Pazartesi, Mart 16, 2015

Ahhh biz kızlar

Bir annenin evladına nazarı çok değermiş lafına eskiden hiç inanmazdım. Evladım oldu,onunla yol aldıkça ve yaşadıkça inandım. Ne zaman çok şükür şu da güzel gidiyor bu da güzel oluyor dediysem genelde söylediğim tersine döndü. Ve her seferinde hay benim dilimi koca koca eşek arıları soksun dedim mi dedim yeminle..

Perşembe öğleden sonra okulun hemşiresi beni aradı. Numarasını görünce fonda gerilim müziği çaldı önce. Okulun hemşiresi beni niye arar bilogcan sence. Bingo. Eray ateşlenmiş. Allahtan okul çıkışına çok az vardı, servisle eve döndü. Akşam eve dönünce yatan bir çocuk beklerken bir kanepeden bir kanepeye uçan bir çocuk görünce şaşırdım önce. Geldi ve geçti şükür diyemedim, biliyorum Eray'ın bünyesini ezbere..

Gece 02.00 gibi ateşi çıktı. Ondan sonrada ateş 3-4 saat arayla çıkıp durdu. Calpol ve İbufeni dönüşümlü olarak verdim. Bu sefer herhalde Beta ya da ortalıkta dolanan bir virüs dedim malum ortalıkta inanılmaz bir salgın var. Pfafa'yı 21 gün önce atlatmıştık ve atağa çok vardı ya onu hiç listeye almadım.Hatta geçen sefer atak arası iyice seyreldi şükürler olsun bile yazdım.

Cumartesi hemen doktora gittik. Aman dedim doktora acayip de bir salgın var. Doktorumuz da iki tür virüsün ortalıkta dolandığını söyledi. Biri öksürük, burun akıntısı ve eklem ağrıları diğeri ise mide bulantısı ve kusma yapıyormuş. Ama Eray'da bunların hiçbiri yok annesi Eray büyük ihtimalle Pfafa atağı geçiriyor dedi. Olur mu dedim bizim atağa çok var, Eray'ın atak arası iyice uzadı.

Omzumu çektim olmaz dedim, kaşlarımı yukarı kaldırdım olmamalı dedim, başımı öne eğdim olur mu ki dedim.. Bazen olurmuş. Hemen bu durumu bir ananın çocuğuna nazarına bağladım.. Nasıl olur ya..

21 gün önce flantadin aldığı için hemen vermeliyim dedi. Çünkü yılda bu ilaç 6 ya da 7 kereye kadar alınabiliyormuş. Atağın kendi kendine geçmesini bekleyelim eğer ki pazartesi akşam hala ateşi var o zaman mecbur vereceğiz dedi. Ve bugün pazartesi. Saat 15,30. Ve kuzum hala ateşli.. Ahh ya yine söyledim. Millet içinde sakın bana kuzum deme demişti. Yalnızken kuzum diyebilirmişim, millet içinde kaplanım, aslanım diyecekmişim...O zaman yeniden başa saralım..

Ve bugün pazartesi. Saat 15.31. Ve kaplanım, aslanım hala ateşli..

Doktora giderken telaşla topuklu ayakkabı geçirdim ayağıma.. Hasta da olsa Eray'dan kaçmaz bu ayrıntı asla..

-Annecim neden topuklu ayakkabı giydin bugün
-Ne bilim canım istedi
-ben sebebini biliyorum
-neymiş
-çünkü güzel görünmek istiyorsun
-Evettttttt. Güzel görünmek istemenin nesi kötü ki
-Ahhhh siz kızlar hep böylesiniz

dedi ya gel de gülme şimdi.



Hafta sonu ağzındaki aftlar sebebiyle neredeyse hiçbir şey yemedi. Neler yapmadım ki.. Sadece üçgenden belki yiyebilirim dedi. Üçgen dediği şeyde fotoğrafta görüldüğü gibi çift kaşarlı, salamlı yumurta ekmekler. Sadece bir tane yedi. Koskoca gün bir tane.. En sevdiği şeyleri bile geri çevirdi. Nasıl geri çevirmesin hem. Koskoca ben, ağrı eşiğim yüksektir diye gerim gerim gerinen ben bir aft çıkınca ne hallere düşmedim mi?

Sonra dedesi bizi ziyaret etti. Yemek yemese de yine de yanımızda oturdu, sohbet ettik hep birlikte. Bir ara dedesi biri hakkında adamın parası var ama aklı yok dedi :) Allah işte birine para verir akıl vermez, diğerine akıl verir para vermez. Başka birine ise her ikisini de vermez güzellik verir der dermez Eray girdi araya..Dede'cim böyle konuşma günah olur dedi. Neden günah olacakmış ki dedim vereceği cevabı merak ederek..

Dede'cim Allah demek ki böyle uygun görmüş. Allah'ın uygun gördüğü ve verdiği şeylere şükretmeliyiz. Ve böyle konuşmamalıyız..


Ne diyeyim ki ben şimdi. Allah dermansız hastalıklar vermesin, şükürler olsun bugünümüze.Ve sağlıklı haftalar herkese..


Not:12/03/2015- PFAFA Atağı




6 yorum:

safiye yaşar erdiger dedi ki...

Eray'a çok geçmiş olsun. Neredeyse 10 gündür yatıyorum. Benim de annem bir şeyler yemem için bir şeyler yapıyor. Boğazımdan geçmiyor.
İyi ki onların bünyesi bize göre çok güçlü.
Bizleri yeniden şaşırtarak mutlu etmeyi biliyorlar.
Beni de "Ah kızlar!" cümlenle gülümsettin. Çok yaşa sen, Eray.

Ayla dedi ki...

Safiye hanım sizede çok çok geçmiş olsun. Annem ve ablam(ablam hala yatıyor) uzun süre yattı. Ve çevremdeki herkes hasta.

Annelerimizi Allah başımızdan eksik etmesin. İyi ki varlar.

Kesinlikle çocukların bünyesi daha güçlü. Benim 39'u geçse ateşim herhalde hiç kalkamam..

Küçük Mucizelerim dedi ki...

Geçmiş olsun Ayla. Virüslerin adını da senden öğreniyorum.
Yalnız ben de nazar değdirenlerdenim. Hay benim de dilimi ....
Tostları kesinlikle deneyeceğim.
Eray yine yapmış yorumunu.

Ayla dedi ki...

Nilhan'cım çok sağolasın. Virüslerin adını yazmadım çünkü bilmiyorum pfafa Eray2ın eskiden beri gelen hastalığı...

Zaten artık Eray ile yorumlarımı kendine saklayacağım :) bir insan çocuğu ile ilgili güzel her şeyi nasıl tersine çevirebilir anlamıyorum :)))

Mutlaka yap, yumuşacık oluyorlar

Cebimdeki renkler dedi ki...

Çok geçmiş olsun Ayla'cım zaten geçmiş de ben okuyana kadar. Ama ben de artık inanıyorum ki en çok biz nazar ediyoruz çocuğumuzu. Ne zaman şükür bu aralar çok iyi desem bizde de aynı durum...

Ayla dedi ki...

Ülker'cim sağolasın bu aylık geçti gitti çok şükür.

En iyisi bu konularda hiç konuşmamak ama bazen insan aldanıyor işte