Salı, Temmuz 26, 2011

Kreş Mevzuları


Çocuğum aklımı aldı benim yoksa ben her zaman ki gibi masumum. Zaten adamın sabah kalkışından belliydi o günümüzün nasıl geçeceği. İlk kelimesi ahi(hayır) olunca anladım da ne bilim işte döndürebilirim bu gidişatı diyerek görmemezlikten geldim

-Eray hadi oğlum çişe gidelim
-çişş buukkkk (yok)
-Tüm gece gitmedin nasıl olmaz hadi gidelim
-bukkkkk
-hadi pijamalarını değiştirelim, bak ben değiştirdim
-ahii
-kahvaltı edelim
-etmem
- peki sen bilirsin bizde babanla ederiz

Bol yapmamlı, etmemli dialogdan sonra dışarıya çıkmam diye tutturdu üstüne gitmedik azcık rahat bıraktık. Dar zamanda kahvaltı etmek istedi ama kahvaltısını salona televizyonun karşısına mama sandalyesine getirilmesini buyurdu. Yaptık. Sonra üstümüzü çıkaralım dışarıya çıkalım dedik çıkmam dedi. Üstünü çıkarmaya kalkınca öyle bir çığlıklar attı ki daire 11 çocuğun barnaklarını mengene ile sıkıştırıyor galiba dedirtten cinsten anlayın yani. Bir yandan anne evde zıp zıp zıplamaya geç kalacağız diye böğürmeye başladı, hanım iğnesinin randevusuna geç kalması görülür bir şey değil. Baba bunaldı evde ki hangi deliye bakacağını şaşırdı. Biri çıkmam evden diye çığlık atan  bir çocuk, diğeri eyvahlar olsun geç kalacağız eyvahlar olsun diye zıp zıp zıplayan bir anne. Don atlet çocuğu kaptığımız gibi arabaya bindik o esnada bir tişört giydirebildik ama pantolon giymeyi red ettik. Araba koltuğuna zinhar oturmam dedi artık sinirleri dayanmayan baba araba koltuğuna oturmazsan bizimle gelemezsin o zaman in aşağıya dedi. İndi adamın canına minnet. Arabanın kapısını kapadık hadi bye bye dedik hiç oralı olmadı kapı önlerinde 10 dakika bekledik Gideceğimiz yol 5 dakika ve 5 dakika var randevuya ,adam kesinlikle pes etmedi.. Randevuyu geç kalacağımızı bilmesek tamam demezdik ya neyse .Kucağıma oturunca beni yalamaya annemmm diyip boynuma sarılmaya kocaman seviyormuş annesini kollarıyla göstermeye başladı biliyor aslında hatasını. Haaa burada hala pantolon yok üzerinde. Bir iki dakikalık rötarla kreşin önüne geldik.Kreşin kapısını görür görmezzz ayyy anne diye bağırdı çok hoşlandı. Pantolon giymeyi orayı görünce kabul etti. Bastık zile kapı duvar kimse açmadı .10 dakika bekledik tabii ben durur muyum daha randevularına sahip çıkamıyorlar çocuklara nasıl sahip çıkacaklar diye saydırdım da saydırdım. Kimse çıkmayınca da diğer randevu 11,00 de olunca arabaya binip parka gitmeye karar verdik. Söylendikçe söylenmeye devam ettim hızımı alamayınca da tele sekretere not bıraktım. Allahtan kontrol edebildim de kendimi gayet usturuplu bir not bıraktım. Hala söylenmeye devam tabii. Ben hangi şartlar da evden çıktım insanların yaptığına bak, saygısızlar oyy oyy daha ne laflar.....O ara

Zır bir telefon

-Ayla hanım gelmeyecek misin
-hııııı (devreler karıştığı için ses yok bir süre) amaa amaaa( bir müddet kekeleme) ben geldim (buz gibi bir ses)
-Ayla hanım duyabiliyor musun sizi şuradan arıyorum 10,00 da randevumuz vardı sizi bekliyoruz(saat olmuş 10,25)

Hemen elimde ki notlara baktım telefonda ayy inanmıyorum dedim hemen geliyoruz diyerek telefonu kapadım. Meğersem notları karıştırmışım Pazartesi akşam gideceğim kreşinin önüne gitmişim diğer kadınları da 25 dakika bekletmişim. Yok Allahın sopası yok hep bu geç kalma konusunda büyük konuşurum. Kadınların yüzüne bir müddet bakamadım bin özür diledim gerçeği anlattım.


