Salı, Eylül 06, 2011

Yan gelip yatamadık


Efendim aslında ben bugün 12 dev adamı yazacaktım kalbimin ve midemin o maçları kaldırmadığını ve midemin bu konuda isyan bayraklarını çektiğini dile getirecektim. Saolsun bir blogdaş aslında bana göre alçak köfte yememiş içmemiş sabaha kadar da bekleyememiş 12 dev adamı yazmış. Tamam canım yazmasında herhangi bir sorun yok hiç mi aynı konuları yazmadık ama tam da benim yazmak istediklerim yazmış:) Bir kere totem yapmak benim işim bu konuda rakip tanımam.Litvanya maçında bir kere daha anladım ,bu takım bizim totemlerimizle maç kazanıyor. Birazdan bahsedeceğim büyük ama gerçekten çok büyük temizliğin son safhasında Litvanya maçı oldu o sırada bilmem kaç metrelik salon perdesini hem ütüleyip hem maç seyrettiğim için totem olayına giremedim.Dedim ama Erol’a gayet güzel oynuyorlar 3 periyodun son dakikalarında Litvanya öne geçecek ve bu maçı alacak.Ben bu takımın şifrelerini çözmüşüm tezahürat istemem. Bingoooo 3 periyodun son dakikaları ilk defa Litvanya öne geçti geçiş o geçiş patladı gitti.Polonya’yı yeneceğinden herkes emindi yaşlı felan ya ama şunu hesaba katmadılar biz sürpriz yapmayı da takım olarak turu zora sokmayı severiz güzel bir farkla yenildi gitti. İspanyadan korkuyorlardı ya sonuçta korkulacak takım en nihayetinde son periyotta yeneceğini biliyordum( totemlerimle bir kuble yardım ettim itiraf edeyim)hiç şaşırtmadılar sonuçta her şampiyona da benzer tablolar bunlar.Neler yapmıyorum ki Erol nasıl dönüştüğümü hayretler içinde seyrediyor. Her seferinde ama her seferinde bir yabancıyı seyreder gibi maçı bırakıp karısını seyrediyor.Yok efendim sağ bacağı sol bacağımın üzerine attığımda daha iyi atıyorlar ,yok efendim tekli koltuğun üzerine tünediğimde ise ribaundlar da iyiler, üç göbek attığımda iyi savunma yapıyorlar, saçlar iki yana durmadan bayrak gibi sallandığında  fauıl atışlarında iyiler ooooo daha neler neler.Bir ara köprü kuruyordum totem niyetine ha bu arada söylemiş miydim biz deriz ortaokul şimdikiler der 6. sınıf en iyi köprü kuran kızıydım ben.Beden hocası boyuna çağırıp çağırıp köprü kurdururdu bana.Neyse sonuçta bir üst tura geçti bir sonraki maç Fransa da ben Fransadan korkarım.Başarılar dileyerek diğer konumuza gecelim

Huşu içinde yemek yenilen bir Ramazan akşamında başladı herşey diyecektim ki bu cümle gerçekten olmadı çünkü cümle içinde geçen huşu kelimesi bizim eve özellikle de yemek saatlerinde pek uğramaz .Herşey bir akşam yemeğinde tontalağın buzdolabından aldığı bir yumurtayı mutfak halısının üzerinde nasıl durduğunu merak etmesiyle başladı.Halı ile yumurta buluşmadan önce çekirge gibi atlayıp hayatını kurtarırdım da ben o yumurtanın, aslında bilemedim şimdi halının hayatını mı deseydim lakin sırtım tontalağa dönüktü, gördüğümde artık herşey çok geçti. Sıcak o gün hem de ne sıcak nelerle silmedim en iyisi yıkamak,koku bir türlü geçmedi..Bayramdan sonra tüm halıları gönderecektim yıkamaya zamanlama ise çok kötüydü. Erol tek halıyı gönderme boşver terasta ben yıkarım dedi,yok ya ne uğraşacaksın bulurum firma tek halıyı gönderim dedim.. Yok yok ne olacak hepi topu 4 metrakere bir şey. İyi dedim hayyy demez olaydım. Halıyı öyle bir yıkadı ki resmen canını dişine kattı temizlik konusunda kimseleri beğenmeyen annem damadına methiyeler düzdü.Hep hanımiğnesi mi hain planlar peşinde koşacak annesi de planlarını uygulamaya koydu. Kızını biliyor asla yanaşmaz bu işe, nuh dediyse de peygamber demez, hangi konudan mı bahsediyorum AZ SONRA.

