Perşembe, Mayıs 24, 2012

Nev'i Şahsına Münhasır

Pazar günü güzel bir kahvaltı hazırlamışsınız hem yiyoruz hem de haberlerde base jump yapanları izliyoruz. Eray’ım yaptığı işi bıraktı heyecanla onları izliyor.Sonra birden bana annecim nütfen ben de atlayayım dedi. Olmaz Eray’cım sen küçüksün dedim konuyu kapamadı nütfen anne bende balondan atlayacam dedi.Söz veriyorum Eray eğer büyüdüğünde yine paraşütle atlamak istersen atlamana izin vereceğim lakin şu an çok küçüksün yapamazsın bu spor küçüklere uygun değil...Sonra madem kendim yapamıyorum dercesine babasına döndü

-babacim sen atla
-ben atlayamam ben çok korkarım(Erol gerçekten çok çokkk korkar bu tür şeylerden)
-Nütfen babacımmmm
-Eray’cım ben yapamam gerçekten çok korkarım
-babacım atla çok ejcencelidir(eğlenceli)
-Eray anlamıyor musun ben korkuyorum,yüksekten çok korkarım
-babacim BİR DENE, bir kere dene..

Hala kahvaltıdayız seviyoruz Pazar kahvaltısını uzatmayı.Şimdi sebebini hatırlamıyorum bize çok kızdı tontalak efendi o öfkeyle elini kaldırdı ama bize vurmadı hatta nasıl da mücadele etti kendisiyle. Sonra yerde duran legoların yanına gitti, sırtını dönerek oturdu yere bizimle muhatap değil..Hem legoyla oynuyor hem de 'size vurmayacağım çünkü sizi çok seviyom, size vurmayacağım çünkü sizi çok seviyom, size vurmayacağım sizi seviyom.. Sürekli aynı cümleyi tekrarlıyor.

Hani çocuğunuzun dili çat pat çözüldüğünde yeni kelimeler duyduğunuzda duyduğunuz kelimenin doğru olup olmadığını anlamak için illa en yakındaki birine sorarsınız ya..Aaaa lütfen mi dedi.Onun gibi Erol’da duyduğu şeyin doğru olup olmadığını anlamak için ya da şöyle diyeyim aslında duyduğu şeyin doğruluğundan eminde sadece inanamayıp en yakındakine yani bana onaylatmak için döndü ‘size vurmayacağım çünkü sizi seviyorum mu diyor..Kesinlikle öyle diyor dedim sordu ama neden böyle yapıyor. Galiba Erol öfkesini kontrol etmeye çalışıyor...

Akşam oldu öğlen uykusunu atlattığı için ayakta sallanıyor. Haydi uyku vakti dedim.Salonda koltukta televizyon karşısında uyumak istedi.Hangi birimiz televizyon karşısında keyif yapıp göz kapaklarının ağır ağır kapanmasını istemez ki.Üstüne basa basa söyledim.Herzaman bunu yapamazsın sadece bugünlük izin veriyorum sana..Tanam annecim dedi anlaştık.Işıkları kapadık, yastığı-pikesini getirdik,televizyonunun sesini kıstık.Salonda tek başına kalacağını zanneden güççük bey dedi ki

-Yanımda yatabilirsiniz, size izin veriyommm

Ahh teşekkür ederim dedim.Baban zaten salonda olacak,bilgisayarda işi var bende mutfakta olacağım tamam mı dedim.Sonra çıktıktan sonra güldüm şimdi korktuğu için dalga geçtiğimi zannetsin istemedim ama o kadar da tatlıydı ki.. İzin veriyormuşşşş beyefendi ahh onun bu lütufları da olmasa....

