Cuma, Temmuz 13, 2012

Hedefe Kilitlenme

Dikkat! Masada bir centilmen var:)

Akşam yemekten sonra bir akşam kahve dünyasına gittik.Eray beyler mönüyü aldı,bir süre göz gezdirdi ben dondurma yicem dedi sonra döndü babaannesine.Babaannecim sen çilekli mi yersin sonra aklına birden başka bir şey gelmiş gibi durakladı....Sen çilek sever misin babaannecim. Babaannesi severim dedi.O zaman sen çilekli dondurma ye ben beyaz yicem dedi.Babaanne ben kahve içmek istiyorum ama dediği zaman peki iç o zaman diye izin verdi. Garsona döndü ben dondurma yicem babaannecim kahve içcek. Garson onun hareketlerini gördükçe neredeyse karşısında küçük bir prens varmış gibi reverans yapacaktı ya neyse.Sonra hay hay küçük bey dedi arkasını döndüğü an gülmeye başladı.Dondurma gelene kadar ise tontalak bahçede koşmaya başladı.

Damla sakızlı Türk kahvemi tam höpürdetirken Erol yabancılarla sürekli iletişim halinde olan Eray’a bakarak çocuğumuzun tek kötü huyu bu dedi.Az daha kayınvalidemin yüzüne püskürtüyordum kahveyi.Tek kötü huy mu dedim bilerek tek kelimesini vurgulayarak.Evet dedi başka çocuğumuzun ne kötü huyu var ki...Düşündüm kuzguna yavrusu şahin görünürmüş diyen kişi kesinlikle Erol gibi bir babayı görerek etmiştir bu sözü.

Tontalak yabancılarla çok çabuk iletişime geçiyor ve ailecek bu bizi rahatsız ediyor.Mini mini bebekken bile böyleydi.Başkalarının çocuğu yabancı birini görünce ya da kucağına alınca basardı çığlığı bizimki boğum boğum parmaklarını açıp kapayarak yabancılara gel gel gel yapardı.Parklarda bir an olsun bile başka tarafa bu yüzden çeviremiyorum kafamı.Hani hiç tanımadığı biri gel gidelim derse bana 'göle göle annecim' der gider vallahi.Anlatıyoruz ama.....Neyse demek ki anlaması için biraz daha zamanı var.


Dondurması gelince oturdu sandalyeye hem dondurmasını yiyor hem de kime laf atabilirim diye çevreyi gözetliyor.Bingo tam yanı başımızda telefonundan bir an olsun gözünü ayırmayan kadına laf atıyor.

1.Aşama –Tanışma

Ablacımmmm,ablacımmmm (önce şirin ses tonuyla kendisinin farkedilmesini sağlıyor.Kadın geç de olsa kendisine seslenildiği anlıyor)

-Efendim canım, bana mı seslenmişten sen ayyyy

1.Aşama başarıyla tamamlandı


2.Aşama-Muhabbete bodoslama dalma
-Ablacım sen neden sigara içiyorsun
-Bi bi bil memm(kadın ne cevap vereceğini şaşırdığı için kekeliyor)
-neden (sonuçta bilmem bir cevap değil tontalağın nazarında)
-Tamam bir daha içmeyeceğim ( cevabı yok ki o yüzden kaçma metodunu kullanıyor kadın ama bir yandan içmeyeceğim derken sıkı bir nefes çekiyor içene)
-ama hala içiyorsun:)

Söyledikleri ile hareketlerinin çeliştiğini anlayan kadın hemen sigarayı söndürmek zorunda kalıyor bak artık içmiyorum diyerek sigaranın zararları hakkında koyu bir sohbete dalıyorlar

2.Aşama başarıyla tamamlandı

Artık ben kalkayım diyen kadını gören tontalak hemen 3.Aşamayı devreye sokuyor,zaman yok

3.Aşama-Oyalama

-Tanıştığımıza memnun oldum ben gidiyorum
-Araban var mı ablacım
-var
-ne renk
-beyaz
-babamın arabası da beyaz
-hadi bye byee
-göle göle ablacım....

3.Aşama başarıyla sonuçlandı.

4.Aşama-Hedefe Kilitlenme

-Ablacımmmmmmmmmmm

Kadın arkasına dönüp bakıyor

Bir gün bize gel:)

4.Aşama henüz sonuçlanmadı

Not:Babasının bir özelliğini tıpkı Eray’da almış.Yani hergün ev misafirlerle dolup taşsın istiyor. Eğer bize gelecek kimse yok ise işte görüldüğü gibi parklardan,kahve evinden toplama çalışıyor...

Not:Dün akşam eve gelince babaannesini bana şikayet etti.Babaannem beni parka götürmedi annecim ne kadar ayıp di mi:)Yok ayıp değil sadece yorgundur diyebildim.Bu aralar ben eve gelince hemen şikayete başlıyor..Babannecim beni banyo ettirmedi annecim, bana dondurma vermedi annecim,bana gızdı annecim....Besle kargayı oysun gözünü kayınvalidecim... Diyorum ya çocuğumun huyları bu aralar çok değişti çok...

