Cumartesi, Eylül 24, 2011

Arınmak istiyorum


Sene kendi fikirlerimi anneme söyleyebildiğim yıllar. Hep eleştirdim annemi biraz da kendi hayatını yaşa diye. Hayatın bizlerden ibaret değil bizim hayatımıza göre şekillendirme hayatını siz ne istiyorsunuz değil bugün ben ne istiyorum de mesela.Bugün Ayla pırasa sevmez pişirmeyeyim yerine ıspanak pişireyim deme pırasayı ben seviyorum de kendin için de pişirebilirsin pekala.Bir gün olsun sana sunulan hayatı reddet.O gün sen hayata bir alternatif sun dedim yıllarca.Yapmadı, yapamadı yapamadıkça onu öyle gördükçe üzüldüm .Sonra ben de alıştım hatta daha kötüsü yaptıkları üzerine yapıştı, görev olarak algıladım.Hani işyerinde olur ya birine yardım edersin bir işi yaparsın haaa bundan sonra bu raporu sen yap olur hahhh  tam da o hesap işte

Sene anne olduğum yıllar, tam da annem gibi anne olma yolunda ilerliyorum.Erayım patlıcan sevmez dur başka bir şey pişireyim derken yakaladım kendimi geçen gün, halbuki ben patlıcana bayılırım.Bu meziyet değil ya değişmeye çabalıyorum.Bugün ben ne istiyorum demeye çalışıyorum, kendim için alternatifler sunmak için uğraşıyorum.Yani annemin yapamadığını yapmaya çalışıyorum.Galiba başarılı olamıyorum ya da durun ya ben aslında bunu şu an başarmak istemiyorum.Sahi ya ben başarmak istemiyorum.

Ne yani böyle mutlu olunamaz mı? Ben annemi eleştirirken bir şeyi atlamışım.Ben böyle mutluyum derken annemi dinlememişim. Çünkü saçma gelirdi bana insan çocuklarının hayatını yaşarken nasıl mutlu olabilir ki?Mutlu olabiliyormuş be blog vallaha da yanılmışım.Patlıcanı görünce yüzündeki memnuniyetsizlik yerine ne bilim tavuğu gördüğünde ki ifade mutlu edebiliyormuş bir insanı, kocasıyla başbaşa Ağvaya gitmek yerine okulunun ilk günlerinde çocuğunun yanında olmak mutlu edebiliyormuş bir insanı, çık gez çok yorgunsun sinemaya git denildiğinde onun yerine legolarla ev yapmak da mutlu edebiliyormuş bir insanı....

En yakınımdakiler eleştirmeye başladı beni annene benzemeye başladın farkında mısın diye hem de en yakınımdakiler.Serbest ol, pimpirikli olma,kafaya takma,ince düşünme,abartma,her şey olacağına varır,biraz da kendini düşün bla bla bla. Bakın ben bu konuda anneme benzemeye başladığımı tüm blog aleminde kabul ettim, bu önemli bir itiraftır.Şunu da siz kabul edin ben böyleyim ve bu şekilde mutluyum siz de beni bu şekilde kabul edin olur mu?Kime ne zararım var ki olursa da eğer bir zarar kendime hem bundan kime ne.

Ağlamak istiyorum ama öyle böyle değil höyküre höyküre, dolu dolu. Ağlamak için bile yalnız kalamıyorum,o kadar insan var çevremde.Birine kahkaha atarken kahkaha atma nasıl denilmiyorsa ağlarken ağlama denilmesin istiyorum bana.

Arkadaşım ağladığında sırtını sıvazlarım ben ağla derim ağla ve arın.Bana da öyle denilsin istiyorum akıla ihtiyacım gerçekten yok benim.O durumda zaten kimse kimseyi dinlemez ki evrende kelimeler boş yere heba olmasın. Ağlamak acizlik, çaresizlik değildir benim için. Bir arınma yöntemi. Beynimde rotasız savrulan düşüncelerden, yüreğime saplanan nefes almamı zorlaştıran acıdan arınma yöntemi. Oğlum dün ateşlendi abartıyorsun diyecekler hoplatacaklar sinirimi ya onun için bile ağlayamadım. Ağlayamadığım için doldum yükümü boşaltamadım.

Canım acıyor dün akşamdan beri blog sadece ya sadece ağlamak ve arınmak istiyorum.Keşke yürekteki acıyı giderebilecek bir merhem olsa ,olsa da kimseleri dinlemek zorunda kalmasam


Dün akşam 17,00 de ateşlenmiş ve kusmuş ya annanenin evinde, ortalık batmış annene temizlemiş ortalığı.Hasta yatağında kalkmış annesinin kuzusudur o annanesin sırtını sıvazlamış gılı gılı annane demiş. Gılı gılı teşekkür etmek demek yani evi batırdı ya annanesine temizlediği için teşekkür etmiş. Seni bizlere armağan eden yaradana şükürler olsun bir kez daha.Sebep sadece oğlumun ateşlenmesi değil elbet artık bunu niye açıklama gereği duyuyorsam.

18 yorum:

Deli Anne dedi ki...

Ağlamak için de ortam lazım sahiden. Ve sanırım anneler ona bile imkan bulmakta zorlanıyor. Halbuki dediğim gibi hönküre hönküğre ağlasak ne iyig elir.. İnşaallah dilediğince ağlar ve de dökersin içindeki sıkıntıların hepsini.

sezobigo dedi ki...

ağla ağla ağla ve arın .

nasılda benzer yaşadıklarımız.anneme konuşurken şimdi ona benzediğimi farkedip ondan özür diliyorum birazda zordum hani:(
patlıcan olayı da aynı:))

ama bir şey diyeyim mi?

ağla ağla ağla arın.