Evde hemen hemen hiç bilgisayar kullanmıyorum içimden gelmiyor.İş yerinde o kadar muhatap oluyorum ki evde resmen midem bulanıyor.Eray’ın video görüntülerini eklemek için gireyim dedim. Yok Erol bilgisayar benim ben kullanacağım dedi.Herzaman sen kullanıyorsun benim işim olmasa ellemem bile bana müsaade eder misin dedim.Hayır dedi,evet dedim. Çocuk gibi sen alacaksın ben alacağım kavgası ediyoruz, ertesi günde eklerimde aslında ne yapayım bir kere inat ettim.Kulağımı tuttu kalkmazsan bende kulağını çekerim,son kez soruyorum bilgisayarı bana verecek misin?Asla vermem dedim.İnadımı biliyor ya pes etti.Resim yapan tontalağın yanına gitti lakin tontalak babasına çok öfkeli.Babasına bağırdı ve dedi ki

-Neden annecimin canını acıttın
-ha ha hayır( şaşkınlıktan kekeliyor)ben annenin canını acıtmadım
-hayır acıttın neden acıttın babacım
-ben asla annenin canını acıtmam Eray,annenle şakalaşıyorduk
-hayır annemin canını acıttın
-Eray’cım biz annenle şakalaşıyorduk
-Hemennn annecimden özür dile
-ben özür dileyecek bir şey yapma..(lafını bitiremedi Erol)
-hemen dedim sana

Peki dedi Eray’la yanıma geldiler tabii bende hava 1500 tek kaş itinayla havada.Erol’a bakmıyorum bilgisayara bakıyorum.

-Anneesi özür dilerim
-Efendim Erol bir şey mi dedin duyamadım(demin hava 1500 yazdım di mi yok düzeltiyorum hava 2500)
-Senin canını acıtmak istemedim sadece şaka yapıyordum özür dilerim
-Peki Erol’cum bir daha olmaması şartıyla seni affediyorum(Hava 2500 mü dedim yo yoo hava 3500)

Sarılın dedi tontalak.Babasıyla birbirimizin centilmence yanaklarımızdan öptük sonra her ikimizde bilmiş tontalağa saldırıp öpücük bombardımanı tutuk.

Sonra ben videoları ekleyemedim resim yapan tontalağın yanına gittim.Ne çizdin diye sordum.Tebele çizdim annecim dedi.Tebele anlayamadım Eray’cım tebele ne demek.Tebele annecim tebele...Çizdiği resme bakıp tebelenin ne olduğunu anlamaya çalışıyorum.Kare çizmiş, karenin ortasından düz bir çizgi çekmiş ve karenin ortasına birşeyler karalamış.

Yok işte tebelenin ne olduğunu anlayamıyorum. Eray anlamadığım için üzgün. Eray’cım tebelenin ne olduğunu başka şekilde anlatabilir misin?Immm dedi tebele buyadan araba geçemez demek.Düştü bende dört köşeli jeton.Tabela veya trafik levhaları, araba geçemez levhası:) Sonra birlikte bir sürü trafik levhası çizdik.Bisiklet geçemez,hayvan çıkabilir.En anlamlı levhayı yine tontalak çizdi. Kocaman yuvarlak çizip yuvarlağın altından düz çizgi çekti,sonra içine birşeyler karaladı. Dedi ki annecim buyadan rüze(füze) geçemez yaptım:)

Teyzesi sürekli der ki bu çocuk bana benziyor, ben de sürekli derim ki ağzına hayra aç:) Dün akşam Eray’ı severken dedi ki teyzesi kılıklı...Eray’dan cevap gecikmedi.Hayır deyzecim ben kılıklıyım. Pardon yani teyzesi ne zannettin ki Eray’ım nevi şahsına münhasır biri...

Not:Bu aralar hayal gücü çok geniş.Her şeyi oyun malzemesi yapabiliyor tontalak.Kirli çamaşır sepetimiz hasırdan dedi ki annecim buyada hazine var mıdır?

24 yorum:

Esra dedi ki...

Öfkemi kontrol etmek için Eray'dan öğrenmem gereken çok şey var :)

Fotoğraftaki bakış şahane, bir de hiç şaşırmamak lazım aslında söylediklerine, çocuklar ne duyuyorsa onu öğreniyor haliyle. Karar veremedim hangi söylediği en komik :) Sanırım babasının lafını yarıda kesip 'hemen dedim sana' repliği en fazla yer etti bende :)

Ayla dedi ki...

Esra ben sinirli bir insanımdır aslında ama konrol kısmına gelince iyi kontrol ederim yani birşekilde öğrenmek zorundaydım.

Fotoğraftaki bakış pür dikkatle dinleme bakışı aman birşey kaçırmasın tontalak edendi:))Kesinkile öyle mesela Eray öğretmeninin bazı lafları var aynen evde söylüyor mesela

-sakın bir daha bunu yapma
-hemen özür dile

aa aklıma gelmedi bak başka örnek.Dur Eray da daha ne replikler var..

