Perşembe, Aralık 11, 2014

Fener ışığında bir anı


Dün tüm gün elektrikler yoktu. Akşam eve gittiğimde de gelmemişti. Elektrik arızayı kırk kere aradım. Son aradığımda donduk evde elektrik ne zaman gelecek diye söylendim. Şans bu ya iki arıza varmış biri yapılmış diğeri yer altında olduğu için uzun sürmüş.Yeraltındaki arızalar hemen yapılamazmış. Biraz daha sürer dedi adam..

Eray elektriğin gelmesi uzun sürecekmiş gel ödevini fener ışığında yapalım dedim. Pek itiraz etmedi hatta bu durum tontalağa değişik bile geldi. Annem, ablam, Erol ,ben, tontalak yani hepimiz bir odanın içine tıkıştığımız ve hepimizin çenesinin düşüklüğünden mütevellit ödevler bu sefer kesintiye uğradı.

Bir ara Erol koca kafa önüne dön de ödevini yap dedi Eray'a.Ben benzetmelerden,karşılaştırmalardan, lakaplardan nefret ettiğim için Erolllllll dedim. Sonra bir anı takıldı ağıma.

Oğlum baban sana koca kafa diyor ama doktor ona ne dedi biliyor musun dedim? Ödeve bir süre ara verdi. Sene 2008. Sen benim karnımdasın ve o gün seni başka bir doktor görüntüleyecekti. Girdik odaya kadın baktı baktı sonra ımm omm gibi sesler çıkardı sonra doktorunuz herşey yolunda mı demişti dedi. Bende evet dedim.Bu kadın neden böyle bir soru sordu ki diye huzursuz oldum. Neden sordunuz ki dedim.Şey gak guk çocuğunuzun kafası vücuduna göre çok büyük dedi. Nasıl yani bir sorun mu var dedim.Ya neyse neyse doktorunuz size açıklama yapar dedi ve bir daha da konuşmadı.

Odadan gözlerim dolu dolu çıktım babanı sokmamışlardı odaya beni görünce ne oldu dedi. Ben de Erol oğlumuzun kafası kocamanmış dedim. Herşey Allahtan Eray'cım biz seni her türlü severdik de doktor birden söyledi ya korkmuştum. Bir de o dönem de hamileler birazcık hassas oluyorlar.Ben nasıl düşündüm biliyor musun minicicik bir beden (ellerimiz iki yana açtım) kocaman bir kafa.. Eray kahkaha attı bu lafa..

Sonra sonuçları alıp iki kat aşağıya indik babanla. Asansör kullanmadık yürüye yürüye indik ve hiç konuşmadık. Gözlerim dolu dolu ama gözyaşlarımı hapsettim gözlerime aşağıya inmelerine izin vermedim. Dedim ki bunda da vardır bir hayır, bunda da vardır bir hayır...

Doktorun yanına girdiğimizde doktor hemen bir terslik olduğunu anladı ve ne oldu dedi. Ben de ultrason doktorunun dediklerini, gizemli hallerini, rahatsız edici tavrını anlattım ve ekledim bize oğlunuzun kocaman bir kafası var dedi. Doktor Ayla baksana oğlunun babasına dedi ve ben babana baktım. Baktım ama neyi görmem gerektiğini bilmediğimden şaşkın halde tekrar doktora döndüm. Ayla'cım oğlunun babası da koca kafalı böyle bir adamın oğlunun küçücük bir kafaya mı sahip olacağını zannediyordun dediğinde o zaman işte gözyaşlarımı serbest bıraktım.

Doktor beni rahatlatmak için sürekli babana koca kafalı dedi bende güldüm yani hem güldüm hem ağladım. Baban da hassas bir durum olduğu için ortada kızsa da benim için bir şey demedi. Sonra da ekledi yani kısacası ortada anormal bir büyüklük yok babasının kafası kadar olur en fazla.. Bu lafı söylediğimde artık Eray kahkahadan kıpkırmızı oldu..

Doğacağın gün geldi çattı. Seni kucağıma ilk verdiklerinde ne dedim biliyor musun? Erol baksana küçücük bir kafası var oğlumuzun...

