Çarşamba, Haziran 17, 2015

Sümüklü böceklerinde sevgiye ihtiyacı olabileceğini hiç düşünmemiştim



Cumartesi Eray'ın arkadaşının Yıldız parkında doğum günü vardı. Açık alanda doğum günü yapmak çocuklar için çok iyi fikirmiş onu gördük. Futbol oynadılar, futbol oynamayı sevmeyen Eray gibiler toprağı kazdı, daha küçük çocuklar amaçsızsa bir oradan bir buraya koştu. Elhasıl güzel bir gündü

Taa ki Eray'ı kedi tırmalayana kadar. Eray hayvanları çok sever. Dışarıya adım attığımız anda başlar kedi köpek gözetlemeye. Dokunsal bir çocuk olduğu için de yani sevgisini dokunarak aktarmak istediği için de eller. O gün kırk kere uyarmamıza rağmen yine kaçak göcek sevmeye çalışmış kediyi. Olayın nasıl olduğunu görmedim tırmalamış epeyce kendisini...

Canı yandığı için değil de ona kızdığım için çok ağladı. Çocuk koşarken düştü diye poposuna şaplak atan annenlerden değilim aslında. Ne bileyim korktum kolunu öyle görünce. Kedi seni bu şekilde tırmalayana kadar aklın neredeydi diye kızdım hem de. Ev kedisi ve aşılı olsa umursamam bile. Canımız sıkıldı bir kere, ortamdakilerin de canını sıkmamak için kalktık bir an önce..

Bir de bana pimpirikli derler. Erol ortamda hiçbir şey belli etmedi ama daha arabaya binmeden doktora gidelim bir an önce dedi. Gittik.Danıştık. Özel hastanedeki doktor bu tür şeyler devlet hastanesinde takip ediliyor dedi. Hiç şaşırmadım.

Bu konuyu da aslında hiç anlamam.Vakti zamanında Eray'ı kene ısırdığında (oğlumun hayvanları sevdiği kadar hayvanlarda oğlumu seviyor, bırakmıyorlar yakasını) takip devlet hastanesinde oluyor diye hiçbir şey yapmamışlardı. Devlet hastanesine gittiğimizde önlem olarak ona bakacağız, buna bakacağız diye gereksiz bir sürü şey yapılarak çocuğumu delik deşik etmişlerdi. Aynı şeyi yaşamalı mıydık?

Hocam sizin çocuğunuz olsa ne yapardınız dedim hemen hemen her aklı karışan anne gibi. Legal olarak gitme diyemem dedi. Bir yanda da çocukta bir şey yok gitme diye kaşını gözünü oynattı. Sonra devam etti en fazla tetanos iğnesi yapılır ama zaten bu çocuklar tetanos oluyor iğne 5 yıl koruma sağlıyor dedi. Biraz daha konuştuk ve evimize döndük. Kendi adına karar verirken bile sancı çeken ben çocuğum adına karar verirken neler hissettim varın siz düşünün. Ya da hiç düşünmeyin. Benim başıma ne geldiyse hep çok düşünmekten geldi..

Geçen sene Eray işyerime geldiğinde parkta sümüklü böcek görmüş işaret parmağını hazırlamış başını tam sevecekken durdurmuştum. O kadar çok şaşırmıştım ki Eray ne yapıyorsun dedim. Hiç salyangozu sevecektim dedi. Çok normalmiş gibi. Oğlum ama o sümüklü böcek dedim.

Annecim onu da Allah yarattı, onun da sevgiye etvayeci (ihtiyaç) var

diyerek beni bir güzel susturdu. Şimdi bu anlattığım cepte.

Okul arkadaşının annesi Eray'ı merak etmiş Ayla'cım ne yaptın diye sordu.Çocuk doktoru o ve piknikte o da vardı. Bence yıka temizle ve konuyu unut demişti. Neyse konu konuya açtı ve gülmek için sümüklü böcekli hikayeyi anlattım. Sonra sohbete A. Eren'in annesi girdi Ayla'cım benden duymuş olma sakın Eren dedi ki Eray okulda sümüklü böcek besliyormuş dedi. Hiç şaşırmadım.

Şaşırdığım konu şu Eray mesela kelebekleri sevmez, etrafında uçmasından hoşlanmaz. Kelebekleri  herkes sevmez mi? Bence çok zarif hayvanlar. Bana da sümüklü böcekler itici gelir. Neyse şaşırdığım konu şu diyordum en son.

Şaşırdığım konu şu, Eray'ın hep daha az sevileni sevmesi..


Not: Eray 13/06/2015 tarihinde parkta sürekli gördüğüm en kibirli, en asık suratlı, en mutsuz, en insan sevmeyen kedisi tarafından tırmalandı. Pardon ama çocuğumu tırmalayan kedi hakkında kimse güzel duygular beslememi beklemesin.

NoT: Pazar sabahı ise gözünü şöyle açtı. Peki annecim hamster almaya ne dersin.

2 yorum:

Küçük Mucizelerim dedi ki...

Çok geçmiş olsun. Geçen de görümcemi tırmaladı. Hem de ona yemek uzatırken. Nankör şeyler. Sevemedim gitti şu kedileri

Ben de sümüklü böcekleri seven bir tek Ece sanardım.

Yunkabu dedi ki...

Guzel kalpli cocugum yaaaa.