Perşembe, Mart 01, 2012

Romantik Hayattan Ormantik Hayata Geçiş

Ayakları yere basan,kendi işimi kendim gören,mızmızlanmayı sevmeyen biri olsam da bazen şımartılmak,çocuk gibi ilgilenilmek ne yalan söyleyeyim hoşuma gidiyor.İki gece önce babaanneden Eray’ı aldık eve gideceğiz Eray babasının kucağında ben onların arkasında tam kapıdan çıkacakken Eray seslendi

-Annecim atkını al atkını
-tamam aldım oğlum(boynuma doladım)
-Annecimmm dışarısı çok gogen(soğuk)atkını ağzına papat(kapat)


Hoşuma gitti böyle ilgilenmesi,ağzım kulaklarıma vardı.Eskiden babası da öyleydi.Evden dışarıya çıkmadan montumun fermuarını bile elleriyle kapatırdı

-dışarısı çok soğuk .....im(noktalı işaretli olan yeri yazmıyorum sonra blog alemimde karizmam çizilmesin)üşütürsün,bereni de tak.....Acayip bir ilgi,alaka gösterirdi.Di diyorum tabii artık eskisi gibi değil. Aşkın ömründen mi?ayakta ki duyguların artık oturduğundan mı?yoksa bunun yerini alan bir tontalak olduğunda mı?son zamanlarda ki harala-gürele yaşam tarzımızdan mı? Hiç bilmiyorum.Sadece bu durumdan rahatsız olmadığım.Herşey yerinde ve zamanında güzel.

Hatırlıyorum bir gün yazı yazmıştım ve o yazıyı yayınlamadan imha etmiştim.Başlık da; Romantik hayattan Ormantik hayata geçiş.Yazarken çok eğlenmiştim.Evliliğin ilk yılları ile sonraki yılları arasındaki farkları içeren bir yazıydı.Ahhh silmeseydim şimdi okurken ne çok eğlenirdim.Neyse yine konuyu dağıttım.Haa Eray....Yine o gece Eray küçük bir tabağa konulmuş kuş üzümü yiyordu.Bensiz boğazından geçmez bilirim.Benim de en sevmediğim şeyler arasındadır kuş üzümü hatta zehir=kuş üzümü......Yanıma geldi uzattı al annecim dedi.Eray’cım şimdi yemekten kalktım çok tokum oğlum desem de ısrar etti.İlla yedirecek boğazımdan mümkün değil geçmez,bilirim

-Annecimmm vuuvuvuuvuuu bak uçak geldi aç ağzını hoppaaaa dedi

tabiki yedim.Bir bilse Eray onun için var ya arsenikten şurup yapar kana kana içerim.

Uzanırken pek görmez oğlum beni, uzandığımda da hemen yanıma gelir
-yeden yattın annecim hasta mı oldun
-evet ,kendimi iyi hissetmiyorum

Tazı gibi koşar hemen babası sorar
-Nereye gidiyorsun Eray
-mutfağa annem hasta olmuş,su getircem:)

Her ne kadar bizi çok düşünse de annane-babaanne söz konusu ise eğer hemen satışa geçer

Yine iki akşam önce Eray’ı almak için babaanneye gittik tabi Eray ben gitmem diye apartmanı inletiyor. Oğlum eve gitmemiz lazım dedim tabii hemen buldu çözümü

-Immmm diz(siz) evinize didin(gidin)annecim,ben babaannecim de kalcam,yarın meni almaya gelin
-Oldu gözlerim doldu,herkes evini yurdunu bilecek Eray’cım, montumuzu giyiyoruz marşa marş evimize:)

Dün sabah 06,30 da diyor ki bana yani okul saatinde

-annecim
-efendim
-ten şimdi işe ditttt
-eeeee ben işe giderken babanla sen ne yapacaksın
-baban meni babaannecime bırakır

Bir de çakal öyle bir işbölümü yapar ki var ya duygu yoğunluğundan gözlerim dolar

Not:Eray sorar Yeden biz okula gidiyoz...Hala düşünüyorum.Offf pazartesi günü olan veli toplantısını hala yazamadım

Bu arada sırtınımı döndüm size,artık kusuruma bakmayın

22 yorum:

Yunkabu dedi ki...

Şimdi o oturduğun yerde olmak vardı Ahretliğim.

