Çarşamba, Ağustos 22, 2012

Sahi sanat kim içindir

İlk birkaç gün duvara toslamış gibi oldum. Allahtan durumu çabuk toparlayıp hemen adapte olan biriyim.Hiç ama hiç yalnız bırakmıyor tontalak beni.Gözlerimizi açıp uyandığımız zamandan başlayıp tekrar gece yatana kadar ki geçen sürede siyam ikizi gibiyiz.Hiç abartmıyorum tuvalete bile benimle geliyor,ben kapımı kilitliyorum kapıda nöbet bekliyor galiba banyo penceresinden her an sıvışacağımı düşünüyor.Sabah kalkınca benimle anlaşma yapıyor. ‘Annecim ocağa tencere koyma tamam mı? Fırına da tencere koyma diyor.Yani yemek yapmama bile tahammülü yok..Kıyamıyorum..

38. haftaya kadar çalıştım hem de davul gibi şiş bacaklarla bir kere ıhh demedim, diyemezdim. Senelik iznim üç haftaydı son aylarım yaza geldi sıcaktan sabahlara kadar uyumadım o senelik iznimden bir gün ya bir gün kullanmadım çocuğumla bir gün daha fazla kalayım diye.Oradan artır buradan artır 4.5 aylık olunca işe başladım.Yeter mi yahu bu süre süt kuzusuna…Anlıyorum… Yılların hasreti var yüreğinde…Silkelendim..

Sabah gözlerini açar açmaz ‘annecim hemen plan yapmalıyız’diyor.O gün yapılacakları birlikte planlıyoruz…Önce mutfakta kahvaltı hazırlıyoruz. Salonun ortasına örtü serip televizyonu açıp birlikte piknik yapıyoruz hem de hiç acele etmeden. Sonra televizyonu kapatıp internetten çıkardığımız ödevleri yapıyoruz..Şaşırtıyor beni ödev yapmaya her gün daha istekli daha fazla yapmak istiyor.Neler mi yapıyoruz…Mesela sayılarla ilgili çalışmalar yapıyoruz,zaten biliyor ama yazmayı unutmasın diye tekrarlıyoruz..Çizgileri birleştirme yapıyoruz ya da farklı olanları bulup daire içine alıyoruz.Hoş bazen tontalak yine tontalaklığını gösteriyor

-Eray’cım burada farklı olan hangisi
-üzüm
-tamam o zaman üzümü daire içine al
-almam
-neden
-çünkü ben elmayı yuvarlak içine almaya karar verdim

diyor ,kafamı masaya vurmama sebep oluyor.














-Eray’cım bu dört kaplumbağadan biri farklı,sence hangisi
-bu(ilkini gösteriyor)
-aferin sana bildin,peki neden
-çünkü bunun yuvarlakları yok üzerinde
-bravo sana, o zaman onu daire içine al
-almam
-neden
-onu sevmedim,bunu yuvarlak içine alcam öyle karar verdim

Yani bu aralar favori cümlesi’ çünkü annecim ben öyle karar verdim…Evladımı olduğu gibi kabul edip programımıza devam ediyoruz.

Bir posta oyuncaklarla oynuyoruz.Kah acil dudum(durum) acil dudum diyerek beni yıkılan kayalıklar arasında mahsur kalan insanları tutarmaya(kurtarmaya) çağırıyor, kah bayılarak doktor olmama sebep oluyor.Tontalak oyun bulmak ve kurmak konusunda hiç sıkıntı çekmiyor. Sonra meyve tabağı molası

Programımıza mutlaka sanatsal bir faaliyetle devam ediyoruz,genelde bu sulu boya ile resim yapmak oluyor bazen gitarı ya da davulu eline alıp ben çalcam sen oynayacaksın da diyor.Bu resimler bugün ki sulu boya çalışmamızdan..Konuyu hep serbest bırakıyoruz ilham denilen şey malum kalıplara sığmaya gelmez.Birinci resim Eray’a ikinci resim ise lütfen gülmeyin bana ait.

Evet biliyorum resim denilen şeye kabiliyetim yok hiç de olmadı zaten..Ortaokulu ortaköyde şu an harabe olan deniz kıyısında bir okulda okudum.Resim öğretmenimiz denize bakıp resim çizmemizi isterdi neler yoktu ki o manzarada..Küçük sallar,kocaman yük gemileri, kız kulesi,mavi bir deniz, sesimi hiç duyuramadığım o martılar..Arkadaşlarım şaheserler yaratırdı bende resmimi ortaya çıkarmaya utanırdım.Utancım o manzaraya hakkını verememekten.



