Pazartesi, Ekim 31, 2011

Ağva'da bir haftasonu


Evlilik yıldönümü hediyemi haftasonu geze geze harcadım.Eray doğduğundan beri ilk defa (kısa da olsa) bir tatile onsuz çıktık.Hatırlıyorum daha bebeyken , henüz yürümüyorken,bir yaşında bile yokken kasım ayında vurmuştuk sırtımıza Kapadokya’yı gezmiştik.Erol bu kez Eray olmadan gideceğiz dediği zaman  itiraz ettim ‘banane ben oğlumu bırakmam dedim. Alışkanlık,belki de suçluluk artık adı her ne ise ne bilim kimselere bırakmak istemedim,düşüncesi bile kendimi kötü hissettirdi.Son dakikaya kadar Erol’u ikna etmeye çalıştım. Aslında o da haklıydı,söyledikleri çok mantıklıydı.

Bir arkadaşım ‘çok yoğun bir tempomuz var bizim demişti haklıydı. 06,10  da kalk önce kendin hazırlan Eray’ın yumurtası koy, Erol tostları hazırlasın 06,30 da Eray’ı çığlık kıyamet kaldır(en zor kısmı bu, ruhen öyle yorucu ki çocuğunu o saatte kıyıp kaldırmak),çocuğunun çantasını hazırla, 06,55 de yola çık arabada çocuğunun kahvaltısını ettir, vakit kalırsa terapistin verdiği eğitim kartlarından biraz çalıştır .07,30 da okulun önüne gel, can oğlunla vedalaş işe 07,45 de git ve kaportayı topla.Tüm gün çalış.18,20 gibi işten çık annaneye git yemek yiyip oğlunu al tekrar 30 km fazla yol tep eve gel.Babası eğitim kartlarının üzerinden bir iki tur geçsin anne ütü idi artık o gün yapılacak her ne ise onları yapsın sonra baba ile oğluşun yanına ilişip resim çizsin vakit geçirsin yatış kesinlikle 00,00 bulsun.(Eray daha erken yatıyor tabii)O saatte yatıp 06,10  kadar deliksiz uyunduğu sakın zannedilmesin.Çocuğun süt içesi gelir,su içesi gelir, huysuzluğu tutar 3-4 kere gece kalk sonra bir şekilde sabah olsun tekrar 06,10 da kalk bu kısır döngü uzayıp gitsin.

Erol çok yorgunum Ayla dedi hem kendimize hem de birbirimize zaman ayırmaya ihtiyacımız var dedi.Peki dedim annane saolsun ben bakarım dedi.Cumartesi sabahtan çıktık yola gittimiz yer Kurfalı köyünde bir otel idi .Erol eliyle koymuş gibi buldu yeri, işletme sahibi şaşırdı buraya gelen 10 kere arar bizi, siz bir kere bile aramadınız dedi.(sote bir yer)Çok gezenti bir ailesiyiz,alışığız yollara demedik hafifçe gülümsedik. Ihlamuru yeni demlemişlerdi hemen bir fincan ıhlamur içtik, sonra odaya eşyalarımızı koyar koymaz attık kendimizi Ağvanın merkezine aslında daha önce Göksu nehrinde 45 dakika motor ile gezdik.





Erol sürekli Ayla üşüyeceksin motoronun arka kısmına gel dedi durdu.Peki dinledim mi ?Tabiki hayır. Hiç üşümüyorum ki dedim durdum.Ağvanın merkezine gittik,orada gezdik


Bir saat vardır herhalde üşüme faslını geçip direkt titremeye başladım.Motorda ben çok rüzgar almışım.Bir cafede soba gördüm mekana bile bakmadan daldım içeriye sobanın sıcağı hiçbiryerde yok sonuçta.Kemiklerime kadar ısındığımı hissettim.Yemek yedik,hiç kalkmak istemedim:)))


Köy evlerini çektim mesela




Bir tatili de bu şekilde bitirdik.


Erol artık zaman ayıracağız kendimizi, belki öbür ayda bir Abant yaparız dedi.Bakalım kısmet.Dün akşam sürekli titredim  çok üşümüşüm çok şu an saç dibimden ayak tırnağı kadar her yerim ağrıyor.Resmen dökülüyorum ben dökülüyor:))

12 yorum:

otuzundansonra dedi ki...