Tarkanın Annesi dedi ki...

Ah Ah Yalnız değilsin adamlar başta pek bi romantik oluyorlarda sonra sonra değişiyorlar. Allah'tan bazen bizimkinin kafasına bişeyler düşüyorda ara ara eski hallerini hatırlayıp unutturmuyor kendini naparsın hayat be sağlık olsunda onlar hep iyi olsunda gerisi boş artık hep böyle düşünüyorum.

Ayla dedi ki...

Ahh keşke fulyacığım.Dolu dou nefes aldığım anlardan biri...

Sevgi dedi ki...

çocuk olunca daha bir yalnız kalıyor sanki kadın ya.. belki adam da.. evde ki tek şey çocuk oluyor sanki.. bak yarama bastın ya.. aşkolsun..
bu arada eve gidince benim için o bilmiş oğlunu mıncırırmısın lütfen..

Ayla dedi ki...

Tarka'nın annesi evet bazı insanlar malesef öyle.Bu konuda Erol beni üzmedi pek genelde ilgilenir,süprizleri seven biridir.Tabiki eskisi gibi değil.Öyle bir koşturma halinde yaşıyoruz ki hepimiz düşünebiliyor musun bu yorgunlukta bu yoğunlukta dolma dudaklarımızı uzattıp 'ama aşkım eskisi gibi ilgilenmiyorsun'demek ne bilim garip geliyor

Ayla dedi ki...

Sevgi mıncırmaz mıyım bak o anı sabırsızlık bekliyorum:)))

Evet bencede çocuk olunca bazı şeyler değişiyor bu değişimi bence bir müddet alışamadığımız için yani çift taraflı afallıyoruz.Şikayet değildi mesela yazdıklarım ben kendimi de eşimi de anlıyorum..EE aşkın kimyasını hepimiz biliyoruz zamanla onun yerine daha sağlam duygular kök salıyor.Bence en önemli şey çift taraflı ANLAYIŞ

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

Ayla oturma öyle yere cırcır olursun alimallah :D
Ayla Eray bu çakallığı nereden kaptı? geçen de polis çağırıyordu. ne bu satışlar hiç yakıştıramadım tontalağa. çık çık çık
O çakalın cadoloz versiyonu da bizim evde. bir yere gitmişsek or biri bize gelmişse bildiğin nanayı yedik. öff. vallahi kimse gelip gitmesin istiyorum. her veda bir işkence.

bu arada senin bir de zeytin=zehir durumun vardı değil mi? yanlış hatırlıyor da olabilirim.
benim yazacağım şeyler de birikti. hadi ben yazma zorluğu çekiyorum da iyi oluyor birikmesi ama senin için eminim durum çok vahimdir :D

Ayla dedi ki...

Nilhan o gün o kadar üşütmüşüm ki 2 gün yattım çünkü çok rüzgar yedim çok:)))

Çakallık konusuna gelince valla bana çekmemiş.Aynı huy Eray'da da var inanılmaz bağlıyor insanlara.İlk defa gördüğü insanlar şaşırıyor bu duruma.Misafirinin gelmesini de gitmeyi de çok sever tontalak.

Zeytin'e karşı bir fobi diyelim yine maşallah hafıza.Elleyemem,yiyemem görünce tiksinirim.Haa tontalak ye dedi dimi direk arseniği içerim yine de zeytini yemem:))Kuş üzümünü ise sadece sevmem yoksa yerimde de öylesine

Yazma konusuna gelince işyerinde vaktim kalmıyor bu aralar malesef çok yoğun:((Yoksa var ya sayfalar dolusu yazacağım

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

sabah işe gelirken bizde de aynı mevzu vardı. Eskisiii gibi değil muhabbetleri.. Çocuktan mı? yaş kemale erdi ondan mı? nasılsa hep burada işte bir yere gitmiyor rahatlığı mı?... daha bir dolu şey.
Eray çok çakalsın ayrıca ;)

Ayla dedi ki...

Bahar herşey olabilir bence iki tarafla da alakalı..Sorumluluklar,yoğunluk,yorgunluk,öncelikler dediğin gibi bir dolu şey bazen bazı şeylere zaman bırakmıyor.

Teyzesi sorma çokkkk

Ben Kızımın Delisiyim dedi ki...