Her işimi kendim yaparım her işimi, bu kendimde değiştiremediğim ,yorucu bazen beni tükettiğini düşündüğüm bir huy.Herkes akıl verir bana bu koşturmaca da alsana yardımcı bir abla.Ama şunu bilmezler öyle bir kökten gelmekteyim ki yardımcı abla temizlesin evi arkasından aa şura olmamış ooo şurası olmamış denir arkasından söylene söylene ev dökülür hee birde aman bu evi bu kadar pis görmesin diye yapılan derlemeceyi söyleyip de kendimi iyice rezil etmeyeyim.Eeee o zaman ne diye alayım tamam kabul ediyorum hastalık bu bunun titizlikle alakası yok kesinlikle yok kabul ediyorum biz maaile huyluyuz. Sadece bir istisnası var halıları asla silmem, kendim yıkamam bir kere bu işe istidadım yok benim.Neyse annem biliyor beni bana uğrayamıyor fısır fısır damadına birşeyler söylüyor.Kulak kabartıyorum oğlum küçücük bir çocuğunuz var sizin hep halı üzerinde oynuyor firmalar iyi yıkamıyor ben derim ki her akşam iki iki birlikte yıkayalım terasta demeye kalmadan olmazzzzz anneee diye bağıran bir tip yani ben. Yine ortalıkta görünmüyor annem fısıltıları takip ediyorum yine damadına oğlum bak geçen sene yıkamışlar köpüklü köpüklü kalıyor halılar sence iyi duruluyorlar mı çocuğun eli ağzında gözünde yazıktır günahtır arkadan bir ses olmazzzz anne.... Yine ortalıkta yok bu sefer Erol’u takip ediyorum nasılsa annem yanındadır diyorum oğlum çocuğumuza yazık olmasın diyordu(Erolu nerden vuracağını iyi biliyor) ben az daha oha diyecektim o lafa tontalak da beni takip etmişti, kötü örnek teşkil etmeyelim.Erol tamam anne ben hallederim demez mi. Ben bas bas bağırıyorum,zıp zıp zıplıyorum asla olmaz ben elimi sürmem ilgilenmem yapılacak bir iş değil o, daha neler nelerrr.

Sonuçta başladı yıkamaya ben yanında duruyorum benim adama da kıyamıyorum yok hayatta fırçalamıyorum su tutuyorum, yumoşluyorum vs vs . Gık desin yahu oyy yoruldum desin (Allahım bu blogu yanında çalışan elemanlar okumuyordur inşallah). I ıhh bir şikayet cümlesi bekliyorum hiç şikayet etmiyor. Dese zaten laf hazır SEN KAŞINDIN. Kulaklıkları çıkardı bir ara ne kadar karımız oldu bu işten demez mi. Üç beş halının karından ne olacak Allah aşkına dedim, öyle deme dedi. Bu halıların parasını koy sonra bu işleri yapmasaydık bir yerlere gider miydik illa ki giderdik 2-3 gün tatil parası koy sonra gel İstanbul da hiç durmazdık 3 gün onun parasını koy çok karımız oldu bu işten bizim çok dedi foşur foşurr halı yıkamaya ve hayal kurmaya devam etti de bizde hain planlar yapan bir değil ki. Yemekte patdadanak demez mi Ayla Halep’e gider miyiz. Bak plan hazır Gaziantep üzerinden arabayla Halep’e.(epey araştırmalar yapılmış anlayacağınız)Şimdi azcık çatışmalar duruldu ,çatışmalar tekrar başlasın kan gövdeyi götürsün(Allah korusun tabi) o ara yola çıkarız diyerek konuyu kapadım(eğer Erolun kafasına bu düşünce düştüyse asla konu kapanmamıştır)Sonra neden bu halıların bu kadar güzel yıkandığını anladım:)

Ben başladım bu sefer mutfak dök ,evde iğneden ipliğe herşeyi yıka,ütüle tam 10 gün boyunca (tamam bayram dolayısıyla 1,5 günü saymayın) sabah 10,00- akşam 23,00 sırtımız yer yüzü görmedi. Fotoğraftaki tontalak gibi yan geldik yattık diye başlık atmak istedim ama olmadı artık başka bayrama.

