Cumartesi, Eylül 08, 2012

Delil niyetine


Bu hafta resmen pert oldum ben.Hem tüm evi baştan aşağıya elden geçir yani perdeler, halılar, koltuklar,camlar artık evde ne var ne yoksa dök,temizle,derle ,topla hem de tontalağa okul ara.İşten ayrılınca eve yakın bir okula veririz tontalağı dedik nasılsa bu yıl anne evde.
 
Aklımızda bir okul vardı ya işi ağırdan aldık,kontenjan diye bir kelime yoktu hayatımızda.Erol okulla görüşme için randevu almak için aradığında kontenjanımız doldu kayıt almıyoruz demişler.Telefon açtı bana Ayla atla git okula belki bir sınıf daha açarlar yüzyüze görüşmede bakalım ne diyecekler dedi.Bizde işleri olduğu gibi bırakıp tontalak ile resmen uçtuk okula.Malesef sonuç değişmedi düşündüğümüz okul gözümüzün önünde buhar olup gitti başladık tontalak ile başka okul aramaya..

Birkaç okula gittik o gün.Bir okulun kapısından daha girer girmez tontalak demez mi annecim bu okul gözüme biraz küçük geldi diye.Güvenlik güldü haliyle..Olur mu Eray'cım bu okul senin okuldan çok çok büyük dediğimde annecim zaten birazcık küçük geldi birazcık da büyük geldi diyerek başladı yan çizmeye..
 
Bazı okullar içimize sinmedi bazısı içimize sindi fakat fiyatları almış başını gitmiş oluğundan bir yer bulamadık önce. Tontalak her gittiği okula kazık çaktı çünkü okula gitmeyi çok özlemiş.Bir hafta on gündür zaten diyordu artık okula hazırım, okula gidebilirim annecim diye:) Neyse yine bir okul görüşmesinde işimiz bitti çıkacağız tontalak yine gelmiyor ben burada kalacağım diye kıyameti koparıyor.Sonra bir uçağı alarak okul müdürünü dedi ki

-Bunu alabiler miyim
-hayır malesef alamazsın o okulun, okulun oyuncağı okulda evin oyuncağı evde kalır
-söz veriyorum tikatli (dikkatli)olurum
-hayır malesef veremem
-ama benim hiç uyuncağım yok (küçük emrah bakışı halt etmiş yanında)

İki kişi konuşurken prensip olarak söze karışmayı sevmeyen ben hiç uyuncağım yok dediğinde şaşkın bir halde 'Eray'cım senin hiç oyuncak yok mu diye bir haykırdım çocuğum aynı şekilde bana karşılık verdi  ' benim uyuncağım var mı annecim:)) Sustum yeminle.Çocuğumla laf yarışına girilmeyeceğini çok iyi bildiğimden okul müdürüne en sevimli halimle tebessüm ettim zor bela ikna ederek çıktık okuldan.


Aslında Eray'ın okulundan memnunduk fakat mesafe çok olduğundan servis yok.Diğer şubesine gittik orayı çok istemiyordum ilkokul öğrencileri var diye.Okulu görünce içim rahatladı çünkü anaokul sınıfları ve alanları okul içinde resmen ayrı bir cumhuriyet.
 
İlk kat anaokul sınıflarının.Bahçeye çıkış saatleri ve kapıları ayrı, yemekhane de yemek yedikleri bölümler ayrı..Erol hem seneye Eray ana sınıfına gidecek okul değiştirmemiş olur dediğinde kafama yattı fakat tek sorun mesafe.
 
Servisçilerle görüştük bizim semte gelecek yedi öğrenci olduğu için okuldan alıp hiçbir yere dolanmadan eve bırakacak en fazla 25 dakika sürer dedi, zaten mesafe az olduğunda da şehir içinde dolandıkları için aynı sürede evde oluyorlar dediğinde korksam da kafama yattı. Diğer bir neden de iş bulursam zırt pırt okul mu değiştireceğiz anneanneye yürüme beş dakika mesafede.Anne koş okula git desem beş dakika değil annemin torunu söz konusu ise iki dakika da okul bahçesinde olur dedik girdik kayıt bürosuna.

