Salı, Mayıs 15, 2012

Hayret Bi Şey

Cumartesi sabah Erol işe gidince tontalak ile yalnız kaldık.Sabah gözlerini açar açmaz annecim çantamda sana vüprizzz getirdim dediği zaman şaşırdım(cuma akşamından çantasına bakmamıştım)Gözlerini papat annecim dedi, kapadım sonra yüksek sesle bağırarak vüprizzzz dedi. Gözlerimi açtığımda elinde bir kart duruyordu.Doğum günleri ve evlilik yıldönümü dışında diğer özel günler heyecanlandırmaz beni hatta itiraf etmeyelim önemsememde.Lakin cumartesi resmen bakış açım değişti. Tontalağım tarafından el emeği(tabii öğretmenin yardımıyla)hediyesini aldığım zaman o kadar mutlu oldum ki....Eray hemen hediyesini açıklamaya başladı.Annecim buyada ‘annenin hediyesi yazıyo’(aslında yazan Elimi hep tut Anneciğim).. Bu benim el izim,ben sarıyı seçtim:) simde goydum üstüne dedi sonra sordu hediyeni biyendin annecim....Ahhh nasıl beğenmeyeyim ki bu zamana kadar aldığım en anlamlı,en güzel hediye idi.

Eray’ın annesine ilk hediyesi 12/05/2012- el izi olan bir kart
Hissiyat: Anlatılamaz, tarif edilemez

Bu günleri atlamayan bir yol arkadaşım var benim.Öğlen zil çaldı bir baktım ki kapıda bir çiçekçi.İkinci vüprizde yüzümü güldürdü.Eray çiçeği babasına aldığımızı zannetti çiçekçiyi görür görmez dedi ki

Babacimm çok mutlu olacak annecim....

Eray’cım baban bana almış çiçeği dediğimde aaa yeden annecim dedi. Sen bana neden hediye aldıysan Eray’cım o sebepten dedim.Hımm(kafasını sallıyor bu arada)anladım annecim diyerek beni çok güldürdü.Ne anladın demek çok istedim de gülmekten ben hiçbir şey diyemedim.

Özlüyor bizi çokkk.. Hareketlerinden, sesinden, bakışlarından herşeyinden çok belli,bu hareketleri bazen canımı acıtıyor.Cumartesi bir odadan diğerine giderken bile el ele gittik, asla elimi bırakmadı olmadı kucağında taşı beni dedi.O yüzden Eray ayaktayken başka işlere vakit ayırmak istemiyorum.Gün boyunca kah resim yaptık,kah oyun oynadık, kah televizyon seyrettik.Resim yaparken sen üçgen veya kare çizmeyi biliyor musun Eray’cım dedim.Elini çenesinin altına koyarak bana dedi ki

-Biliyom mu bi düşüneyim(ımm omm gibi sesler çıkardıktan sonra)Evet düşündüm ben şekilleri çizmeyi biliyom annecim:)

Resim çizerken bir taraftan bana açıklama da yapıyor.Bak bu kokyüzü(gökyüzü),bu rüze(füze), bu güneş annecim.Ama ağlayan güneşmiş gözyaşlarını da çizdi.Bulutu da çizdikten sonra aaaaaa dedi buyada ne eksik annecim....Sanki büyük bir adamla konuşuyor gibi hissettim.Burada ne eksikmişmiş...Ne eksik Eray’cım ağaç mı dedim,hayır annecim ben kökkuşağı(gökkuşağı)çizmeyi unuttum....Sonra dudaklarını büktü ben kökkuşağı çizmeyi bilmiyom annecim,sen çiz....Sohbet devam ediyor ben gökkuşağı çizmeye çalışıyorum.Eray nefes almadan sorular soruyor..Annecim yağmur yağdıktan sonra kökkuşağı çıkar sen biliyon... Ben yeden kökkuşağı hiç göremiyom annecim....Bulutlardan yağmur olurmuş ha bir de dedi ki bulutlar çarpışınca çemşek(şimşek) çıkarmış.......

