte.Beni  gördüğünde çok şaşırdı önce kekeledi.Zaten Türkçeyi az bilir kendisi yabancı uyruklu.

Önce çok güzel oynadı Eray sonra arızaya bağladı neler yaptı bir bilseniz.Çıkartmadık bir çocuğu üç kişi AVM den.Gitmem dedi artık AVM kapanacak yerlere atıyor tontalak.Üç kişi bir çocuğu tutamadık hayret verici.Herşeyi unuttum yerden çocuğu kaldırmaya çalışıyorum hayır ben gitmem diye bağırıyor.Üç saat daha kalsak biliyorum yine doymayacak.Alışveriş merkezlerinden nefret eden kadının böyle AVM delisi bir oğlu olsun.Erolu beklemedik atladık taksiye lakin o taksiye bindirene kadar neler yaşadık.Sonra taksi yokuşta kaldı ne ileri gidebiliyor ne geri.Hala lastik kokusu burnumda.İşte o an ağlamayı kesti tontalak action ona iyi geldi.Araç kaydı ileri gidemiyor ,dik yokuş geri geri çıkamıyor.Ayy ne dakikalardı en çok eğlenen bizim tontalaktı.Haa bir de ben şu yaşıma geldim daha o kadar renkli bir taksici tanımadım.

Vardık evimize öylece bırakmıştık sofrayı.Babam bulaşıkları yıkamış makineye bile atmamış,evin kırıntılarını süpürmüş, eve çeki düzen vermiş.Eskidenmiş azizim koca önde karısı üç adım geride... Haa insanlar yan yana yaraşır birde.Erol gelince bir bir anlattık yaptıklarını ve bir daha Erolsuz Eray’la adım atmamaya karar verdik.Hatta 18 yaşına kadar...

Annemlerde yattık.Neden o kadın beni görünce şaşırdı ki dedim yatmadan önce aynaya baktım.Gözlerim göz kapaklarımın ağırlığını taşıyamaz olmuş ne kötü dedim. Çok rahat olmasa da uyudum biraz ,yastığımı gece ne çok aradım.

Neden şu gün değil bilmiyorum, Şubat 1’i sabırsızlıkla bekliyorum.Sadece üzerine 151 gün sayacağım.O gün vakitlice olmadı belki lakin bir sofradan kalkacağım.Yaa işte böyle be blog ben derim ki hayatta ne üzüntüler yaşanırsa yaşansın iyi ki umut denilen birşey var.

18 yorum:

bahriye-krm dedi ki...

ne güzel demişsin,iyiki umut var...o olmasa zaten yaralar kolay kolay iyileşemez...
ayla'cım seni üzen konu ya da kişi ile ilgili ne diyeceğimi bilemedim....senin üzülmene üzüldüm...bırak gitsin,unut gitsin desem teselli eder mi bilemedim :((

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

hay allah :(
herşey üst üste gelir ama sen zaten demişsin... "umudunu kaybetme" aslında hepimiz kaybetmeyelim.
18 yaş iyi fikir :) bizde dışarda birbirimize gireriz hep

Tibetin annesi dedi ki...

Bir umuttur yaşatan insanı... ne güzel bir söz değil mi?... bak omuzum hazır ve nazır istersen ;)

abide dedi ki...

Aylacım valla ben hiç birşey anlamadım.1 şubatı niye bekliyorsun,üzerine niye 151 gün sayıyorsun?? Üzülmene üzüldüm arkadaşım ama umudunun olmasınada çok sevindim.

İkiz Annesi dedi ki...

Canım konuyu bilmiyorum ama bazen gerçekten de o kadar yoğun şekilde geliyor ki her şey üst üste bir hafta önce benzerini yaşadım biliyorum dayanamam dediğimiz anlarda bir umutla sarılıyoruz yeniden hayata ve ayakta durmaya çalışıyoruz tüm sendelemelerimize rağmen...
Umarım en kısa zamanda senin için her şey yoluna girer canım ve dertleşmek istersen her zaman ulaşabilirsin bana çok samimiyim yardımcı olamasam bile dinlerim seni..

g dedi ki...

