Cuma, Temmuz 06, 2012

Ama haksızlık bu

Her akşam babayla parka gidiyor tontalak kah bisiklet sürüyor(yani çalışıyor sürmek tam olarak doğru değil)kah arkadaş bulup onlarla takılıyor.Parktan gelince de el ayak yıkanıp bir tane dondurma yemesine izin veriliyor bir süre televizyon izleyince doğru uykuya..

Dün akşam parktan dönünce çok huysuzdu çünkü oyuna doymadı.Bu sebepten ellerini yıkamak,üstünü değiştirmek istemedi,çok ağladı.Ellerini yıkamak için ikna etmeye çalıştım ee çalışırken biraz da poh pohladım.Kucağıma aldım,sırtını sıvazladım gel bebeğim birlikte ellerimizi yıkayalım dedim sonra dudağımı ısırıp sustum.Pardon hem sustum hem tırstım. İnşallah cümle içinde geçen bebeğim lafını yani tontalağın en hassas olduğu lafı Eray duymamıştır dedim.Peki bu mümkün mü? Banyonun önünde kucağımdayken gözlerimin içine kırgın bir şekilde baktı ve dedi ki

Bana bir daha bebeğim dersen sana gızarım

Bebeğim lafını bir daha kullanmamak konusunda dikkatli olacağıma söz verdim:) başka ne yapayım.Eskiden bebeklik resimlerine bakarken bebeğin kendi olmadığı konusunda itiraz ederdi.Ben bebek olmadım diye bas bas bağırırdı şu aralar ise ben bebek oldum ama büyüdüm diyor bu bizim için büyük bir gelişme...


Bu aralar herşeye bir çözümü var tontalağımın lakin çözümü irdelediğimizde sonuç hep aynı yani fayda,kar ibresi hep tontalağın üzerinde..Pazartesi akşamı babaanne bize yatıya geldi.Uyku saati gelince annecim babaannecim yerede yatcak dedi, evdeki herşeyle o kadar ilgili ki bu arada.Salondaki koltuğu açacağım Eray’cım babaannen orada yatacak dedim.Sonra buldum dedi elini şıklattı.Babaanne sordu ne buldun.

Babaannecim sen babacımla yat buyada...Eeee diye soruyor babaane.Ben annecimle odada yatarım.

Acaba oyy fedakar oğlum benim babaannesi korkmasın diye babasını feda mı etti demeliyim yoksa çakal bu çocuk ya annesiyle koyun koyuna yatmak için fırsatını mı buldu demeyelim inanın hiç bilemedim.

Geçen hafta misafirler geldi bize arkadaş telefonundan çocuklara oyun açmış oynuyorlar ay pardon sen oynayacaksın ben oynayacaksın diye tartışıyorlar.Tartışma büyüyünce arkadaş telefonu ellerinden çekti kavga edeceksiniz hiçbirinize vermiyorum dedi. Tontalak devreye girdi arkadaşına döndü dedi ki.

Ben fefefonu(telefon)seninle baylaşabilirim,sen diye sordu. Arkadaşı da ben de paylaşırım dedikten sonra tontalak efendi dedi ki o zaman önce ben oynayayım sen sıranı bekle:) Diyorum ya ibre hep tontalağın üzerinde...

Bir de bu aralar hayatın adil olmadığını düşünüyor tontalak ve bu galiba acı veriyor oğluma Annanemizi uğurladık Samsun’a hoş bu ayrı bir konu aslında.Samsun’da ki selden ötürü dayımız kaybetti çoğu şeyini... Allah’a şükür sağlıkları sıhhatleri yerinde.Bu kötü günlerinde kardeşlerinin yanında olmak istedi attık annanemizi otobüse.Eray ise otobüs delisi o da çok binmek istedi annanesiyle birlikte.Otobüs hareket ediyor binemiyor ya babası Eray’ı zor tuttu,çok debelendi.Babasından kurtulamayan tontalak en sonunda bağırdı

Ama haksızlık bu, haksızlık bu, haksızlık bu.... Sesi çatallaşana kadar bağırdı...

Oğlum annen beylik lafları hiç beceremedi sadece şunu söyleyebilir sana hayat hiçbir zaman hiç kimseye adil olmadı ki..Evet kabul edene kadar acı veriyor insana.Geçmişe omzunun üzerinden dönüp baktığında umutlarını,hayallerini gördüğünde sakın üzülme.Her zaman hayat planladığın gibi gitmeyebilir.Karar ver ne olursa olsun karar ver... Bir yol ayrımına geldiğinde ister sağdan git ister soldan inan bana ortada durup öylece beklemekten daha iyidir.Hani klişe bir laf vardır ya en kötü karar kararsızlıktan iyidir...Ha bir de hayallerinin peşinden mutlaka git,hayallerin gerçekleşmese bile en azından denedim dersin...

10 yorum:

Cebimdeki renkler dedi ki...

