Çarşamba, Eylül 21, 2011

Paket evde


Bizi içeri alacaklar bu gidişle yeminle.Bazen farkında olmadan annemle öyle telefon görüşmelerimiz oluyor ki telefonlarımız dinlenirse sonumuz Allah korusun Fenerbahçenin sonu gibi yılan hikayesine dönecek diye tırsıyoruz.Zırrr telefon

Anne:Ayla beyazı gördü, beyaz istiyor
Ben:anne sakın verme alışmasın sonra nasıl bıraktırırız
Anne:alışmış zaten alışacağa kadar nerde alıştı bu çocuk beyaza anlamadım
Ben :bilmiyorum, unutturmaya bak

beyaz: küp şeker, görürse bir tane yiyene kadar ister, hatırlatmamak içinde yanında kendisinden beyaz diye bahsederiz

Ayla : Anne paket eve sağ sağlim teslim edilince bir tel aç
Anne: ok
 
20 dakika sonra mesaj gelir anneden paket evde:)

paket evde demek tontalağımı, kuşumu, biricik kuzumu servis annaneye teslim etmiş demek.15,50 başlıyorum huzursuzlanmaya işyerinde  ta ki 16,20 de paket eve ulaşana kadar:) Heyttt dedim geçen akşam annelik denilen his sen nasıl birşeysin

Anaokulunda durumumuz vahim.Yemek konusunda hiç sorun yaşamadığımız çocuğumuz yemek yemiyor, pek sorun etmemeye çalışıyoruz ama sabah 07,30-16,00 arası aç kalması canımı sıkmaya başladı.Öğretmenimiz alışacak şu an yeni dese de ben pek bir umutsuzum.


Sabah kahvaltısı için yarım yedi demişler merak edip sordum yarım yemek ne demek diye bir dilim ekmeğin yarısının üzerine bal sürmüş o kadar.Ben de zannettim ki listede bulunan kahvaltılıkların yarısını yedi.Öğlen zaten inmiyormuş bile yemekhaneye, ikindi kahvaltısını işaretlemeye bile gerek duymamışlar artık.Yani tüm gün çocuk aç.Sabah biraz daha erken kalkıp(06,30 da kalkıyordum 06,10 kalkıyorum şimdi)  kahvaltı hazırlıyoruz Eray'a .Sabahın 07,00 de arabada yediriyorum dediğim gibi yeme konusunda sıkıntı yaşamadığımız için o saate olsa bile eder kahvaltısını.Ama neden okulda yemiyor.

Eray öğretmenini sevmediğini söyledi ben çok şaşırdım.Hemen herkesi sever, sevmemek hatta Erayımın lügatında yok bile derdim şu ana kadar.Sevmemek, hoşlanmamak gibi kelimeleri Erayın yanında pek zikretmedik.Nasılsa vakti gelince bir şekilde öğrenecek.İnsanların mutsuzlukları ile mutlu olanlar, kalplerinde nefret tohumlarını filizlendirip onu her gün sulayanlar,insanı insan yapan özelliklerden mahrum olanlarla nasılsa karşılacak hatta karşılaşmayıp onun canını bile yakacaklar.İnşallah onlarla annesi gibi geç karşılaşır tontalağım.Hiç karşılaşmamak mümkün mü? bence değil. Hayat sadece bizim tercihlerimizden ibaret değil belli noktadan sonra. Okul zamanı hoşlanmadığım insanlar olduğu zaman tavrım netti benim. O insanlarla aramda kalın hiçbir zaman yıkılamayacak duvar örerdim.O yüzden kafa rahattı,pek mutsuz hissetmezdim kendimi. Sonra çalışmaya başlıyorsun, evleniyorsun. İşyerinde nefret tohumlarını kalplerinde filizlendiren insanlarla çalışmak ve her gün yüzlerini görmek zorundasın  ya da eşinin akrabalarından- arkadaşlarından biri ile bazen aynı ortamlara girmek durumundasın.Nasılsa karşılacaktı bu tip kelimelerle de sevgisizliği, hoşgörüsüzlüğü, nefret denilen tüylerimi diken diken eden kelimeleri bizlerden öğrenmesin

Konumuza  dönersek öğretmeninin kötü davrandığı düşünmüyorum iyi birine benziyor, çocuklar için çabalıyor, elinde geldiğince bizleri bilgilendirmeye çalışıyor. Peki neden sevmiyor. Çünkü öğretmeni kurallar koyuyor, bu yasak diyor ,Eray'ı yönlendirmeye çalışıyor.Yaramazlık konusunda TOP5 listelerini zorlayan,kural tanımaz oğlum tabii bunlardan hoşlanmıyor.Çocuk alışmış tabii annanenin-babaannenin düzenine ay pardon düzensizliğine.Düzen denilen kavram bünyeye ters geliyor.Ben biraz aceleciyim galiba ya da beklentilerimi büyük tutuyorum.Öğretmenimiz yavaş yavaş olacak herşey , hatta Eray hergün daha iyiye gidiyor dedi.