Evet kabul ediyorum kariyer planlarımı iyi yapamadım. Keşke Basketbol milli takıma bende dahil olaydım ya. Ne bilim ahcı olur ne bilim topları toplayan kişi olur (tamam kabul ediyorum bu aralar aklım basketbolculara mikrofon uzatan kadınlar oluyor ya o işte. Duyoyorum evet hanımiğnesi söz sende lütfen Hidayete sorar mısın ......)  hiç farketmez herhalde şu an ki yaptığım işten daha çok mutlu olurdum.Neyse konuyu trajediye bağlamayalım

Yardım lütfen :Bu arada sabah Tontalak en mutlu olduğu yere köye gitti, telefonda mutluluktan bir annem demesi var içim eridi. Annem köydeyim köyde:))) Neyse akşam babaanemiz bolca fasulye gönderecek bize, buzdolabına kışlık atılmak üzere. Nasıl yapıyorduk unuttum. Domatesle kavuruyorduk da soğan atıyor muyduk yoksa sadece domatesle mi kavuruyorduk  ne olur blog alemi şu olaya da bir el atın valla unuttum:)

Son not:Bugün garip bir haldeyim bir arkadaşla sohbet etmek ister gibi bloga yazasım var öyle felsefe yapmak, derin mevzulara dalmak gibi değil .Fındık içini doldurmayacak,laylaylom şeylerden bahsetmek istiyorum sanki bir arkadaşla geyik muhabetti yapar gibi, suya sabuna dokunmadan yani.

24 yorum:

hypo dedi ki...

ahh o blogdaşının elleri kırılsaydı da yazmayaydı o yazıyı:)
yalnız totem konusunda oturup senle konuşmalıyız. bayağı yaratıcısın sen.
hele o saçları sağa sola sallaman yok mu! koptum gülmekten.
deli gibi bir o yana bir bu yana:)
dışarıdan gören biri olsa, demiştir ahhh canım üşüttü kafayı diye:)
bende değişik çoraplar giyerim! renk renk, çiftleri karıştırırım.
tuvalete bile gitmem:)

Ayla dedi ki...

Aaaa Allah korusun beaa o kadar da değil,kırılmasın ellerin:) tövbe tövbe.

Evet ben değişik değişik şeylerrr yaparım bir ara halay çeker gibi üç adım geri üç adım ileri atardım, ya da bilmem kaç dakika dışarıda durup içeri girdiğimde gol(genelde futbolda yapardım bunu)olacak derdim.Son moda saçlar millet ellerinde garip birşey var onu sallar bende evde saçları:))Neyse güldürebildiğime sevindim:))

hypo dedi ki...

sen bu konuda mutlaka bir post yazmalısın:)
yine gülmeye devam ediyorum; üç adım geriye üç adım ileriye.
allah razı olsun karınlarıma ağrılar girdi gülmekten.
nedense bu fenerliler totemlik konusunda çok uzmanlar!

Ayla dedi ki...

Üç adım ileri üç adım geriye yeni buldum bu maçlarda ortaya çıktı bakalım ömrü ne kadar:)

Aman sakın Fenerbahçeme de laf çakmadan gitme:))

Sevgi dedi ki...

akşam ki maç tam kalp krizi geçirtecek cinsten di.. ay öldük öldük dirildik.. bi ara dilayı babasıyla bana garip garip bakarken yakaladım :)) neyseki sonu güzel bitti..

Ayla dedi ki...

Sevgi işte olduğumuz için yarısını radyodan dinledik eve geldik eşim beni itiyor ben eşimi hadi gitt yemek hazırla diye:)Neyseki son periyotta öne geçtik inan adrenalin ne demek o maçlarda öğreniyorum:))

Tibetin annesi dedi ki...

ne basketbol ne futbol. hiç ilgimi çekmedi şunca zamandır. kankam futbol hastasıdır, fb kombinesi var çatlak hatunun! :))) sen onu bunu bırak, keşke kocanın ağzından çıkmışken bir tatil koparsaydın ;)

Emine dedi ki...

tam dediğin gigi olmuş suya sabuna dokunmadan eğlenceli bir post..sanırımı bu maçlarda totem yapmayan yoktur..benim de akıllara zarar totemlerim var ama söylemem :)

Ayla dedi ki...

Sibel bizde tatil planlarını Erol yapar.Yani ben şuraya gidelim demem sadece şuraya mı buraya mı derse fikrimi söylerim.Tatil meraklısı Erol bizde.Şu kreşi bir raya koyalım zaten durmaz ki adamı zor tutuyorum zati:))

Ayla dedi ki...

Ama Emine kulağıma da söylemez misin, merak ederim ben şimdi akşiam Türkiye maçı var hem totemlerimizi birleştirirdik:))

Emine dedi ki...

Ayla olmaaaaz, ağır ablayız şurda :) herkes kendi totemini evde yapsın alalım maçı olmaz mı :P

Ayla dedi ki...

Olur olur olmaz mı gittiğimiz yollar farklı olsada ay yaptığımız totemler farklı olsa da hedef bir KAZANMAK.İnşallah kazanırız.

