Salı, Nisan 29, 2014

Başka Bir Duygu


Veli toplantısından çıkar çıkmaz Beykoz'a gittik. Erol'a dedim bundan sonra köye pazar değil cumartesi gidelim. Pazar akşam eve gelince ertesi gün iş olması sebebiyle çok zorlanıyorum.

Köye varır varmaz Eray efendi babasıyla hemen işe koyuldu, yoldaki otları temizlediler. Çabucak yorulur zannettim bırakır dedim ama yok gerçekten çok çalıştı oğlum. Bu başka bir duygu. Gerçekten bambaşka. Baba-oğul el birliği ile çalışırken hissettiğim şeyi nasıl anlatsam. Yok bazı şeyler kelimeye dökülemiyor, yaşamak gerekiyor o yüzden siz anladınız di mi beni.

Kayınvalidem patlıcan, biber, fasulye, salatalık ve bunun gibi bir sürü şey ekmiş, bahçede gezip onlara baktık. Anladım ki ben bu işi hiç anlayamayacağım. Herkes herşeyi anlayacak değil ya..

Her zamanki gibi ızgara yakıldı, yemekler yenildi, çaylar içildi. Yola çıkmadan önce kendime ıspanak arkadaşlara verilmek üzere marul, soğan ,maydanoz topladım. Topraktan mıdır? havadan mıdır? artık bilemiyorum tontalağıma bak yine dinginlik geldi.

Akşam arkadaşa topladıklarımı verince ısrar etti hadi çaya gelin dedi. Tontalağım da arkadaşı Erdem'i çok özlemişti geri çeviremedik ama önce eve geçip köyde olduğumuza dair ipuçlarını veren üstümüzdeki kıyafetlerden kurtulduk. Erayıma Erdemlere gideceğimizi söylediğimde

'Annecim sen harika bir annesin iyi ki doğmuşsun'

dedi. Muhabbet güzeldi, çocuklar birbirini gördüğü için çok mutluydu. Güzel güzel oynadılar.

Pazar kahvaltıdan sonra Eray babasıyla Hansel ve Gretel oyuna gitti. Ben de köyden getirdiğim ıspanağı temizledim, yıkadım, ocağa attım. Gerçekten marketten aldığım ıspanaktan çok farklı oluyor tadı.Tiyatro çıkışı Eray koca bir tabak yedi.

İki oda ve mutfağın perdeleri yıkandı, ütülendi, camları silindi. Geriye salon ve yatak odası kaldı. Pazar günü gerçekten çok yoruldum sabah 09:00 akşam 20:00 sürekli hareket halindeydim.23.00 de çamaşırları asıp yattım.

Alarm yeni bir haftaya başlangıç yapmak için her zaman ki saatinde yani 06.25 de çaldı.

 27/04/2014 -Hansel ve Gretel
Göktürk Kültür Merkezi

7 yorum:

Şükran Ünal dedi ki...

Merhabalar sevgili Ayla, Erayla yaşamınızdan kesitleri okudukça benim torunumla olan duygusal bağımın benzerliğini görüyorum sizde.. bende onunla birebir ilgilenen ( yeni 4 yaşına girdi)onun kreşte yaşadıkları yaptıkları ya da kreşten eve getirdiğim ve annesi gelinceye kadarki zaman zarfında paylaşımlarımız.( babadan 13 günlükken ayrıldılar) ona baba eksikliğini fazlasıyla veren eşimin dedelik görevi ve daha neler neler onun akıllı akıllı konuşmaları soru sormaları bizim ona öğrettiklerimizin geri dönüşü, hatta ileride tahsil döneminde gücümün yettiğince ona en iyi eğitimi aldırabilmek gibi bir çok şey.. Allah çocuklarımızın acısını göstermesin ve onlarla bizi sınamasın diyelim, her ikinizi sevgiyle öpüyorum Güzel paylaşımlarda görüşmek üzere sevgiyle kalın..

Sezo bigo dedi ki...

kayınvalidemin bahcesine gittiğinde bizimki de bayılıyor otları temizlemeyi ,orada ateş yakmayı ve seni çok iyi anlıyorum onlar çalışırken mutluluk tavan:)

annesiningülü dedi ki...

toprak ve yeşil insanı çok sakinleştiriyor hele ki çocukları :)

Ayla dedi ki...

Şükran hanım öncelikle güzel yorumunuz ve dilekleriniz için teşekkür ederim. Evlat sevgisi öyle bambaşka bir duygu ki tüm duyguları taşıyor işte. Size de torunuz Can ile birlikte uzun, sağlıklı, mutlu ömürler dilerim.

Ayla dedi ki...

Sezogibo artık emeğe yarıyor benim oğlum :) insan nasıl mutlu olmaz...

Ayla dedi ki...

Bahar o yüzden diyorlar galiba bol bol toprağa basın diye:)

Ayla dedi ki...

Sana ulaşabileceğim bir mail varsa cevabı oraya yazayım. Benim mail adresim bloğumda yazdığı gibi hanimignesi@hotmail.com