Kreş seçmek ne zormuş dört günde anladım. Kreş evet çok güzeldi ama eksikti bir şeyler içime sinmedi. Sana bir şeyleri beğendirmek ne zor diyen kocaya inat ilk cümleyi ben kurmadım. Sustuk bahçede yürürken inanılmaz bir sessizlik oldu. Arabaya binerken evet kreş güzel lafım yok ama beğenmedim sebebini sorma dedi Erol. Di mi dedim yüzüm parladı aynı fikirde olmak hoşuma gitti. Kadınlardan hiç elektrik almadım. İşletmeciyi ne yapacaksın sen kreşe bak denilebilir. Ama bir kere kendi aralarında çok tutarsızdılar birinin evet dediğini diğeri hayır dedi Erol’un da gözünden kaçmamış. Sonra Eray ile iletişim kurmadılar çocuğa bakmadılar bile bu durumdan hoşlanmadım.Bir kere insan tebessüm etmez mi anlamadım.Tabii ki orası bir işletme para kazanacaklar ama biraz da eğitimci gibi davranmaları gerekmez miydi. Listeye bir çizik attık.

Sonra 11,00 de başka okula gittik, adımımı attım okulun müdürü karşıladı bizi. Kadın ilk önce Eray ile konuştu birbirlerinden hoşlandılar sonra biz konuşmaya başladık tamam bu kadın kesinlikle işletmeciden ziyade eğitimci dedirtti. Aynı dili konuştuk ya,benim ne anlatmak istediğimi anladı ya okulu daha gezmeden orayı biz çok sevdik.Bizi maddi anlamda çok zorlar orası ama yine de şartlarımızı zorlamaya bakacağız dedik cebimize attık.

Pazartesi öğlen tatilinde gittik başka kreşe .Aman aslında ben pimpirikli zannederdim de kendimi meğersem babamız benden çok daha hassasmış. Bir garip hallerdeyiz .12 saat çocuğumuzu hiç bilmediğimiz yerlerde bırakacağız ya tedirginiz. Erol hoşlanmadı anladım ‘biz babaların size ne soracağı bellidir aslında(para)’sorusunu bile sormadı yani durum vahim. Teşekkür ettik ayrıldık listeye çizik attık.

Akşam iş çıkışı 18,30 ve 19,00 da yanyana iki kreşte randevumuz vardı. İlki kurucusu ve işletmecisi Profesör bir pedagog. Orası en geç 17,00 de kapanıyor ve bizim 18,30 kadar bırakacağımız duyduğu anda bıraktı işletmesini anlatmayı. Kadın resmen bize ücretsiz rehberlik verdi, zaman ayırdı. Çok samimiydi söylediklerinde yaşı kaç olursa olsun sabah 07,30-18,30 arası çocuğu kreşe bırakırsanız ciddi sorunlar olur dedi.Kesinlikle önermem yolunu bulun dedi, kadın  bizim için fikirler üretmeye yardımcı olmaya çalıştı.Orada kreşe gitmesini çok isterdim kısmet tabii. Diğer kreşe gittiğimiz de(usturuplu not bıraktığım yer) yine aynı sorun saatler .Kadın o kadar tatlıydı ki sanki arkadaşımla sohbet ediyor gibi hissettirdi. O da diğer pedagogun söylediği şeyleri söyledi şartlarınızı zorlayın çocuğu o kadar saat kreşe vermeyin. O da oturdu bizimle çözüm aradı dedim ya arkadaşımla sohbet eder gibiydik bir ara o kadar üzüldüm ki hiç ama hiç tanımadığım bir insanın yanında gözyaşlarım akıverdi,kendime çok şaşırdım.

Aklımız karışık artık annane, babaanne ve biz göçebe hayattan yerleşik hayata geçmek istiyoruz bu yaşam hepimiz için çok yorucu ama bir yandan birbirimize o kadar uzağız ki çocuğumu evde karşılayacak kimse yok.Annem zaten kreşi bu sene istemiyor çocuğumu zayıflatırlar çocuğumu ezerler diye peşimde dört dönüyor. Annemin de gönüllü olmasıyla yarın değişmez ise şöyle bir karar aldık Sabah 09,00 akşam 16,00 yada 17,00 kreş sonra annem evde karşılayacak. Anneme de kıyamıyorum evinden uzak kalacak ama ben torunum için seve seve gelirim dedi.