14 yorum:

Tibetin annesi dedi ki...

bu aşama olaylarını biz de yapsak ya Ayla. misal sanki ortaköy sahilinde mahsus ben yan masanıza otursam, onunla ilgilenmiyormuş gibi yapsam... en azından 4. aşamanın gerçekleşme ihtimali yüksek olur. ne dersin :))))

Deli Anne dedi ki...

muhahahahahhahaaaaaa, öldüm bittim ben burada ama ya.. ERAY seni seviyorum :)

tamam babasından almıştır mutlaka huylarını ama hep diyorum ya anası da çok fena bu çocuğun.. baksanıza yazıya:)

öperim ayla'm:)

sezobigo dedi ki...

:)))))))) eee babasına cekmiş işte:)niye kötü huy diyo ki eve misafir lazımmış:)
'gız' dememiş ama:)))))))))))
dünkü yazını da okudum ama yorum yazamamıştım .Eminim unutacaktır o lafı ama okulla birlikte ne sözler girecektir.Çünkü geçen gün bir arkadaşım aynısını söylemişti oğlum okulla birlikte konuşması değişti diye:(
Neyse iyi düşünelim biz güzel konuştuktan sonra bu durumlar hep geçici olacaktır.
sevgiler:)

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

Erol efendiye katılmıyorum. tek değil hiç kötü huyu yok Tontalağımın. benim kızım hala yabani. bence hemen kontak kurmak , iletişim sağlamak güzel bir huy.
Yalnız Aylam misafir geldiğinde kendilerine hizmet edildiği için bu erkek kişilerinin misafir gelmesini istemeleri çok normal. Gak dese çay, guk dese börek. oh ne ala memleket :D

Esra dedi ki...

Aylam sen hikayenin sonunu bize anlatmayıp, posta saklamışsın ki çok iyi yapmışsın, öldüm gülmekten son cümleye, bu nasıl bir sıcaklıktır böyle :)
Büyüklere değil ama çocukalra karşı böyle sevecen bizimki de, hele bir abi abla elini tutmaya görsün, ondan mutlusu yok o saniye ama Eray'ım sahiden şahane, o kibarlık, o beyefendilik nedir öyle?

Bu arada arabasız gelemeyeceğini düşündüğünden mi soruyor araban var mı diye :)

Ayla dedi ki...

Sibel sadece hay hayy derim zaten gözlerinin renginden sebep senin masanı seçer bilirim:))Renkli gözlü ve beyaz tenli insanlar daha çabuk çekiyor tontalağın dikkatini bu bir sırrr:))ona göre..İnşallah Sibel'cim şu işyerinden bir azat olayımda başını ağrıtacağız Eray'la..

Ayla dedi ki...

Saolasın Mumine yazıya değil diyorum ben hep yazdırana,coşturana bak:)))Çocuk öyle şeyler yapıyor ki başka şeyler yazmam mümkün değil ayrıca...

Ayla dedi ki...

Sezobigo inşallah unutur.Doğru artık büyüyorlar bununla birlikte çevreleride genişliyor.Herşeye açık hale geliyor.Sonuçta özünde iyi bir eğitim,ahlak aldıktan sonra geçiş dönemlerini inşallah hafif atlatırlar:))

Azcık biz yabancıya mesafeli olsun istiyoruz,herkese çok çabuk güveniyor bu bazen sakıncalı olabilir diye düşünüyoruz ama bakalım büyüyünce inşallah bu yönü değişir.Ahhh o gız lafı yok mu benim favorim:))

Ayla dedi ki...

Nilhan bence ikisinin ortasını bulmak lazım.Bizimkiside çok dışa dönük.Tamam hibç tanımadığı bir ortama girdiğinde Merhabaaa demesi hoşuma gidiyor da hiç tanımadığı insanların masasına gidip sohbete başlıyor,onlarla gitmek konusunda düşün ağlıyoR.

Bu aralar misafir çok geldi biliyorsun birde Erol beyler erkekleri alıp terasa cıkmıyor mu gelde çıldırma.Hayat onlara güzel,haklısın

Ayla dedi ki...

Esra'cım bilerek söylemedim ki süpriz olsun sizede:))Bizimkisinin seçme hakkı olsa kesin büyükleri seçer,büyüklerle çok iyi anlaşıyor çünkü.Düşün o kadar samimi bir çocuktur ki babasının arkadaşına ismi ile sesleniyor

-Aaa hayati gelmiş babacım:))
Amca,abi kelimesi hak getire...

Kahve dünyası eve uzak bir yerde uzak derken 5 km.O yüzden bence kadınında öyle bir yerden geldiğini düşünüp kaygılandı nasıl gidecek diye:))

Bir Terazi Kizi... dedi ki...

Aslinda gercekten cok tehlikeli bu yakinlasmalar,insallah bir nebze azalir,yarin yuvaya okula basladiginda karsisindakindende ayni ilgiyi görmek ister cünkü,cok hos bir anlatim olmus her zamanki gibi zevkle okuduk kizimla,iyi hafta sonlari canim,sevgiler...

Ayla dedi ki...

Bir terazi kızı;bir yıl gitti okula ama henüz bir değişiik yok inşallah biraz daha büyüdüğünde anlar söylediklerimizi. Beğenmene sevindim,çok teşekkür ederim,iyi haftasonları

Yunkabu dedi ki...

:))))))))
Ah Eray'cigim sen nasil bisey olucan buyuyunce yahu !!

bu arada aylacim bir ara sana bisey soyleyecegim, hatirlat bana :)

Ayla dedi ki...

Ahretliğim inan bence çok merak ediyorum.Bu aralar huyu suyu çok değişti ama o kadar şımarık ki:(

Hatırlattığımda inşallah hatırlarsın söyleceğini:))