Saat 16,00 kadar çok güzel sohbetler ettik,çok güzel vakit geçirdik oğlumla.Ama öğlen uykusunu uyumak istemeyince zorlamadım lakin 16,00 dan sonra arıza moduna geçti:)İstediği olmayınca bana kızdı ve dedi ki

-Bu odaya sakın girme
-Girerim çünkü burası senin odan değil salon
-Hayır bu odaya girme dedim sana
-Burası salon senin,benim ve babanın ortak yaşam alanı.Eray’cım ortak yaşam alanı ne demek sen biliyor musun? dedim gittim koltuğa yayıldım

Bu odaya sakın girme demiştim sana dedi kapıyı çarptı ve sonra ekledi HAYRET Bİ ŞEY.Birkaç gündür favori kelimemiz ‘hayret bi şey’..O kadar da tatlı söylüyor ki

Teyzenin bilgisayarını kurcalıyor Eray sonra kalktı su içmeye gitti kalkmadan önce küçük bir pencere açılmıştı bilgisayarın karşısına geçtiğinde ‘aaa annecim bana belajjjj(mesaj)’ gelmiş..Yakında facebookta sörf yaparken tontalağı görürsem hiç şaşırmayacağım...

Not:Kayınvalidemler Nisan da sezonu açtılar Beykozdaki ev için.Anneler günü için oraya gittiğimiz de küçük çaplı pazarımızı da yaptık.Pırasa,marul,lahana,yeşil soğan,nane,dereotu gibi erzaklarımızı topladık.Aslında yazın daha güzel oluyor.Fasulye,patlıcan,kabak,salatalık,biber birçok şey ekmiş olmasını bekliyoruz.Eray orada çok mutlu,eve hiç gelmek istemiyor.Daha babaannenin toprağına girer girmez dedi ki ben çok açıktım önce eve girip yemek yiyelim sonra bahçede oynarızJ


Yeni mahsuller ekildi

10 yorum:

Esra dedi ki...

Oğlun ayrı, babası ayrı mutlu etmiş seni, ne güzel Aylacım. Hep böyle güzel olsun anneler gününüz dilerim. Bizimki daha anlamıyor tabi ama yine de öp anneyi dediğimde hiç ikiletmedi :)

Tontalağın soru eki kullanmadan soru sormasına bayılıyorum, 'sen biliyon' :)
Mesaj kimden gelmiş sormadın mı? Hayret bişeysin gerçekten Aylacım :)

Kayınvalidenler organik tarım olayına girmişler anlaşılan, çok imrendim bak buna, tadını çıkarın doya doya. Eray'ın böyle bir bahçesinin olması çok büyük bir şans ama Eray bu, önce karnını doyurmalı tabi :)

nil dedi ki...

Tarif edilemez hislerinin nice yıllar sürmesini dilerim Ayla'm.

Senin o sim de goyduğun ellerini yerim Eray'ım.

bence bizimkilerin yaptığından çok daha süper, herşeyden önce elinin izi.

Çemşek'e bittim,kocaman kacaman güldüm:)

hayret bir şey Ayla, tabi ki ,biz geri bile kalacağız,bilgisayar konusunda ne sandın:)

Arkadaşım anlattı 4,5 yaşında oğlu,uyu uyu diyorlar uyumuyor arkadaşımın aklına geliyor, google:)

translate bölümüne oğlunun adını da yazarak uyumalısın yazıyor, adam sesi, ingilizce aksanı ile uyu Umut deyince, Umut şok oluyor, bir sürü soru soruyor Umut nereden biliyor diye,Hilal de yazıyor cevapları.Çok güldüm ama yakında çözer olayı Umut:)

Ayla dedi ki...

Esra benimde bu yıl Eray tarafından ilk hediyem daha önceden babası tutuşturdu eline inşallah sende en yakın zamanda görürsün o günleri,inan çok güzel bir duygu.