Ayla dedi ki...

Mumine gerçekten bulamıyorum ortam.İşte ı ıhh olmuyor, Eraya almaya gidiyorum akşamları bir süre ordayım olmuyor,evde yapışık ikizim var eray olmuyor çünkü hassas bir çocuk çok etkileniyor yalnız kalamıyorum bir ağlama eylemi bile ne kadar lüks oldu bizler için.

Ayla dedi ki...

sezobigo;evet son zamanda annemi daha iyi anlıyorum ve çok sık haklıymışsın demeye başladım.Bazı konularda anneme benzememek için çabaladım her konuda benzemem ama bu çocuk konusunda tıpkısının aynısıyım yakın zamanda itiraf ettim kendime

Zaten bu kadar bulutlu gidemem mutlaka yağarım inşallah da arınacağım.Teşekkür ederimm ağlama demediğin için...

abide dedi ki...

Çok geçmiş olsun canım.Eraycım şimdi nasıl? Herkes demek ki bir zamanlar kızdığı annelerine benziyor :) Ağla doya doya ağla insan çok hafifliyor.Ben başımı yastığa koyduğum zaman ağlarım ama sessiz sessiz ağlarım....

Ben Kızımın Delisiyim dedi ki...

Ne kadar güzel anlatmışsın böyle sinemaya gitmek yerine legolarla bişeyler yapmaktan zevk almak:) Ne doğru..
Oğluna çok geçmiş olsun bir an önce iyileşir inşallah canım, ağlamak isteyince insan bir an gelir mutlaka ağlar ve rahatlar..

AsLI dedi ki...

Ne ho$ bir yazi...
Dün bir konser vardi...Ada ile kalmak mi yoksa onu birakip konser mi ?
oglumun yaninda olmak beni daha mutlu edecek biliyordum.Öyle de oldu...
aglama konusuna gelince agladigimda agla agla arin diyeni bulabilmek cok zor geliyor bana..

Ayla dedi ki...

Abide Eray'ın ağzında çok fazla aft çıktı ve yemek yiyemiyor.Yemek yemediği için huysuz, halsiz geceleri uykusuz bir süre daha böyle olacağız galiba:( Yatakta da yalnız değilim bu sefer Erol görüyor beni,sessizce ağlamak beni tıkıyor daha kötü yapıyor bana dolu dolu ağlamak iyi geliyor...

Ayla dedi ki...

Ben kızımın delisiyim;haklısın nasıl ki akacak kan damarda durmuyor gözyaşı da öyle ama erken ama geç bir yerlerde mutlaka patlıyor ve yağıyor.Önemli olan yüreğine akmaması,biriktirmemek lazım o damlaları...

Ayla dedi ki...

Aslı işte insanlar bunu anlamıyor .Konserin daha mutluluk vereceğini düşünüyor.Ben aklımı ve yüreğini evde bıraktıysam o gün nasıl mutlu olabilirim ki...Arkadaşım bir gün dedi senin evli özellikle çocuk sahibi olduğuna ve bunları yaptığına inanamıyorum.Kötü niyetli değildi elbet ama işte anlayabilmek için derim ki yaşamak lazım

Tibetin annesi dedi ki...

Ağla Aylam... dilersen bir omzum da senindir...

Sevgi dedi ki...

annemin rahatsızlığı üzerine bu yazı çok fena geldi.. annelik başlı başına mutluluk zaten.. o minicik suratlara yerleşen minicik gülümsemeler sosyal hayat adı altında yapılan herşeyden üstün..

Ayla dedi ki...

Sibel saolasın, ihtiyaç halinde hiç utanmam ben isterimmmm....

Ayla dedi ki...

Sevgi inşallah annenin öenmli birşeyi yoktur, iyidir.Onlara birşeyler olmasın.Anneler kolumuz,kanadımız,desteğimiz amann yARADAN uzun ömürler versin ONLARA

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

hay allah :(
çok geçmiş olsun Eray'a ve size tabiki.
Patlıcan'a bayılırım ben. Ama gel gör bende Yağmur yemiyor diye yapmıyorum. Hoş sevdiği şeyleri yapınca yiyormu desen? yoooo. Bak ağlayasım geldi. H.sonu biraz cucunalıydı da :(

Ayla dedi ki...

Teşekkür ederim bahar bende bayılırım patlıcan her ne kadar midem isyan etsede olsa yerim evde pek yapmamaya çalışıyorum ona harcadıgım zamanı Erayın severek yediği bir yemeğe harcamayı tercih ediyorum.Allahtan Eray yer hoş 3 gündür yemiyor sebebi belli sevdiği şeyler olursa yer.Ağlayasın geldiyse arkadaşım tutma,birikmesin ortam müsaitse ağla ve arın derim.O dökemediğin gözyaşları biryerlerde birikiyor işte ya yüreğinde,biryerlerde birikiyor adamı daha fena ediyor.

Ben ağla ve arın derim

didem dedi ki...

Bu ne ince bu ne dusunceli cocuk. Anneannesini yodu diye tesekkur ediyor sirtini sivaliyor. Ici guzel cocuk.

Ayla dedi ki...

Didem teşekkür ederiz.Evet çok yaramazdır, laf dinlemez kendi bildiğini okur ama duygusal yönü ağır basan bir çocuktur Eray.Kıyamaz sevdiklerine.Annem anlatınca hiç şaşırmadım çünkü böyle tablolarla karşılaşıyoruz sık sık