Perşembe, Aralık 30, 2010

Tik tak tik tak aman ha o ses hiç susmasın

Öğlen tatilinde yemeğimi yemişim odama çekilmişim, karnım tok sırtım pek şeklinde internetten haberleri okuyorum. İşte yeni motorlu taşıt vergileri başlığında bir haber.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/16647196.asp?gid=373

Tabiki yine zam gelmiş ,sadece çüş ( tüü tüü tüü ne ayıp ne ayıp)diyebildim. Haberi okuduktan sonra yorum yapanlardan birinin yorumuna çok güldüm(sonrada bir şey hatırladım boğazım düğümlendi),şöyle demiş; '

Kalbine pil takılan hastalardan ve motorlu diyaliz makinasına bağlı böbrek hastalarından da ''motorlu insan'' vergisi alın!

Vallahi ne diyelim o duruma geldik güzel tespit.Yorumu okuduktan sonra annem geldi aklıma.Ne alaka diyebilirsiniz o zaman yazıyı okumaya devam...:)

En büyük takıntılarımdan biri saat sesi, ama öyle böyle değil,ciddi bir takıntı:) Evimde bir tane bile saat yoktur. Ne duvar saati, ne masa saati hiçbir saat hem de.Hele de o duvara asılı saat başı çalan saatler var ya onlar benim kabusum.Bekarken annemlerin evinde de tersine her odada ,her yerde saat vardı,annemle bu konu kavga sebebimizdi..Yatarken,uyurken ,televizyon seyrederken,kitap okurken o sesi duyardım ya da bana öyle gelirdi.O sese taktı mı asla başka şeye konsantre olamazdım ya saatleri kullanmadığım bir odaya toplar ya da pillerini alırdım. Annem düzeninin değiştirilmesine kızardı ,bu saatler senin yüzünden bozuluyor diye söylenirdi.(bozardım da)

Tam benim olduğum yaşlarda yani gençliğinin baharında annem kalp ameliyatı oldu. Yemek borusunun altından göbek deliğine kadar kestiler annemi sonra da lazerle kapadılar.Kalp kapakçıklarında sorun vardı birine yama yaptılar birine de kapakçık taktılar.O işte kapak var ya saat gibi çalışır annemin tik tak tik takk hiç susmaz. Hele de yorulduğu,üzüldüğü ,kızdığı,heyecanlandığı zaman sessiz bir ortama ihtiyaç yoktur aynı odanın içinde duyarsınız o sesi tik tak tik takk. Babam işe giderdi annemde hemen kay öteye der yanıma girerdi her sabah, kalbi o kadar çok tik tak tik tak şeklinde atardı ki uyuyamazdım, çünkü o sese takıntılıydım. Anneme de hiçbirşey diyemezdim

çünkü o ses kesilir de duyamam diye korkardım
çünkü o ses annemin yaşam sebebiydi
çünkü o ses benim şükür kaynağımdı
çünkü o ses yuvamızın dişi kuşuydu

Bu aralar alakasız bir haber, bir konu alıp beni geçmişe götürmeye yetiyor.Geçmişe olan özlememim o kadar büyük ki, oralardan şu zamana bazen gelmek istemiyorum.Ben o yıllar gerçekten çok mutluydum, şükürler olsun ki. Ha bu arada eşim son pragrafa takılmış,üzdük galiba:( Şu anımdan ,evliliğimden şikayetçi olduğum için değil geçmişe özlemim sadece o günleri çok özledim. Yoksa Allaha şükür erol bey senden de:) evliliğimden de şikayetim yok MUTLUTUM:)

10 yorum:

Erol Kalafat dedi ki...

Alınganlığımı mazur görün Ayla Hanım. Ama kim yerimde olsa aynı şeyi düşünür.

Ayla dedi ki...

:)Peki erol bey küçük bir düzeltme yaptım yoksa üzmek istemem seni:)vallahi blogumda da beni özgür bırakmadın ya helal olsun sana:)Şaka bir yana aman ha kırılma

Yunkabu dedi ki...

Allah annecigine saglikli bir omur versin insallah ahretligim.
Tiktak'lar hic susmasin !

Ayla dedi ki...

Amin inşallah canım, tüm ailemize allah uzun ve sağlıklı seneler nasip eder inşallah

Deli Anne dedi ki...

ahaha bu bloglar doğru anlaşılınca çok iyi de yanlış anlalma riski de var değil mi? eşler bozulabiliyor.. Allah'tan Erolbey açıkça söylemiş de sorun olmamış.. bir de mutlu seneler arkadaşım..

Ayla dedi ki...

Deli annem,ben yıllar yılı birşeyden çok çektim kendimi anlatmak zorunda kalmaktan. Şimdi o huyumu yavas yavas bırakıyorum çünkü çok yorucu bir iş,zaten beni bu saate kadar tanımadılarsa yapacak birşey yok diyorum.Ama blog farklı çünkü kimse beni tanımıyor,yanlış anlama ihtimali çok fazla bu düşünce beni gergin yapıyor şunu yaptım bunu yaptım demekten öteye gidemiyorum,ah kendimi bir özgür bıraksam neler yazacagımda:)belki bir gün bu huyumdan da vazgeçerim.

Allah şükür erolla bir yanlış anlama olunca bir kenara çekilip birbirimize trip atmaktansa dialog yönetimini kullanıyoruz ki sıcağı sıcağına halletmeye çalışıyoruz herzaman işe yaramadığı durumlar tabiki olmuyor değil ama hallediyoruz bir şekilde:)

Bu arada ailenle ile birlike ağzının tadı bozulmadan sağlıklı ve huzurlu bir yıl diliyorum sana

gülay dedi ki...

Bir annenin tik taklarını dinleyerek büyümenin ne olduğunu iyi bilirim ne yazık ki.O tik taklar hep olsun hayatımızda hiç susmasınlar....
Tüm sevdiklerimizin yanı başımızda olduğu sağlıklı,mutlu bir yıl dileğiyle...

Ayla dedi ki...

Gülay yorumun ve beni anladığın için çok teşekkür ederim. Ailen ve sevdiklerinle birlikte çok mutlu ve sağlıklı bir yıl geçirmen dileğiyle.

our twins of N.Y. dedi ki...

Benim kocabey de cok alingandir. Kastamonu'nun suyundan midir?:))
**
O tik-tak'lar hic durmasin...
**
mutlu yillar...

Ayla dedi ki...

Kesinlikle ya suyunda ya ekmeğinde birşeyler var:)

Mutlu ve huzurlu bir geçirmen dileğiyle