Salı, Ocak 25, 2011

halbuki evrene çok güzel mesajlar yollamıştım

tontalak
annesi hastayken annesine mama almaya giderken

çakralarımı açtım
evrene güzel mesajlar yolladım
üzerine üç göbek attım

ı ıhhh keyifsiz bir ay ile 2011 girdik. 2010 ailemiz için her açıdan kötü bir yıl oldu, hatta bu yaşıma kadar bu kadar kötü, aksiliklerle dolu bir yıl hatırlamam. O yüzden 2011 için 2010 yılını aratmasın yeter dedim ,üzerine yazılar bile yazmadım anlandırmamak adına.Sadece beklentim ağzımızın tadı bozulmadan sağlıklı bir yıl olmasıydı.

Çok keyifsiz, huzursuz bir ay geçirdim.Sağlık kısmına gelirsek geçen hafta pazartesi hastalandım , bir hafta rapor verdi doktor perşembe ancak gözümü açabildim.Mide, grip hepsi bir araya gelince çok zor bir hafta geçirdim.Allahtan annem yanımdaydı.

Tam iyileştim derken cumartesi Eray (22/01/2011)ateşlendi.Yine bir PHAPA atağı zannettik.En sonunda içimize sinen, anlaşabildiğimiz bir doktor bulabilmiştik ama hem başka hastaneye transfer olmuş bölüm başkanı olarak hem de zaten yeni sigortamızın o hastane ile anlaşması yoktu. Mecburen yine bir hastane arayışına girdik.

Cumartesi Acıbadem maslak hastanesinin acil bölümüne gittik. Erayın sağlık geçmişini anlattım , tabi phapa denilince hemen bir sürü tahlil verdi. O yüzden sık hastane değiştirmiyorduk çünkü herşeye en baştan başlıyorduk. CRP yüksek dedi doktor ama tahlil sonuçları bilgisayarda idi ben bakmadım hemen prednol vurdurdu.Çıkarken tahlil sonuçlarının çıktısını aldım ,eve geldik bir gariplik vardı çünkü o iğne ile ateşin tamamen bitmesi gerekiyordu, ama ateş yükselmeye başladı .Sonuçlara baktım sedimentasyon hızı normal çıkmış sadece crp ve lökasit sayısı yüksek.Yani bu bir phapa atağı değil normal bir grip .

Kendi kendime kızdım durdum ,hastanede sonuçlara bakmadım boş yere iğne vuruldu diye. Pazar tüm gün ateş devam etti, sadece ateş düşürücü verdim ,pazartesi doktora gideriz diye Hastalıkta herşey mübahmış gibi bize yapmadığını bırakmadı tontalak bey zor bir gün geçirdik, ağzına tek lokma koymadı, tüm gün ağladı çoğu zaman neden ağladığını bile anlamadık.

Pazartesi işe gittim ,raporlu olmam sebebiyle hiçbir iş yapılmamış,herşey olduğu gibi duruyordu. Epeydir yoktum şirkette bir de erayı doktora getirmem gerekir nasıl diyeceğim diye strese girdim. Neyse ki kolay izin aldım.Yine aynı hastaneye gittik, aradan alırız sizi ama çok beklersiniz dediler. Dediklerini de yaptılar çok beklettiler bizi ,doktor hanımın yanına gittik çok negatif bir enerji aldım(dialogları yazmayacağım) kendilerinden hiç ama hiç hoşlanmadım(eraya yaklaşımın tarzından ötürü)

Birkaç ilaç yazdı bir iki güne kadar toparlar kendini zaten boğazdaki kızarıklık hafiflemiş dedi.

boy: 95,5 kilo:17.300

Bunları yazıyorum çünkü bize erayın kontrollerini yaptıracağımız bir doktor lazım, belki önerebileceğiniz birileri olabilir.Lütfen ya mail ya da yorum olarak bırakabilir misiniz?

Bu arada hastaydık ama gözümünüzü açtığımızdan beri gezmeleri de bırakmadık, Eray en sonunda tramvaya bindi, ilk basket maçına gitti, anne babası hem sinema hem tiyatroya gitti ama ayrıntılar AZ SONRA çünkü yazmak için vakit yok

5 yorum:

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

çok çok geçmiş olsun. iyi olun hep gezin...

bahriye-krm dedi ki...

her ikinize de çok geçmiş olsun...güvenilir bir doktor bulmak ya da bir doktora güvenmek ne kadar zor...biz de üzücü tecrübeler sonucunda yeni bulduk doktorumuzu...gazi osman paşa da....bilmiyorum size yakın mı...

Ayla dedi ki...

Teşekkür ederim bahar iyi dileklerin için

Bahriye artık uzaklığına yakınlığına pek bakmıyoruz sadece karşı taraf olmasın yeter diyoruz.Biz göktürkte oturuyoruz gaziosman paşa çokkk uzak değil.Bence çocuk doktorlarında uzmanlığı konusunda iyi olması yeterli değil en azından benim için ,iletişimde önemli. Eray gerilince bende geriliyorum, rahatça soru sorabileceğim biride olmalı tabiki.Şu sıralar acilen bulmamız gerekiyor, sağa-sola soruyorum bakalım.

annelili dedi ki...

Çok geçmiş olsun...

Ayla dedi ki...

Teşekkür ederiz