Neyse birinci resim Eray’ın demiştik, resimden anlaşılacağı gibi Eray efendi ‘sanat sanat içindir’ anlayışını benimsiyor o yüzden blogdaşlarım resmi anlamaya çalışmayın.Sanatçımız burada galiba yarattığı düşsel gerçekçilik, betimlediği gerçek dışı düşsel mekan ve garip düşsel imgelem ile bir karşıtlık yakalamak istemiş..İkinci resim ise sanat toplum içindir diyen annesinin.. Her zaman ki gibi kanatkar yani pembe panjurlu,bahçeli mini minicik bir ev,bahçesinde evladı için salıncak…

Yemek yapmak için mola tabiki tontalak ile giriyoruz mutfağa sağ baldırımdan asla ayrılmıyor maazallah beşinci kattan aşağıya kaçış planları yapabilirim,pişen yemekler yeniliyor ne olursa olsun seçmesine izin yok. Yemek yedikten sonra bir gün dedi ki bana

-artık süt dilimi yemeye hak kazandım mı annecim

Yemekten sonra yine oyun zamanı ,ha bu arada arkadaşlarımla mailleşirken bile kucağımda.Saat 17.30 u gösterirken ise park zamanı taa ki babası parktan bizi alıncaya kadar.Parktan sonra banyo,akşam yemeği…Bir ömür böyle tükeniyor galiba...




Not: Bugün parkta çok huysuzluk yaptı bende akşam cezalısın mamut seyretmek yok dedim.Bak görürsün nasıl seyredecem dedi bana nasıl da diklendi hala o cümle kulaklarımda..Bak görürsün nasıl seyredecem....Eve girer girmez annecim parkta yaptıklarım için özür dilerim nüften ceza verme bana dedi.Hayır cezalısın dedim affet beni ne olur dedi hemde elli kere.Her zaman aynı şeyi yapıyorsun affetmiyorum dedim.Güven bana annecim bir daha yapmayacağım dedi ve elimi öpüp alnına koydu...Nereden öğreniyor bu çocuk bu cümleleri hiç bilmiyorum....


8 yorum:

Cebimdeki renkler dedi ki...

Tontalak uyumuş da makineyi ele geçirebilmişsin Ayla' cım :) Yapışık yaşamak zor haklısın. O da haklı aslında ama insan kendine sadece kendine de en azından bir saat ayırmak istiyor dimi. Dur bakalım ne kadar sürecek Eray' ın saltanatı annesi ile. Kıyamam kuzuya ya gözünün önünden de ayıramıyor annesini...

Ayla dedi ki...

Aynen öyle oldu Ülker'cim yoksa gün içinde yazı yazmak imkansız bu yapışık halde..Tam yazı yazmaya başlıyorum tamam bilgisayar saati bitti diye çat bilgisayarı kapatıyor görme halimizi..Ah o bir saat ne kıymetli oluyormuş meğerse..Bugün uykuyu kenara attım yazdım bir de şaşırıyorum geç yatıyor kitap mı okusam yazı mı yazsam,sörf mü yapsam yetmiyor zaman..Zaten okul açılacak o zaman dengede olur herşey diye düşünüyorum bakalım kısmet tabiki

Esra dedi ki...

Evet evet, kesinlikle yılların hasretini gideriyor Eray'ım seninle, fena olmaz tabi arada beşer onar dakika kendi başına idare etse ama bence evdeki varlığına alışınca normale döner Aylacım. Hem inanır mısın ben içten içe çok kıskandım, bu aralar bizimkiyle kaliteli vakit geçirme konusunda pek iyi değilim, hep iş güç :(
Çalışmalarınız süper ama bu çocuk sahiden çok alem, baksana kafasına affedilmeyi koyduktan sonra yaptıklarına :) seviyorum Eray'ı demiş miydim?

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

nefes aldırmasa da güzel bir arada olmak, kıymetini bil :)
birde affettin dimi çocuğu ;)

Ayla dedi ki...

Esra'cım durumu çok iyi özetlemişsin bir şeyi kafaya koyarsa var ya yapmayacağı şey yok aslında öyle tatlı dilli oluyor ki şaşırıyorsun söyledikleri karşısında. bencede bu geçici bir durum normale döneceğini umut ediyorum :))

Faaliyet yapmazsak ya da oyun oynamazsak acayip kriz çıkarıyor o yüzden zamanı dolu dolu kullanıyoruz:))

Ayla dedi ki...

Bahar nereden bildin :))ben kesinlikle akıllanmam,

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

Aylam okuyunca üzüldüm. yaz boyunca kızımla hiç bişey yapamadık biz. Ece Eray'ın yerinde olmak için neler vermezdi.
Eray kararlarına saygı duyuyorum, hep böyle istikrarlı ol e mi?

Mamut izlendi mi , izlenmedi mi?

Ayla dedi ki...

Nilhan biraz daha kolay çocuk olsa var ya onunla neler yapacağım ama zor çocuk çok yoruyor beni...

İzlendi:(( hem herkes ikinci bir şansı hakeder