Ayla;
anahtarları saklamışsın:)
Nelere üzüldysen üzülme diyemiyorum.
Çünki insan bazen üzülmek zorunda.
İnşallah herşey istediğin gibi olur.
Ben bugün kardeşim için daha umutluyum.
Biraz ışık yandı.:))umut var:)

didem dedi ki...

Insallah kara bulutlar kaybolur, gunes acar yeniden...

Ayla dedi ki...

Bahriye bazı şeylerin çözümü var bazıların malesef yok en iyisi onları sınav kapısı olarak görüp sabretmek gerek.Teşekkür ederim ayrıca bugün iyiyim tontalak karne alacak...

Bahar yok yok Allahtan balık hafızalyımda (aslında mış gibi yapıyorum)çabuk toparlıyorum kendimi.Ben markete bile Erayla tek gitmem düşün zaptedemiyorum.

Ayla dedi ki...

Sibel çok severim o şarkıyı en umutsuz günlerimde umut verir bana.Teşekkür ederim ihtiyac halinde yaslarım kafamı...

Abide teşekkür ederim.Daha iyiyim bugün.151 zamanı gelince yazacağım ama şimdi yazamam.151 gün sonra söz yazacağım.

Ayla dedi ki...

Aylin çok teşekkür ederim daha iyiyim.Evet insan şaşırıyorum di mi kendi dayanıklılığa ve gerçekten doğru Allah dağına göre kar veriyor.Seninde atlatmış olduğuna çok sevindim

Ayla dedi ki...

Gezgin öncelikle kardeşin için çok sevindim,inşallah düzelecek.Anahtar konusuna gelince şimdilik böyle olsun zamanı gelince yazarım ben şu an biraz erken alınan kararlar arasında beni mutlu etti düşüncesi.

Bak ona inanırım belki bu süreci benim yaşamam lazımdı.O Yüzden o an isyan edebiliyorum oturup mantıklı düşündüğümde şer gördüğüm şeyin altında elbet bir hayır vardır dıye yola devam edebiliyorum.Bazı kararlar alınabilsi için yaşamam lazımdı.

Ayla dedi ki...

Didem bugün güneşliyim ara sıra parçalı bulutlu da olsam oğlum karne alacak ya sadece bugün onu düşünüyorum

Seda dedi ki...

Canım ben de bir şey anlamadım:-(zaten üstü kapalı yazmışsın,sıkıntılı olduğunu yazıp,sıkıntından bahsetmemişsin..en güzelini yapıp,iyice ağlamışsın..ne yazacağımı bilemedim..Her şeyin Allah'dan geldiğini ve aşamayacağımız dertlerin imtihan olduğunuda biliorsun ne güzel..daha ne diyeyim ki..inşallah için en kısa sürede ferahlar unutursun sıkıntını..

nohut oda dedi ki...

dünya üzüntüleri bizi ne kadar ızdırap veriyor oysa şöyle desek mevlam neylerse güzel eyler ya baki entel baki diyip sırtımızı ona dayasak bu kadar acı çekmeyeceğiz...

nil dedi ki...

Umudunun olmasına çok sevindim. Umarım bir an evvel çözülür sorun, yüreği güzel insanlar hep mi üzülmek zorundadır bilmem ama bunca sevenin yürekten herşeyin iyi olmasını dilerken,olacak evet olacak.Seni okurken kocaman sarılmak istedim sana, sevgilerimi yolluyorum buradan.

Ayla dedi ki...

Sedacım teşekkür ederim,inşallah aslında bugün daha iyiyim.Çalışmak,ailem,blogum ve blogdaşlarım iyi geliyor bana saolun..

Ayla dedi ki...

Gülcan haklısın aslında ama işte insanın sonuçta.Şu var önce dağıtırım kısa da olsa kendimi sonra kabullenirim ve elbet bunda da vardır bir hayır diyerek yoluma devam ederim

Ayla dedi ki...

Nil çok teşekkür ederim yorumun nefes aldırdı bana iyi ki varsınız iyi ki sizler gibi güzel yürekli insanları tanıdım.Kocamn sevgiler benden