Anıyı anlatmayı bitirince Eray girdi devreye..Babacım bu durumda sen %100 koca kafalıysan ben %80 koca kafalıyım ( benim de genlerimi düşünmüş olmalı) dedi.Bu laf odadaki herkesi güldürdü. Sen benim oğluma koca kafa der misin al bu laf da kapak olsun sana dedim Erol'a ama sadece bakışlarımla..

Ha bu arada ben
-Lakaplardan
-Benzetmelerden
-Karşılaştırmalardan
-Alay etmekten ve edilmekten

nefret ettiğimi yazmış mıydım hiç? Bunu yapan kocam dahi olsa affetmem :)))

6 yorum:

complete_the_sentences dedi ki...

Çok güzel anlatmışsın. Gülümseyereki keyifle okudum. Benim de hamilelikte hatalı çıkan bir testten dolayı bir günüm zehir olmuştu. Neyse ki sonra hatalı olduğu ortaya çıktı da rahatlamıştık. Çok iyi anlıyorum yaşadığın korkuyu ve üzüntüyü. Neyse ki sonuç mutlu. Her daim de öyle olsun herkes için. Sevgiler... :)

Küçük Mucizelerim dedi ki...

Aboo
O zaman Sedatlara hiç uğrama. Hele bizim kirvelere hiç.
Bir gün kayınvalidemlerle bıyık teyzelere gidecektik. Yahu kadının ha bire suratına baktım ama kadında bıyık görmedim. Eve dönünce sordum neden lakabı " bıyık teyze" diye, kocasından mütevellitmiş. Pala bıyıkları varmış adamın.

Lakap değil de, alay ve karşılaştırmalardan ben de nefret ediyorum.

Ayla dedi ki...

Sentences; doktorların özellikle üslubuna çok dikkat etmesi gerektiğini düşünürüm.. O gün o doktorun ekşimik suratı, gizemli tavırları, dan dan cümleleri ortada çok büyük bir sorun olduğuna inandırdı beni.

Neyse ki ikimiz içinde mutlu son olmuş, Allah evlatlarımıza sağlıklı ve uzun ömürler versin..

Sevgiler benden...

Ayla dedi ki...

Nilhan lakap derken insanın fiziksel ya da ruhsal özelliğine atıfta bulunan lakaplardan hoşlanmıyorum. Yani bir insanın dört göz olarak çağrılması ya da ne bilim koca kafa denilmesi ya ne bilim topal bilmem kim denilmesi. Yoksa bence paladan mütevellit bıyık teyze fena değil hatta komik.. Lakap bir insanın fiziksel bir kusuruna değmesinde :)

Mesela annem 15 yaşına kadar Samsunda yaşamış ve onlar asla Ahmet,Mehmet demez önünde mutlaka bir lakabı vardır. Aman o lakaplar bir yaratıcı sorma çoğundan hoşlanmasam da bazıları çok komik ..

Cebimdeki renkler dedi ki...

Lara'nın da doğumdan sonraki ilk kontrolünde doktor burnuyla dalga geçmişti burnu yok bunun diyerek. Adam sevimli olmaya çalışıyordu belki kendince ama ben hassas logusa :) çok bozulmuştum. Meğer bizim kızın burnu içerdeki duruş şekli yüzünden basıkmış biraz. Ablam rahatlatmisti beni de sonra. Bir hafta içinde de düzelmişti zaten basıklık. Şimdi minnacik bir burnu var Lara'nın. Ben de kimi lakaplar sevimli olsa da kıyaslamalardan hiç hoşlanmam.

Ayla dedi ki...

Ülker'cim o olayı biliyorum ve şöyle demiştim o gün sana. Bir insan bilmez mi ki en hassas noktasıdır evladı hele de yeni doğurduysa (hoş benim 6.5 yıl oldu doğuralı hala da en hassas noktam 66 yıl sonrada değişmeyecek galiba)

Bazen insanlar gerçekten çok dengesiz olabilir. Ve gerçekten küçücük ve çok tatlı bir burnu var Lara'nın.Maşallah çok da güzel.