Nakil işleri yapılacak ya diğer şube ile fiyat farkını söyledi ayıp olmasın diye çüş diyemedim.Diğer şubede sadece anaokulu vardı burası bir ilköğretim olduğundan fiyat farkı var haliyle.Üstüne birde yıllık servis ücreti eklendi müdürün yanında oyy oyy diyemeden edemedim.Erol hallederiz dedi herzaman ki repliği ile ve kayıt yaptırdık inşallah çocuğum için hayırlı olur.


Eray tüm okulları zevkle gezse de benim okulum(eski) daha güzel, orayı çok seviyom oraya gideceğim,Yermin(Nermin) öğretmenime gideceğim şeklinde cümleler kurunca çok üzülüyorum.
 
Dün veli tanışma toplantısına gittik Duygu öğretmeni ile tanıştık gözleri hep Yermin öğretmeni aradı. Yermin öğretmen neden yok annecim dedi durdu.Sürekli anlatıyorum ona Nermin öğretmeninin minicik bir bebeği oldu ona bakması gerekiyor diyorum tamam diyor on dakika sonra Yermin öğretmeni çok seviyom o gelsin diye tutturuyor. Galiba bir süre hep birlikte üzüleceğiz:(  
 
Yeni öğretmenini ben çok sevdim,Eray beyde tanımak için azcık fırsat verse kadına eminim o da çok sevecek lakin tontalak da bir hava bir hava var ki sormayın.


Pazartesi okul açılıyor miniğim için, ilk hafta yarım gün bende gideceğim yanında.Servisine bineceğim yoksa biliyorum o mesafede rahat etmez içim,inşallah tüm kuzular için mutlu ve hayırlı bir yıl olur.

Ha bu fotoğraflar mı? Bu fotoğraflarda Eray'ın odasından delil niyetine...Bir gün sizede benim hiç uyuncağım yok dediğinde hadeee ordan be diyesiniz diye...


Not:Son resmi tontalak yaptı.Evde benimle kalınca resmen çocuğu kendime benzettim çocuğum aile resmi yaptı yani ilk defa.Kırmızı, bol pencereli ve beş tekerli olan bir araba, bunlar bir sonraki yılın modellerinden yani görmemeniz çok normal.Yeşil olan evimiz bacasındaki çizgi ise evimizin tüten dumanı.O üç kişi mi kim,aile resmi ya onlar bizmişiz.En baştaki koca kafalı,pörtlek gözlü,çırpı bacaklı olan benim,resme bakıp yahu ben bu kadar güzel miyim demeden edemedim:) Ortadaki filinta gibi adam benim kocam ahhh ne kadar yakışıklı di mi? Tatatatammm son kişi ise koca kafasıyla annesine çekmiş tontalak efendi,resme bakıp kuzummmm diyemeden edemedim. Bugün ki mutluluğum tabiki bu resim

4 yorum:

Cebimdeki renkler dedi ki...

Ayla' cım, vah vah diye diye okudum yazını ve gülerek tabi ki Eray' a :))Oyuncağı yokmuş demek
beyzadenin görmesek inanacağız :))
Şimdiden hayırlı olsun ve kolay gelsin. Zorlu bir hafta geçirdin ama en azından önümüzdeki hafta Eray' a bolca vakit ayırabileceksin okul vs..
Tekrar kolaylıklar,

Tibetin annesi dedi ki...

ailece çok tatlısınız Aylacım. Hayırlı olsun yeni okulu Eray'ın :)

Ayla dedi ki...

Ülker gerçekten zor bir haftaydı ama anladım ki bu haftada zor bir hafta olacak okulda eray beni çok yordu çok.İnşallah tüm çocuklar mutlu bir yıl geçiriler

Ayla dedi ki...

Sibel'cim teşekkür ederim,inşallah hayırlı olur, tibette çabuk alışır inşallah