Ayla' cım, Eray' ın lafları insanı çok şaşırtıyor, küçük adam... O yüzden huysuzlandı dediğinde de şaşırıyorum :) En sonda söylediklerinin altına bir imza da benden.
Dayınlar için söylenecek çok söz yok geçmiş olsun, Allah beterinden saklasın.

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

Aylacım, son paragrafta tontalağa ne güzel nasihatlerde bulunmuşsun. ama ben hala kararsızlıkta debeleniyorum. İnşallah onlar kendilerine sonsuz güvenirler. İnşallah öyle bireyler yetiştiririz Aylam.
Dayınların canı sağolsun. Çok şükür canlarına bişey olmadı , mal gider gelir be Aylam.
Yalnız ben telefon olayındaki diyaloğa çok güldüm. Akıllı bıdık :D

Tibetin annesi dedi ki...

Dayına çok geçmiş olsun. Annen onun yanına gitmek istemekte haklı, o yüzden anlayışlı tontalağım sakinleşince ananesine hak verecek ve aslında ortada bir haksızlık olmadığını anlayacaktır ;)

Esra dedi ki...

Aylam son paragrafı iki kere okudum, çok çok haklısın, hayat adil değil herzaman ama diliyorum yavrularımız hiç haksızlığa uğramasın, en kötü yaşadıkları haksızlıklar istediği halde otobüse binememek olsun mesela :)
Ben çok kararsızımdır, biraz da bundan dokundu son satırlar bana, yine haklısın, en kötü karar bile kararsızlıktan iyidir galiba.

Eray paşam yine ve yine harika, yalnız kilo olarak değil akıl olarak da bu biraz önde kanımca :) Ama niye o kadar kızıyor bebeğim lafına, kendini çok mu büyük adam sanıyor yoksa :)

Dayınlara geçmişler olsun ve Allah yardımcıları olsun ordaki herkesin diyorum bir kez daha.

nil dedi ki...

Gülümseyerek okudum, yürü be Eray aferin oğlum dedim, dayınları okuyunca tekrar Allah yardımcıları olsun dedim, ama en sonundaki cümlelerinle tüylerim diken diken oldu çok etkilendim boğazıma bir yumru takıldı

Çok güzel yazmışsın yüreğine sağlık ama bugün nedense günlerden sonra olduğu için mi, yoksa tatil modundan mı o yumruyla bir kez daha özellikle gülmek için;

"Ben fefefonu(telefon)seninle baylaşabilirim,sen diye sordu. Arkadaşı da ben de paylaşırım dedikten sonra tontalak efendi dedi ki o zaman önce ben oynayayım sen sıranı bekle:)" cümlesini okuyup, sesini bile duyar gibi olup, seni ve en çok da Eray'ımı öperek bitiriyorum yorumumu...

Ayla dedi ki...

Ülker'cim teşekkür ederim.Ahhh huysuz olmaz mı hele de okul bitince katmerlendi eskiye döndü.Okul bir düzen sağlamıştı hayatımıza şimdi annane-babaanne eskisi gibi şımartıyorlar Eray'ı...

Ayla dedi ki...

Nilhan bizde çok güldük o olaya baş başa verip konuşmalarını bir göseydin hele:)Tabii canım önce sağlık diyelim diğerleri yine olur yeter ki birlikte olalım..

Bugün böyle birşeyler yazmak geçti içimden..Karar vermekte çok geç kaldığım için bazı konularda belki Nilhan'cım bu sözler bana...

Ayla dedi ki...

Ahh Sibel'cim Tontalağın derdi annane değil sadece otobüse binmek:))Ah keşke bizimde terk derdimiz otobüse binememek olsa di mi?

Ayla dedi ki...

Esra'cım inşallah güzel insanlarla karşılaşır yavrularımız ve pişman olmayacakları kararları alırlar.Biraz öncede dediğim gibi bu sözlerin çoğu kendime ben çok cesaretsizim inşalalh tontalağım öyle olmayacak:))Çünkü onlar bazı konularda farklı yetişiyor..

Esra Erayların sınıfında bir Ömer var hep çocuğumla bebek bebek diye dalga gecerdi o yüzden kıl oldu çocuğum bu lafa.Hatta hakaret olarak algılıyor nedense,bebek değil büyümüş çocukmuş o ayrıca...

Ayla dedi ki...

Nil'cim saolsun güzel yorumun için.Bu modeller çok çakal Nil ne yapacağım hiç bilmiyorum:))Hep ibre bir şekilde onu gösteriyor.GÖstermez ise çamura yatıyor.

Benim babam hata yapmama izin vermiştir o yüzden hep derim Eray'ı yetiştirirken hata yapmasına izin vereceğim. Ne olursa olsun insan yaşayarak öğreniyor.Haa ben anne olarak fikrimi söylerim o başka.İnşallah arkasına dönüp baktığında keşke demese,acaba bu mümkün mü hayatta..