Keşke hayat çok kolay olsa, aynı eski gibi

NoT: Canım sıkkın biraz bugün babamızın 11,00 de ucağı var ,Antalya yolcusu.3 gün yanımızda yok.Sabah annanenin evine taşındık yine. Sabah öyle bir çıktık ki evden kimseyle nasılsa karşılaşmayız dedik ya karşılaştık komşu şaşırdı Ayla hanım göç nereye diye soracaktı da geç kalıyorduk telaşımızı gördü vazgeçti bence.Babamız evde olmayınca ben pek bir boynu bükük kalıyorum.İç ses diyor ki 'Ne yapacaksin mirim ekmek davası işte' ben de bununla teselli buluyorum.

Soru: İçeride internet var mı? Ben blog okumadan, yazmadan duramam canım çok sıkılır benim çokkkkk

12 yorum:

Tibetin annesi dedi ki...

Allah kavuştursun Aylacım. 3 gün geçer çabucak inşallah. Eray'da alışacaktır eminim. Bizler biraz sabırsız oluyoruz ne yazık ki...

elif-kayra dedi ki...

İnşallah en kısa zamanda alışırlar bu oğlanlar, bizde aynı şeyler ile uğraşıyoruz.

hypo dedi ki...

yemek yememesi iyi değil.
bir sıkıntısı var, öğretmeni sevmemesi de iyi değil.
bence anane biraz okul zamanı orada durmalı. eski topraklar sorunu anlar.
Bu arada Allah kavuştursun.

Ayla dedi ki...

Sibel saolasın evet herşey hemen olsun bitsin istiyorum olmayınca canım sıkılıyor.Allahtan okulu çook seviyor birde uyku, yemek olayımızda bir düzene girse raaht edeceğiz...

Elif inşallah alışırlar, sizinde Allah yardımcınız olsun


Cüneyt teşekkür ederim.Okulunda mutlu bir görsen onu hani mutsuz olsa senin dediğin gibi bir sorun olduğunu düşüneceğizde oyunu bırakmak istemiyor yani annem öyle gözlemlemiş. Oyunu bırakıp yemekhaneye inmek istemiyor anlayacağın.Akşam 21,30 da ağlıyor anne okul anne okul diye, öğretmen olayına gelirsek hayır kelimesine pek alışık değil ya bizimkisi bence ondan sebep diyoruz biz.Yine gözlemleriz tabii.Birde annem öğretmenler zorlamıyor diyor ye ye ye diye.Açıkırsa yer zaten diyorlar ya annem o teze şiddetle karşı:))

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

alışacak desem ;)
bizimki yemez çocuktu. Yiyor aç kalınca, birde herkesin yediğini görünce illa yiyecek. İlk 1-2 ay alışma süreci, biraz sabır.
bacım içeride internet olduğunu hiç sanmıyorum :)

Ayla dedi ki...

Bahar alışacak diyorsanız doğrudur sonuçta siz bu yollardan önce geçtiniz benzer tablolar sonuçta.İşte homur homur tüm gün yiyen çocuk tüm gün aç kalınca halıyle üzülüyor insan bir an önce alışır inşallah.

Aaaa yok mudur?Pankart açıp Taksime atacağım kendimi...

seda dedi ki...

Anneyle olan konuşmalar, mazallah birisi duysa korkar:-)eray'da en kısa zamanda okulunun düzenine ve öğretmeninin kuralları alışır...

Ayla dedi ki...

Seda evet korkması çok olası ama gerçekten masum konuşmalar:))
İnşallah tez zamanda alışır yoksa ben biteceğim bu gidişle:)

abide dedi ki...

Allah kavuştursun canım. Öğretmeni ni niçin sevmiyormuş ? Birşey anlattımı? İşallah en kısa zamanda ortama alışır ve yemeklerini yemeye başlar canım.Çoçuklar kreşe başlıyor ama bizim ömrümüzden de ömür gidiyor devamlı düşünmekten.

Ayla dedi ki...

Abide derdi varsada henüz anlatamaz, tam anlamıyla konuşmuyor Eray.Ortama ilk gün alıştı derdi kurallara uymamak:)Oyunu bırakıp yemek yemiyor tontalak.

Kesinlikle bu telaş, kaygı hali galiba hiç bitmeyecek bununla yaşamayı öğrenmeye başlamam lazım...

didem dedi ki...

:))) Biz de kucukken ortusune sarmaya paketlemek diyorduk. Bebegi yedirip icirip paketleyip rahat ediyorduk...Sifreleriniz supper:)))

Ayla dedi ki...

Didem sizin paket deme biçimide çok hoş.Daha ne şifreler var bir bilsen de karizmayı çizdrimeyeyim diye yazmadım:))