çok güzel,ne iyi yapmışsın.sefan olsun canım .

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

iyiki kocişini dinlemişsin :)
sıcak tutmaya çalış kendini üstüne hastalık gelmesin.

Sevgi dedi ki...

süper yapmışsın kuzum.. arada kaçmak gerçekten nasıl iyi geliyordur insana.. bizde mi yapsak ki..

balböcükleri dedi ki...

güzel bir tatil olmuş evet bu suçluluk hissi ama ilkinde böyle oluyor diğer tatillerde alışıyor insan e tabi ara arada onlarla yapılıyor tatil ama bazen karıkoca kendinede zaman ayırmalı değilmi.

Ayla dedi ki...

@Otuzundan sonra gerçekten onca yorgunluğa çok iyi geldi, teşekkür ederim

@Bahar öyle bir ağrı ki oturamıyorum yerimde boynum,sırtım,kollarım,omuzlarım her yerim ağrıyor.Sanki sabahtan akşama kadar dayak yemişim:))Evet bazen kocaları dinlemek gerek:))Şalımla bir bütün olduk bugün

@Sevgi tavsiye ederim gerçekten iyi geldi.Evet insan başta suçluluk duyuyor oradayken geçiyor:)Kısa kısa kaçabilirsiniz size

@Serpil eşim artık öyle karar verdi uygulayacağız dedi.Otel işletmesi vardı yaşlı bir adam dedi ki evliliğin gidişatı için bu şart.Onlar evlenip gidecek size bayramdan bayrama el öpmeye gelecek ama eşin her daim yanında o yüzden vakit ayırmalısınız.Türkiyede ki aileler bunu pek yapmaz ama yapmak lazım dedi ona o an hak verdim.Bakalım kısmet.

elif-kayra dedi ki...

önce ben diyemiyoruz malesef :)) kendimi okur gibi oldum. her seferinde gidicem diyor ama bırakamıyorum oğlumu...
ama siz en iyisini yapmışsınız.

Ayla dedi ki...

Elif bende suçluluk duygusuyla çıktım yola lakin orada geçti biraz sanki. Biraz mola vermeye,nefes almaya kendimize hak tanımak lazım diye düşünüyorum yani yeni yeni düşünmeye başladım.

Tibetin annesi dedi ki...

eveeet, Erol doğru söylemiş, iyi de yapmışsınız. biraz baş başa kalmakta fayda var...

sezobigo dedi ki...

ne hissetiğini anlıyorum ama yapabilirsen yap.çok iyi geliyor gerçi .ben taşınırken 5 gün yoktu oğlum bir gariptim hem uzun uzun sezsiz saatlerin tadını çıkarmak istedim hemde yanımda olsun da bağırsın dedim:)yani hangisini yaparsan diğerini düşünüyorsun o yüzden fırsatlrı değerlendir derim:)

Ayla dedi ki...

Sezobigo gerçekten öyle mesela babası gelmesin azcık dinlenelim dedi ama benden fazla aradı nerdeyse saat başı ne yapıyor şimdi diye sürekli konuştuk.Hatta bir ara biz Eray olmadan önce ne yapıorduk kı bile dedik.Yine de ara sıra kaçmaya karar verdik

bahriye-krm dedi ki...

ayla'cım umarım hasta olmamışsındır...bizler hep böyleyiz bir yanımız gitmek isterken,diğer yanımız oğlumuz olmadan asla modunda...ama yine de en güzelini yapmışsınız...arada yapmak gerekiyor çünkü...

Ayla dedi ki...

Bahriye pazar akşamı ve pazartesi kötuydüm hele pazartesi çok zor çalıştım ısıtamadım kendimi vucudumda ki her eyr ağrıyordu lakin bugün Allahıma şükür olsun ki iyiyim, gribe çevirmeden atlattım.

Evet kendimizi tuhaf hissettik lakin emin ellerde olmasının da etkisiyle anın tadını çıakrmaya baktık, kesinlikle gerekiyor bir mola vermek