Emine dedi ki...

hem maç yarın değil mi?

Ayla dedi ki...

Bu akşam Türkiye-Avusturya futbol maçı var. Onları yalnız bırakmaz olmaz, bırakmayalım olur mu.Yarın basket macı fransa ile doğru.Bu aralar adrenalin had safhada :)

Emine dedi ki...

oooo ben atlamışım onu, gerçekten işimiz iş yani :) bırakmayız yalnız merak etme sen :)
yine böyle bir post isteriz ama rengarenk :)

Ayla dedi ki...

inşallah Tontalak izin verirse.Artık onun ruh haline bağlıyım:)Ruh hali uygunsa seyrebileceğim bazen öyle çıldırıyor ki kendimi bile duyamıyorum:))

İkiz Annesi dedi ki...

Kızlardan önce ne seyrederdim ben o maçları ah ahhh şimdi dur otur yapmayın derken ne olduğunu anlayamıyorum bile eşimde diğer odada seyretmeyi tercih edince bana kızlar kalıyor neyse az kaldı büyük keyifle seyredeceğim günler de gelecek ben biliyorum:)

Ayla dedi ki...

Aylin kesinlikle az kaldı rahat edeceğin günler. Bir çocukla biz zor seyrederken eminim sizin evde bu durum daha zordur hiç susmayan iki çocuk insan maça veremez ki kendini. Bizde eskisi gibi seyredemiyoruz sürekli bölünüyor yine de şükürler olsun halimize

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

Ayla totemlerimiz paylaşalım canım :) Benim ve erkek kardeşimin acayip totemlerimiz vardır. Dışarıdan sapıtık görülebiliriz ama maç sırasında çıkıyor hepsi :) Ben senden tüyo alayım :)
Ayrıca halılara bende hiç girmiyorum. Yıkatıyorum ama içine siniyormu desen? yoooo :D Annen iyi yapmış, gaza getirmiş ;)

Ayla dedi ki...

Bahar bilgi paylaşılınca çoğalır önçün paylaşalım arkadaşım eminim ne yaratıcı fikirler çıkar ortaya.Milli maçı bir kere arkadaşlarla buluşup dışarıda izlemek konusunda hata ettim daha da yapmam o hatayı.Arkadaşım hala kahkaha atarak anlatır neler yaptın o akşam diye.Erolla evli değildik o vakitler Erol bileğimden tutup tutup oturtuyor Ayla herkes bize bakyıor diye:)

Halı konusunda Erol kaşındı mutak halısı öyle bir güzel yıkadı halı parladı resmen o manzarayı gören annemınde beyninde şimşekler çaktı planlarını uygulamaya koydu.Bileydim derdim Erol' iki fırçala tamam ama annem faktörünü atlamışım.Kesinlikle içime sinmiyor benimde neler yapıyorlar ALLAH bilir ama yapılacak iş değiş gerçekten.İtiraf zamanı;Bahar bir görsen parlıyor resmen halılar :))

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

Aylaaaaaaaaaaaaaaaaa
Sen eğer Halep e gitmeye karar ver, Antep üzerinden git bak ben seni napıyorum.
Oraya Hatay üzerinden gidilecek Okkaddaaaaaaarr.
Anlaşıldı mı?

Haa bu arada halı elde yıkanır mı yahu. eşek ölüsü gibi oluyor. yerinden kalkmıyorlar. haa bir de çevir kurut öff hiç uğraşamam. enişteye helal olsun.

Ayla dedi ki...

Nilhannnnn eğer Erol'un aklına Halep düştüyse eğer oraya gidilir:))Son dönemde Halep diyor da başka birşey demiyor. Aslında gezi rehberinde okumuştum ya antep ya Hatay üzerinden geçilmesi rahat diye. DUR gidersek ben Erol'u ne yapar ne eder kandırırım ben yeter ki kafaya koyayım:)))

Yıkanmaz benced deli bunlar deli,zaten ben hiç bulaşmadım çok isyan ettim de koca ve anne ikilisine gücümü yettiremedim

didem dedi ki...

Sen bayagi bir fanatiksin galiba. Benim lisede oynamisligim var da seyretmisligim yok maalesef.
Canim telefonda annem deyince icin erimistir kesin.

Ayla dedi ki...

Didem bende ortaokulda takımdaydım ve kısaydım.Sonuçta oyun kurucular da çok uzun olmuyor:) Severim çokkk ama malesef hevesimiz kursagımızda kaldı bu yıl.

Yerimez hem de nasıl eridi