Ne diyeyim bazen seni çocuk için kırsamda annem sen hakkını helal et.Bugün son fotoğrafa bakıp nefes almaya çalışıyorum, keyfim ise hiç yok

14 yorum:

hypo dedi ki...

kreş konusunda bu kadar hassas davranmayın, bence.
işinize yakın olsun, bu iyi.
devletin kreşlerine bir bakın.
uzmanlar esas oralarda. özel kreşleri ben oldum olası sevmedim.
çocukları bilinçsiz insanların vermek doğru değil.
en iyisi devletin kreşleri ve anaokulları.

Sevgi dedi ki...

ben senin o gözlüklerini yerim.. akıllı bıdık.. sen ergenliğe erken mi girdin bakalım.. :))
bakıcı mevzusunu yeni halletmişken bir de kreş sorunu çıkacak dimi.. offf offf nedir bu annelerin ve bebelerinin çektiği..

Ayla dedi ki...

Cüneyt başıma gelmeyince bende insanların hassas davrandıklarını düşünürdüm, başa gelince anlayabiliyor insan.

Devlet kreşlerinin saatleri belli,özel kreşlerin saatleri esnek.Özel kreşlerde de bilinçli insanlar var gezdikçe görebildik he bilinçsizler sadece ticari kaygıları olanlar yok mu, var elbet.Henüz hiçbir şey net değil.Geziyoruz, devlet kreşlerini de gezeceğiz nereden ne çıkacağı hiç belli olmaz.Hayırlısı olsun

Ayla dedi ki...

Sevgi kreş gezerken bazı pedagaglarla görüşüyor insan ister istemez 2,5 yaş mini ergen dönemiymiş.Çok güldüm anlatınca.Yani şu an oğlum tam da mini ergen döneminde ailecek tam bir çatışma halindeyiz:))

Hiç bitmiyor her dönem başka bir şey başlıyor. Ne bilim önce çocuğu alıştırmak ile zaman geçiyor(emzik, biberon vs) sonra alışkanlıkları bıraktırmakla uğraşılıyor.Sonra bakıcı ,kreş devreye giriyor. Kreş bitiyor okul başlayacak yani dert hiç bitmeyecek.İnsanların özellikle annelerin babaların nasıl yaşlandığını anladım ben:)

elif-kayra dedi ki...

aylacım biliyorsundur bizim başımızdanda kötü bir kreş anımız var, bu sene eylülde tekrar denicez ama kayra da hiçheves yok.

aman ne olur çok dikkat et. nekadar güler yüzlü olsalarda sonuçta bir bütün gün yanlarında yokuz,
çocuklar çok çabuk etkileniyorlar.
inşallah siz böyle sorunlar yaşamazsınız.Anneannelere gelinnce onlar hiç bir zaman razı değil..

Ayla dedi ki...

Elif biliyorum okumuştum, üzülmüştüm inşallah eylülde fikri değişir, okulda kalmak ister.öğretmen çok önemli faktör ilk gördüğünde belkide öğretmenini çok sever. İnşallah en güzelini olur.

Eray'a gün içinde soruyoruz okula gidecek misin diye. Evet gideceğim diyor çok hevesli orada logo oynamayacakmış, dinlenecekmiş(evde biz çok yoruyoruz ya) .Ama tabii daha önce hiç gitmediği için başına geleceklerden haberi yok o yüzden gideceğim diyor:)))

Elif tedirginliğim her geçen gün artıyor. Öyle insanlara dışarıdan konuşmak ne kadar kolaymış, kreş ararken anladım. Çok zor gerçekten.Bir de dediğin gibi yanlış bir kreş olur Eray etkilenir okuldan hep soğur diye de korkuyorum hayırlısı olur inşallah hepimiz için.

pelince.com dedi ki...

Kreş işi zor sanırım,ben yaşamadım ama çok kötü tecrübesi olanlar var.. Ama çok memnun olup çocuğunun eğitimini 6 yaşına kadar aldıranlarda var.. o yüzden içini ferah tut,eminim güzel bir kreş bulacaksındır..
Gözlükleride pek şirin olmuş,maşallah..

Yunkabu dedi ki...

Allah gonlunuze gore versin hanimignecim. Ben inaniyorum hersey cok guzel olacak.
Son fotograftaki pozuna bayildim kuzunun :) dudak ifadesine bak sen ! sanki daha da buyumus..

Ayla dedi ki...

Pelin çok teşekkür ederim dedesinin gözlükleri, el koymuş işten eve gelince görünce çok güldük.