Mani ve Badi dedi ki...

aklını seveyim ben onun :)özellikle öfke kontrolü... maşallah diyeyim ben sade. Maşallah maşallah maşallah !

Ayla dedi ki...

Fulyacım teşekkür ederim yani ben öyle tahmin ediyorummm:))

Cebimdeki renkler dedi ki...

Bak sen şu tontalağa :)) Talimat da verirmiş, fırça da atarmış.
Maşallah maşallah...

Sevgi dedi ki...

eraycım hep anneni böyle koru tamam mı kuzum.. erkekim benim.. bu arada o evde bir hazine varsa o da sensin.. annene söyle o tompiş yanaklardan bir öpücük alsın benim için..

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

Senin sırtın yere gelmez Aylam. Tontalağın bir kaç kere seni sattığına , polise vermek istemesine şahit oldum ama şakaydı onlar. şimdi aslan gibi oğlun var seni kötülüklerden koruyan :)

Teyzesi kılıklı haha:) ağzını hayra aç demek ha. Bu sana denir mi hiç saraylı teyze :D

Bu postta beni en çok gülümseten rüze geçemez tebelesi oldu :D

Ayla dedi ki...

Ülker çok çikiyoruz biz bu tontalakdan:))

Ayla dedi ki...

Sevgi babasına karşı beni çok korur çok onun yanında babasının sesi bile yükselemez bana:))Valla sefasını sürüyorum ben bu durumun.Akşam öpeceğim yanaklarından senin için...

Ayla dedi ki...

Nilhan biz oğlumla çok birlik olur Erol'u sinir ederiz:))Canını nedne acıttın dediği zaman ikimizde bir şok geçirdik ama ne yalan söyleyeyim koruması çok hoşuma gitti.

Yakında o da olacak Nilhan bu teknoloji ile yakında tepemizde vızır vızır rüzeler geçecek biz şimdiden trafik levhasını yaptık oğlumla acaba diyorum ki patenti mi alsak ne dersin:))

nil dedi ki...

İşte sevgi dolu bir ailede büyüyen,sevgi dolu, akıllı bir çocuk.

Eray seni çok seviyorum.Öfkeni kontrolünü, hayal gücünü, merhametini seviyorum.

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

tontalaktan ders almak istiyorum :) bilmiş, çok bilmiş :))))

Ayla dedi ki...

Nil tontalak adına güzel sözlerin için teşekkür ederim:)Okulun da çok faydası oldu tontalağa en azından bazı şeyler düzene oturdu şükürler olsun ki...

Ayla dedi ki...

Bahar bu aralar pek mantıklı da yarın değişmeyeceği anlamına gelmez o yüzden dilimi ısarayım:)

our twins of N.Y./SEYHAN dedi ki...

:)) zaten fotografa bakip, yuzundeki tum bilmisligi gorebiliyor insan:)) Masallah Masallah subhanallah...
Ayla'cim opucuk bombardimaninda blog teyzoslarida var unutma:)

domatessuyu dedi ki...

Ayla,

akıl küpünü öpüyorum.
Şimdi ki çocuklar çok fenalar.Biz de onlara yetişecek hız yok.

Tibetin annesi dedi ki...

öfke kontrolü için kendisinden randevu istiyorum pliizzzz!!!

Ayla dedi ki...

Seyhan unutmam öpmek için bahane arıyoruz zaten:))Bu da Seyhan ablan için derimmm

Ayla dedi ki...

domatessuyu;artık yediklerinden mi,içtiklerinden mi,hamileyken aldığımız folik asitlerden mi hiç bilmiyorum zamane çocukları işte:))

Ayla dedi ki...

Sibel kendisine iletirim:))Bazen yapıyorda bazen yapamıyorum teyzesinin bilgisayarını kırdı bu yüzden...

otuzundansonra dedi ki...

maşallah maşallah ben bu çoçuga bayılıyorum .

Ayla dedi ki...

Ablası teşekkür ederiz:)

didem dedi ki...

Kirli sepetinde hazine arayan Tontalagi operim ben. Sevimli sey!

Ayla dedi ki...

Didem bu aralar herşeyi oyun malzemesi yapıyor:))