:)) çok eğlenceli yazmıssın Ayla romantizm bitiyor demesekte fırsat mı kalmıyor desek ne desek, yok yok ben kabullenemem romantizmin bitişini:). Eray'da ayrı bir tatlı maşallah.

Ayla dedi ki...

Yok yokkk tamamen tabiki bitmez sadece eskisi gibi de olmaz diyorum.Bence de bitmemeli.Bizim için bitti diyemem çünkü eşim sever karşısındaki insana değerini göstermeyi ama kabul edelim fırsat olmuyor işte eskisi gibi...

Tibetin annesi dedi ki...

Benim kocam da arada bir geçmişe dönüyor ama uzun sürmüyor :P neyseki Tibet var artık! :))))

nil dedi ki...

"Saçlarım rüzgarda ahenkle dans ediyor" bundan böyle bu sözü duyduğum an sen geleceksin aklıma Ayla,üstelik sırtın da güzel:)

Eraycığım ,canımcığım yufka yürekli, güzel çocuk, öp onu annesi benim yerime.

seda dedi ki...

ay benim eşimdenmiş senin eşinde :-) çorap giydirir,sarar sarmalar,şapka takar,hamileyken pantolonumun ayarlarını filan yapardı,hatta bazen tırnaklarımıda keser :-) sağolsun hala yapıyor..aman fazla ilgide bunaltıyor insanı..hiç sevmem çorap giymeyi zorla getirip giydirir :-(

Ayla dedi ki...

Sibel iyi ki var ne diyeyim.Eray büyümüş de beni düşünüyor halleri var ya beni ne çok mutlu ediyor bir bilsen diyeceim ama zaten biliyorsun bilge adamdan...

Ayla dedi ki...

Nil yorumun güldürdü beni,ah arkadaşım eskiden görecektin sen o saçları şimdi o kadar süklüm büklüm o kadar bakımsız ki:))Özlüyorum valla o saçları.Sırtın güzel diyen biriyle ilk defa karşılaştım ehh fena değil dimi:))

Öpmem mi,öperim teyzesii hem senin adına hem benim adıma:)))

Ayla dedi ki...

Sedaaa yoo yoo benim eşim senin eşin kadarr ilgili değil dediğin gibi ben bunalırdım bu ilgiden hattaa gelemem:))

Hakkını yiyemem hamileyken çok güzel yardım etmişti bana o desteğini hiç unutamam

nil dedi ki...

Güzel evet:) Ayrıca profil fotoğrafında da saçlar ahenkle dans etmekte, sırf bu fotoğraftan değil yani ikisinden de dolayıdır fikrim:)

Ayla dedi ki...

Nil teşşekkür ederim bak çocuk gibi şımardım:)) O fotoğraf 2007 yılında Bodrum kalesinde çekilde üfür üfür esiyordu o zamanlar saçlarım dökülmüyordum heyyyy maşallah dedirtten cinstendi şimdi ise o kadar cılız ve azlar

Sen saçlarını anlattığın bir yazı vardı çok gürdür,kabarıktır falan demiştim ahhh keşke benimde öyle olaydı dediydim:)))

domatessuyu dedi ki...

Üç gündür bir sürü çocuğa baktım.Ve darmanduman oldum.Şimdiki çocuklar çok farklı.

Eray'a gelince birgün bize bıraksana Onu,Isırayım felan.Tabii Eray'dan gelecek her türlü şeye hazırım.

Bize niye arkanı döndün ki.?

Evet bir de romantizmden Ormantizme dönüş ,sanırım doğal hayat en iyisi.
Dediğin gibi herşey zamanında güzel.
Mesela orta yaşı aşmış kişilerin
birbirlerine aşkım ,bebeğim demesi biraz tuhaf kaçar.

Bunları diyorum ama keşke hep hayatımızda var olsa romantizm.Bitmese.

Ayla dedi ki...

Domatesstuyu ben bırakırım hazır annanede yok ama sonra pişman oldum gel al çocuğunu deme ama:))

Arkamı döndüm çünkü valla kimseleri beklemiyorum Erol'a fotoğraf makinesini verdim şöyle artizzz artiz bir fotoğrafımı çek dedim yani sırf artizlik olsun diye.

Eskisi gibi olmaması doğal bir sonuç lakin tabiki hiççç bitmesin