Kreş konusunda da inşallah hayırlısı olur herkes gönderiyor ne var bunda diye telkin ediyorum kendimi ama yok olmuyor buna da alışacağız inşallah

Ayla dedi ki...

Fulyacığım di mi o dudak hareketi beni öldürdü dün hep o fotoğrafa baktım aslında biz farketmesekde büyüyorlar

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

Ahh Ayla ahh. öyle bir konuya barnak bastın ki.. biz Ece 22 aylıkken başladık kreşe. o da sırf eşimin inadı ve şartlar yüzünden. anneanneye çok yük oluyormuşuz. 6 ay her sabah ağlayarak bıraktım kızımı kreşe. yaz geldi üç yarım gün yollamaya başladım geri kalan günler anneanneye gitmeye başladı. okuldan soğumasın, tekrar sil baştan başlamayalım diye yarım gün göndermek istedim. ama hala severek gitmiyor. istemiyor okula gitmeyi. napacağımı bilmiyorum. çoğu zaman kızıma haksızlık ediyormuşum gibime geliyor. hakkım yokmuş gibi. biliyorum ne o ilk çocuk bu durumda olan ne ben ilk anneyim bunları hisseden.
velhasıl deniz anası modundayım anlayacağın.

Ayla dedi ki...

Nilhan yaşamadan bilmiyormuş insan onu birkez daha anladım. Daha vermedik biz vereceğiz.Vermeden bu duyguları yaşıyorsam ben verince ne yapacağım. Kreş gezerken çocukların öğlen uykusuna denk geldik. Gezdiriyorlar bizi 3 yaşında bile değil çocuklar onları yataklarında görünce mahvoldum,içeri girin dedi yok rahatsız etmek istemiyorum dedim aslında yüreğim dayanmadı fırladım dışarıya çıktım.Onları uyurken görünce neler düşündüm bir bilsen.Evet herkes yaşıyor bunları ama galiba bazı anneler daha hassas daha zor kabullenıyorlar. Kimselere de diyemiyorum yazamıyorum ama gözyaşlarımı tutamıyorum hiç tanımadıgın ınsanlara çocugumu emanat edeceğim kaygılanıyorum.

Eray başına ne geleceğini bilmediği için okula gitmek istiyor çok heveslı ama galiba okula birlikte gideceğimizi düşünüyor

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

BEN İLK KREŞİ GEZERKEN 3 YAŞ VE 4 YAŞ SINIFLARINA BAKIYORDUM. 3 YAŞ UYKUDAYDI AYRICA HER ÇOCUĞA BİR YATAK DÜŞMÜYOR SANIRIM.YATAK SAYISI AZ. AMA HEPSİ TAM GÜN KALMADIĞINDAN SANIRIM. 4 YAŞ DA YOGA YAPIYORDU AMA ÇOCUKLAR SIZMIŞLARDI VE YATAKTA DEĞİL YOGA MİNDERLERİNİN ÜZERİNDE.
BUGÜN KREŞLE GÖRÜŞTÜM. KIZIM OKULA GİTMEK İSTEMİYOR DEDİM. BUNA SEBEP BENMİŞİM. ONU OKULA ÜÇ GÜN YOLLAYARAK OKULDAN SOĞUTMUŞMUŞUM. OFFF KAFAYI YİYECEĞİM BEN AYLA

Ayla dedi ki...

Nilhan gerçekten çok zor .Aslında yarım gün kalanları uyutmuyor benım gıttığım kreşlerde her sınıfın uyku odası farklıydı herkese tek yatak duşuyordu ama sonucta biz haberli gittik habersiz gitsek nasıl manzara ile karşılaşırdım bilmem. O çocuklar öyle uyuyorlardı ya canım yandı sankı anaları babaları atıp kaçmışkar gibi düşündüm bende oraya göndereceğim ya suçluluk duydum o masum melekleri görünce .Kreşte en cok canımı yakan manzara oydu.

Nilhan her gün gönderip yarım gün göndersen nasıl olur. Acaba üç yarım gün göndererek aklımı karışyıor kızının.Hergün okula gitmesi gerektiğini bilmeli mesela. Bakalım biz ne yapacağızz .Ben dirayetlide değilim, ağlarsa ne yapacağım. Düşün bizim kı gideceği için hevesli ama bizimde onunla geleceğimizi düşünüyor ben şimdilik süprizi bozmuyorum. Çok zor konular bunlar.

Ağlayarak seni vazgeçtirmek istiyor ama Nilhan sakın vazgeçme gönder diğer senelerde de aynısı yapar:(