Perşembe, Mart 29, 2012

Açlık Oyunları

Her mıntıka geçmişteki ayaklanmalarına karşı ceza olarak haraç adı verdikleri bir kız bir de erkek çocuğunu Açlık oyunlarına vermek zorunda.13 mıntıkadan biri ayaklanmada yok edilmiş geriye 12 mıntıka kalmış.12 X2=24 tane yaşları 12 ile 18 arası değişen haraçlar arenada her yıl hayatları için mücadele ediyor. Gidecek kişi kura ile belirleniyor.Binlerce kağıt içinden 12 Mıntıka da Prim’in adı kurada çıkıyor. Kitabın baş kahramanı Katniss kardeşinin yerine arenada mücadele etmek için gönüllü oluyor ve işte o an maceraya start deniliyor.

Kazanmak Ün ve talih anlamına gelir.
Kaybetmek kesin Ölüm anlamındadır.
Açlık oyunları Başlasın

Eskiden pek fantastik okumazdım lakin bu aralar polisiye, bilim kurgu,fantastik romanlara sardım.Aslında sebebi çok açık.Zihnimi meşgul etmek.Şu an bulunduğum ortamdan, zamandan,mekandan çıkıp bir süreliğine de olsa başka dünyaların kapılarını aralamak, o hayal dünyasında kaybolmak kendimi galiba çok iyi hissettiriyor.

Kitap konu itibariyle sürükleyici.Mücadele varsa doğal olarak strateji ve taktiklerin olması kaçınılmaz. Taktikler,mış gibi bir aşk hikayesi merak uyandırıcı..Kurgu ise gerçekten güzel.Sadece ilk okumaya başladığım andan itibaren bir his peşimi bırakmadı.Karar veremedim anlatım dilinde miydi sorun.Yooo dili sadeydi bunda bir sorun yok.Çeviriden mi kaynaklı yoksa baş kahramanın gözünden anlatıyorlar ya olaylar sürekli dedim,ettim,yaptım lar mı bozdu akıcılığı...Kitabın sonunda ise içim burkuldu yani Katniss’in son sözleriyle

‘Bu eli bırakmak zorunda kalacağım o anın gelmesinden deli gibi korkuyordum’.

Son dediğime bakmayın aslında diğer olaylar için bir başlangıç...Sonuç olarak ayrıntılara değil genele baktığımda ben kitabı beğendim hatta kitabın ikinci serisi olan Ateşi Yakalamak şu an elimde..

Yazar:Suzanne Collins
Çevirmen:Sevinç Tezcan Yanar
Sayfa:384
Pegasus Yayınları

Not:Şu an Açlık Oyunları vizyonda lakin filme gitmek konusunda kararsızım.Çünkü kitabı okuduğunuzda ister istemez belli bir görüntü oluşuyor insanın kafasında ve film o görüntüyü karşılamayacak,hatta bozacak diye çekinirim:))

16 yorum:

Ceren Akyol dedi ki...

merak ettim şimdi filmi en kısa zamanda izlicem teşekkürler

otuzundansonra dedi ki...

bende bu filmi merak ediyordum,şimdi anlattıklarından yola çıkarak sanırım bu filme gitmek gerekli.teşekkürler

Tibetin annesi dedi ki...

ben filmini göreyim o halde :)

abide berkman dedi ki...

5 dk önce cuma gecesi için filmlere bakmıştım.Açlık oyunları ve titanların öfkesi arasında kararsız kalmıştım :)

Ayla dedi ki...

Ceren bende filmi merak ediyorum ama işte kararsızım,ayrıca ben teşekkür ederim

Ayla dedi ki...

Otuzundan sonra bencede konusu merak uyandırıcı:)tabii karar senin...

Ayla dedi ki...

Sibel bana uyar:)))Şaka bir yana iyi gişe yapmış diyorlar

Ayla dedi ki...

Abide sonucu yazmamışsın peki sonuç ne hangisine gidiyorsun:))

dilek dedi ki...

tüm seriyi okuyan ve dün filme giden birisi olarak söylüyorum, filme kesinlikle git. Şahaneydi. Kitabını okuyupta filmini beğendiğim ilk eser diyebilirim. sevgiyle:)

abide dedi ki...

:)) hiçbirine.Eşimin bu akşam toplantısı varmış geç kalacak :( Eger gidebilseydik titanların öfkesini gidecektik, eşim o tarz filmleri sever.

Ayla dedi ki...

Dilek bu yorumundan sonra filme karşı merakım katmerlerdi,fırsat yaratırsam o zaman mutlaka gideceğim,teşekürler

Ayla dedi ki...

Abide tühh diyelim o zaman,başka zaman inşallah

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

Ayla ben de seanslara bakıyordum yarın için. ilginç ama ben de seninle aynı fikirdeyim. gel-git yaşıyorum. gitsemmi gitmesem mi? ya hayal kırıklığına uğrarsam.
filmi izleyen arkadaşlarımdan bazıları çok beğenirken bazıları hayal kırıklığına uğramış.

ama sanırım sen kitapta aradığını bulamadın.

Ayla dedi ki...

Nilhan şimdi ikincisi elimde ve yarısındayım bence okuduğum kadarıyla ikincisi ilkinden daha heyecanlı hiç beklemediğim birşey oldu tabii sen bunu biliyorsun:))Yoo kitabı sevdim sadece bende çeviri de bir sorun var hissi uyandı daha ilk başlarda hemde.Ama ikincide bu his kayboldu en heyecanlı yerinde kaldım ve merak ediyorum

Eğer vakit bulursam gitmeye karar verdim.(gidebilir miyim bilmiyorum)Bir ilki yaşayacağım genelde kitabını okuduğum filmelere gitmiyorum bakalım neler hissedeceğim.

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

haklısın.aklıma gelenler;
ejderha dövmeli kız, uçurtma avcısı bende hep hayal kırıklıkları yaratmıştı. kitaptaki tadı almadım hiçbirinde.

Ayla dedi ki...

Nilhan birde şöyle birşey var kitap mı? sinema mı derseler kesinlikle kitabı okumayı tercih ederim.Sinema da sana dayatılan birşeyi seyrediyorsun(yani karakteri zaten görüyürosun ona birşey ekleyemezsin) ama kitap da hayal gücünün sınırı yok.Evet yazar tasvir ediyor ama mutlaka yani bende öyle oluyor o kişiye birşeyler ekliyorum,gözümde o mekanı,kişiyi canlandırıyorum.O yüzden film sıkı olmazsa ya da senin düşündüğünden çok farlı çıkarsa beklentini karşılamamış oluyor.Galiba kitapları okuyan kişinin filmleri beğenmeme sebebinin altında yatanın bu olduğunu düşünüyorum