Çarşamba, Mayıs 09, 2012

Herkes gider Mersin'e Hanimiğnem gider tersine-Mim

1-Ne sıklıkla kitap okursunuz?
Her gün mutlaka zaman ayırıp okurum.Artık düzenimi oturttum bu konuda hatta otomatiğe bile bağlandım diyebilirim.Öğlen yemeğimi 15 dakikada yiyip 45 dakika okumaya zaman ayırmaya çalışırım.Erol’la anlaşmamız neticesinde tontalağı almaya anneme giderken okurum ve akşamları Levent-Ortaköy trafiğinin okumama epey bir katkı sağladığını söyleyebilirim.

Anlaşmamız şu sabahları ve tontalağı aldıktan sonra eve giderken Erol haber dinleyecek ben de anneme giderken kitap okuyacağım doğal olarak radyoyu kapatacağım.Çünkü tontalak varken kitap okumak istemiyorum vakit geçirmek için tontalakla haftaiçi akşamları az zamanımız olduğu için o varken sohbet etmeyi tercih ediyorum ve en güzel sohbetleri o zamanda yapıyoruz.Erol’un en kötü özelliği malesef mızıkçı olması.Bazen anlaşmayı bozmaya çalışıp beni deli ediyor ama ben anlaşmanın yükümlülükleri yerine getirmesi için her türlü tehdit,hile ve cebiri kullanmaktan çekinmiyorum.Anlaşma anlaşmadır sonuçta. Tontalak uyuduktan sonra uyumadan öncede genelde bir yarım saat daha okurum.


2-En sevdiğiniz yazarlar?
Çok fazla var ama bunu dönemlerime ayırsak daha iyi olurdu.Irvın D.Yalom,Erich Fromm,Paulo Coelho .Türk ve Dünya edebiyatından Dostoyevski,Lev Tolstoy,Yakup Kadri Karaosmanoğlu,Halit Ziya Uşaklıgil, Victor Hugo, Reşat Nuri Gültekin ayy durdurun beni

3-En beğendiğiniz kitaplar?
Irvin Yalomun Nietzsche Ağladığında ya da ne bilim Aşkın Celladı gibi kitaplarını çok severim.Olmazsa olmazım cep kitabım Sokrates’in savunmasının benim için ayrı bir yeri vardır.Paulo Coelho’nun okuduğum ilk kitabı (Simyacıyı okumadan onu okumuştum onunla tanıdım yazarı )Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum ve ağladım idi.Şu an okusam ne hissederim (12-13 sene var)bilmiyorum o zaman etkilenmiştim bende annemin salonun koltuğunda oturup ağlamıştım. Annem girdi içeriye çok şaşırdı hemen hafiyeliğe başladı.Yok annem kitaba ağladım desem de inanmadı.Sorun nedir annenin ben diye beni dürtüp durdu ve sonunda dayanamayıp o da ağladı.Annemle ikimizin gözyaşları birbirini tetikler yani annem ağladı ben ağladım,ben ağladım annem ağladı,koltukta oturup ağladığımız anı asla unutamam:)Ayy bir tuhaf oldum devam edelim,Suç ve Ceza, Anna Karenina,Sefiller. .. yazmakla bitmeyecek ben pes ettim.


4-Yerli ve yabancı hangi kitapların yazarlarını daha çok tercih edersiniz?
Ben hep kitapların dini,milliyeti,ırkı...olmadığına inanmışımdır.O yüzden benim ruhuma, zihnime,ufkuma hangisi hitap ediyorsa onu okurum..

5-Bugüne kadar en beğendiğin kitap serisi?
Stierg Larsson Millenium serisi,Alacakaranlık serisi

6-Daha çok hangi tarzda kitap okumaktan hoşlanırsın?
İşte bu soruyu dönemlerime ayırmam lazım yoksa anlatamam.Erol’un benim için bir tabiri vardır.Herkes gider Mersine Ayla hanım gider tersine bu laf şimdilik cepte:)

Lise yıllarımda kesinlikle Türk ve Dünya Edebiyatından eserler okurdum ve tutkunuydum. Taksimdeki kütüphaneye gider içinde kaybolurdum benimle biri gelmek isteyecek diye ödüm kopardı çünkü o anlarda yalnızlığı tercih ederdim.Dostoyevski’nin Suç ve Cezası,İnsancıkları ve Budalası, Tolstoy’un Anna Kareninası, Yakup Kadri’nin Kiralık Konağı veya Yabanı, Halide Edip’in Ateşten Gömleği,Sinekli bakkalı ,Victor Hugo’nun Sefilleri,Reşat Nuri Gültekin’in Çalıkuşu,Yaprak dökümü ve nicelerine insan nasıl tutkuyla bağlanmazdı ki....

Üniversite yıllarında Psikoloji ve Felsefeyle takıldım.Özellikle eski Yunan filazofları,Erich Fromm,Irvin D.Yalom ,Sigmund Freud.Okul bittikten sonra Marlo Morgandan Murathan Mungan’a kadar her türlü değişik türdeki kitaplara takıldım.Ayy unutuyordum biyografiler benim her dönem favorimdir.