Evet evet bende çok seviyorum soru eksiz soruları:))çok tatlı oluyor bu haliyle.Ben belajjj kelimesini bildiğini o gün ilk defa duyduğum için soramadım Esracım artık antremanlıyım bir daha dediğinde mesajın kimden geldiğini kesinlikle soracağım:))

İki sene önce aldılar.Memlekete göçemiyoruz bari biz ayağımıza getiririz dediler yakınlardan yer aldılar Nisanda sezonu açıp kasıma kadar orada olurlar.Hem İstanbul içi hemde dışı gibi bir yer.Eray'ı oradan eve götüremiyoruz o kadar ağlıyor ki bir önceki gidişimde sesi kısılıyor o seviyor orayı..

bahriye-krm dedi ki...

elleriniz ayrılsa bile,gönülleriniz hiç ayrılmasın ayla'cım...senin için süprizlerle dolu bir anneler günü olmuş :))
babaanne evi,bahçesi nasıl güzel...eray ve sizler gerçekten çok şanslısınız...
elde edilen ürün az olsa da taze olduğunu bilmek insanı mutlu ediyor :))

Ayla dedi ki...

Nilcim sağlıkla,mutlulukla hep birlikte inşallah:))Birde öyle açıklama yapıyor sim goymuşmuş bende beğendim bu düşünceyi bu el izi ileride çok güzel anı olacak bize eminim:))

Valla süper bir fikir şaşırdım kaldım çözüme:))Kesinlikle Umut çözer olayı şimdiki çocuklar inanılmaz uyanık.Düşün tablet bilgisayarı hiççç elime almamıştım doğal olarak açmak için aradım sesli dedim ki nereden açılıyor bu yahu .Profesör Eray dediki ver annecim hıhhh bak buyadan açılıyooo:))daha ne diyeyim ben şimdi

Ayla dedi ki...

Ne güzel demişsin Bahriyeceim inşallah gönüllerimiz hep bir olur ben çok sevdim bu lafı...Evet süpriz oldu herşey bana Eraydan ne yalan söyleyeyim küçük olduğu için atak beklemiyordum öğretmeni saolsun süpriz hazırlamışlar bizlere,Erol'u tanıdığım kadarıyla pazar bekliyordum o da bir gün öne çekmiş süpriz dolu bir gündü:))

Bahriye arka tarafta da var bahçe o yüzden ürün çok oluyor kayınvalidem vere vere bitiremedim dedi lahanaları,sağonları:))Hatta satsak mı dedik gülüştük bir ara:))ben sürekli kendimi galiba toprağa bağlayamazdım ama babaanneyi orası mutlu ediyor...

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

Ne tesadüf dün bizim de eve giderken ki muhabbetimiz bulutlar, şimşek, gökkuşağıydı :)

sen "hayret bişeysin" , ben "ne ilginç bir anneymişim".

cuma günü ece kreşe gitmeyince kreş hediyem gelmedi doğal olarak. sizin aldıklarınızı görünce kıskandım.

bizim bahçede de yetişmedi henüz sebzeler. Akşam Ece yi almaya gittiğimizde beş karış suratla bizi karşılıyor. "gidin siz ben burada kalacağım". sana diyorum verecem nüfuslarına alsınlar. olsun bitsin:)

Ayla dedi ki...

Nilhan doğa olayı çocukların dikkatini çekiyor demek ki ben bu konulardan bana soru gelince korkuyorum soru soruyu doğuruyor bir yerde tıkanıyorum:)))

Kayınvalidemin de bahçesind henüz olmadılar olunca acayip bir şenleniyor ortalık şimdilik üç-beş kış sebzesi var.Eray da çok mutlu bu yaz ne yapacağız hiç bilmiyorum bizi çok özlesede orası ağır basıyor gelmeyin ben burada kalacağım diye ağlıyor.Bende bırakmak istemiyorum bakalım neler yapacağız...

our twins of N.Y./SEYHAN dedi ki...

Kesinlikle en anlamli hediye olmus Ayla'cim. Neyleyim gerisini... Bizimde gelecek yil boyle seyler basimiza gelecek sanirim:)
opuyorum tontalagi...

Ayla dedi ki...

Seyhan inşallah gelecek güzel hediyeler.Ve bunun başka birşeyle kıyaslanamaz olduğunu anlıyor insan.