Pazartesi, Ağustos 01, 2011

Dolmabahçe turu


Ama bu haksızlık diyordum her seferinde Erol'a.Sen arkadaşlarınla program yapıyorsun çıkıp gidiyorsun,ben illa annelerden rica etmem gerekiyor ki bunu istemiyordum.Zaten haftaiçi bakıyorlar bir de haftasonlarını işgal etmek içime sinmiyordu. Söz verdi  Eray'ı bezden kes arkadaşlarınla dileğin gibi gez dedi ve dediğini de yaptı. Malum 1,5 aydır var rahat Eray bezsiz şükür ki. Hemen Ramazan gelmeden ahretliğimle bir program yaptık. Dolmabahçe- Beşiktaş gezisi diyelim .Kah oturduk, kah yürüdük, kah fotoğraf çektik ha bir de bolca yedik- içtik:)Kızın ensesinde bittim sen nereyi çekiyorsan ben de aynen orayı çekeceğim dedim malum ben ahretliğim fotoğraflarına bayılıyorum belki birşeyler kaparım.


Ne zamandır bu anları bekliyordum yani eskisi gibi telaşsız, tasasız arkadaşlarımla ortalıkta dolandığım, arkama dönüp bakmadığım anları .Evet çok iyi vakit geçirdim geçirmesine de artık hiçbirşey eskisi gibi değil, olmayacak.Yok bu şikayetde değil, bir tespit. Çocukları babalara bırakmışız aklımızın bir kısmı orada,acabalar hep yanıbaşımızda,telefon burnumuzun ucunda...Neyse


Dolmabahçe'nin yeri çok ayrıydı benim için.İşyerinde, evde daraldığım da hemen orada olduğumu hayal ederim.Okul zamanı tek başıma alırdım kitabımı söylerdim çayımı saatlerce kitap okurdum o sessizlikte.Dolmabahçe'nin eski huzuru kalmamış, çok değişmiş ya da haftasonu olduğu için bana öyle geldi.Eray babayla takıldı,güzel vakit geçirmişler.Önce annane ve kuzenlerle dışarıda boğaz da hep birlikte kahvaltı etmişler.Bensiz boğazda boğazınızdan nasıl geçti diye çemkirdim o çok başka...Sonra usta babasıyla ev de birkaç değişiklik yapılacak malzeme almaya gitmişler,sonra da doğru alışveriş merkezine..

Ahretliğime bolca fotoğrafımı çektirdim. Doğumdan sonra pek fotoğraf çektirmez olmuştum.Dolmabahçe'nin nerdeyse her köseşinde bir pozçuk verdim:))For example;

 



Herkese hayırlı Ramazanlar diliyorum.

12 yorum:

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

İyi ki de çektirmişsin ben şahsen kendim çok sevindim seni böyle bolcana yakinen göremeye :)
Eray ile babaya da kocaman alkış. Artık benim de kızımı bırakma zamanım geldi babaya. allah kahretsin ki içime sinmiyor. benim herif beceremez gibime geliyor. Aslında çok da güzel anlaşıyorlar da babişko da sabır yok :(

Ayla dedi ki...

Nilhan seni niye fotoğraflarda göremiyoruz dedi ya Bahriye dedim ki çok yakında döneceğim kendi fotoğraflarımla:)) aslında şaka etmiştim.Sonra haftasonu aklıma düştü çektireyim dedim bolcana bolcana, aslında çektirmem bu kadar yakından ya neyse uzun bir süre de kendimi eklemem:))

Nilhan bana da öyle geldi, beceremez dedim durdum öteledim ama iş başa düşünce çok da güzel beceriyorlar.Bence ufaktan ufağa başla, ben öyle yaptım. Haftasonu evde kaldım bir iki saatliğine çıktılar öyle öyle alıştılar seninde nefes almaya hakkın var nacizane fikrim bu yönde

ŞÜKRAN dedi ki...

Sevgili Ayla, ne güzel bir mekan seçmişsin . İstanbuşl'a her geldiğimde en çok burada gezmesyi ve kafesinde çay içmeyi severim. benim içinde çok özel bir yerdir. ayrıca kızım ve damadım burada görevliler. Minik yavruna ve sana kocaman öpücükler bırakıyorum bloğunu her fırsatta takip edeceğim. esenkal..

bahriye-krm dedi ki...

ne iyi etmişim o notu düşmekle...böylece senin güzel yüzünü de görmüş oldum...ve lütfen bolca çekil ve ekle...eski kiloyu da bahane etme,çünkü gayet hoşsun böyle...ortada kilo falan da yok zaten...
tam 1 hafta önce ben de buraların fotoğraflarını çekmiştim...ne yalan söylüyeyim;dediğin gibi ya sıcaktan,ya hafta sonu kalabalığından ya da kerem'in evde oluşundan dolayı eski! tadı ben de bulamadım....

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

hay maşallah :D

Ayla dedi ki...

Şükran hanım teşekkür ederim güzel yorumunuz için.Benim çocukluğum buralarda geçti diyebilirim benim babamda Yıldız parkında çalışıyor,Dolmabahçe de görevli olanların çoğunu tanır aynı yere bağlı oldukları için.Haftasonu çok çok kabalıktı her zaman çay içtiğim yer düşününün ben bir çay istedim arkadaşımın siparişi geldi içti benim ki dakikalar geçti gelmedi içemedim:(

Bu arada her zaman beklerim

Ayla dedi ki...

Bahriye güzel sözlerin için çok teşekkür ederim yok artık şikayet etmeyi bırakıp şükretmeye başladım. Ne bilim insanın yeni haline alışması zaman alıyor hep çok zayıf olmuştum ben ama azcık etine dolgun olmaya da alıştım galiba:))

Bahriye birde haftaiçi deneme yapmam lazım:))çünkü gerçekten kalabalıktan ben hiçbir şey anlamadım. Önceleri Dolmabahçe demek huzur demek, sessizlik demekti.Birde tabi aklımızın bir kısmı çocuklarda bir de üstüne bizim de değiştiğimizi ekle başka bir tablo çıkması aslında çok normal.Eminim oradaki gezinde çok güzel kareler yakalamışsındır.

Ayla dedi ki...

Bahar çektiğim fotoğraf denemeleri ve bu denemelerdeki ilerlememi gördüğün için o cümleyi kurduğunu farzederek teşekkür ederim arkadaşım diyorum:))))

Tibetin annesi dedi ki...

Vallahi ben ne zaman bıraksam babayla, aklım hep orada oluyor. o yüzden programlarımı hep hafta ortası akşam yapıyorum ki annem var diye içim rahat ediyor :))))

Ayla dedi ki...

Sibel ben artık yavaş yavaş babaya bırakacağım karar verdim. Annem gergin oluyor Eray çok yaramazlık yapıyor çünkü kadın yoruluyor sonra da annem beni okşuyor:))Erol'u yerime yetiştiriyorum yavaş yavaş.Ha aklım kalmadı mı 4-5 kere aradım yeter dedi biz oğlumla çok güzel vakit geçiriyoruz dedi de olsun yine de arasıra yoklama çekmenin zararı yok kanımca...

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

canım hem sana hem fotoğraflarına maşallah ;)

Ayla dedi ki...

Bahar teşekkür ederim:)beğenmene sevindim