Sonra uzun bir durgunluk dönemi.Tontalak çok vaktimi alıyor diye okumadım halbuki bence bu bahanemdi ben bu kadar uzun bir süre kitap kokusundan nasıl uzaklaşabildiğime hala inanamıyorum.Uzun bir sürede olsa silkelendim.Asla bilim kurgu,fantastik okumam demiştim ya şimdi deli gibi onlara sardım yani 20’li yaşlarda okuyacağım kitapları şu an okuyorum ve bir nevi Erol bey’in lafını da tasdiklemiş oluyorum. Herkes gider Mersine Ayla hanım gider tersine...Bu türü ben çok sevdim.Bu yılı kendim için fantastik yılı ilan edip diğer soruya geçiyorum.

7-En son hangi kitabı okudunuz?
Şafak Vakti-Stephenie Meyer.

8-Şu anda hangi kitabı okuyorsunuz
Kemikler Şehri-Cassandra Clare

9-Kitap blogları hakkında ne düşünüyorsunuz?Yeterli mi?
Gerçekten bir fikrim yok

10-Kitap okumak sizin için ne ifade ediyor?
İçimde bulunduğum gerçeklikten sıyrılmak.Sanki odanın en uzak köşesine oturup günahıyla sevabıyla benimsediğim karakterleri izlemek.Onların dertlerine yanıp,acıları için gözyaşı dökmek, kavuşmalarına sevinmek o zamanda ya da dönemde kaybolmak. Yani ahretliğimin dediği gibi çok başka bir dünya.

Fulya'cım kitaplar konusunda mimlediğin için teşekkür ederim,gerçekten bu mim neler hatırlattı bana neler.

12 yorum:

bahriye-krm dedi ki...

bu aralar özellikle bakıyorum okuduğun kitaplara...çünkü ben de kerem bahanesinden kurtulup yine kitaplara zaman ayırmış biriyim...gerçekten çocuklar bizim arkasına sığındığımız bahanemizmiş...iyiki döndük eskiye :))
bir de ayla'cım 10. sorunun cevabı ne kadar doğru...ben de böyle düşünüyorum...

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

Okuduklarının hiçbirini okumamışım desem. Gerçekten arayı kapatmam lazım ama imkansız gibi görünüyor. Emekli olmaya da çok var?
Tebrikler Aylacım. Sen okumamışsın, içmişsin kitapları.
Sefilleri, Suç ve Ceza yı okumuştum ama yeniden okumam lazım gibi geliyor bana.
Sofi'nin dünyasında boğulur gibi olmuştum. Niççe ve simyacı süperdi.

Ayla dedi ki...

Bahriye hala inanamıyorum biliyor musun kendime nasıl böyle kokusuz kaldım diye.Doğdugu günden beri Eray'ı ettim bahane.İnsan 20 dakika da olsa ayırır bence.Evet doğru söylüyorsun iyi ki de döndük eskiye:))

Bahriye okudğum şey beni sararsa insan kendimi çok kaptırıyorum zamanımdan,mekanımdan ve ortamımda kopuşlar yaşıyorum:))

Ayla dedi ki...

Nilhan zamanımın çok olduğunda benim bir projem var kitaplarım çoğu yangında is,su oldu gitti bir çoğu.En azından klasikleri alıp okumak istiyorum ama şöyle bir yazarı alcağım tolstoy mesela çoğu eserlerini okuyacağım sonra Dostoveyskiye geçeceğim onu da öyle...O kadar zaman olmuş ki onları okuyalı tekrar istiyorum o zamana tekrar geçiş yapmayı.

Sofinin dünyası aklıma geldi yazarken o kitap benim okul zamanlarımda otobüslerde bir yada iki kişinin elinde olurdu:)Onu da tekrar okuyacağım

Yunkabu dedi ki...

ne demek ne demek ...:)

didem dedi ki...

Yemegimi cabucak bitirip vaktimi okumaya ayiriyorum demissin ya nasil takdir ettim seni anlatamam. Hevese geldim bende oyle yapicam.

Esra dedi ki...

Ben de kitap okurken ağlayabilenlerdenim Aylacım :)

Ne güzel, trafiği okuma ve Eray'la sohbet gibi iki şahane şekilde değerlendiriyorsun.

Dostoyevski ve Tolstoy, benim de favorilerim bu arada.

BALLI LOKMAM dedi ki...

bende severim okuduğum kitapları daha sonra tekrar okumayı. İnsan büyüdüğünü anlıyor, algılaması o kadar farklı oluyorki tavsiye ederim...

Ayla dedi ki...

Didem yemek yemeği de severim yavaş yavaş tadını çıkara çıkara ama galiba kitap okumayı yemek yemekten daha cok seviyorum o yüzden sildim tek kalemde iyi okumalar ayrıca sana...

Ayla dedi ki...

Fulyam çok teşekkürler:))

Ayla dedi ki...

Esra inan trafik başka türlü çekilmiyor, bir gün unutmuşum kitabı evde çatlayacaktım az daha yolda:))Evet Suç ve Ceza bak hala aklımda...

Ayla dedi ki...

Ballı Lokmam inşallah yapacağım çünkü inan merak ediyorum 15-16 yada 20-21 li yaşlarda okuduğumda hissettiğimle şimdi nasıl hissedeceğim arasındaki farkı bilmek istiyorum.Bakalım ben nasıl algılayacağım:))