Salı, Şubat 28, 2012

Koleksiyon

Koleksiyon!!!
Herkesin çocuğu kendine özeldir ya hani işte benim çocuğum da bana özel. 3,5 yaşındaki oğlumun kendine ait, kendi çabalarıyla biriktirdiği herkesten gizlediği bir koleksiyonu olduğunu cumartesi günü tesadüf eseri öğrendim ve çok şaşırdım. Durun şu olayı baştan anlatayım.

Cumartesi günü Eray’ın hiç ama hiç sesi çıkmıyordu.Eğer Eray’ın evde sesi çıkmıyorsa iki ihtimal vardır

A)Eray tehlikeli işler peşindedir
B)Gizli,bizim görmemizi istemediği bir şey yaptığı için koltuğun arkasında saklanıyordur.

Meraklandım, tekli koltuğun arkasına baktım burnunu karıştırıyordu beni görür görmez elini çekti ve dedi ki annecimmmm elimde bir şey yokkkk.Yani bunun Türkçe meali annecim benim elimde senin görmek istemediğin bir şey var.

Neyse yok dedi ya inanmış gibi yaptım.Kalktı yerinden,gizli gizli bir yerlere gidiyor bir yandan da arkasına bakıyor peşinden biri geliyor mu diye.Ben başka şeyle ilgileniyormuşum gibi yaptım sonra izledim çocuğumu çünkü hal ve hareketleri çok garipti.Sonra bir de ne göreyim yemek dolabının arkasında ki duvara tatakları sıralıyor,gözlerime inanamadım.

Eray’a bir şey söylemedim hemen Erol’a gösterdim.Güzel sıralamış di mi dedi.Evet gerçekten çok simetrik, epeydir biriktiriyor olmalı dedim:)Erol Eray’la konuşmak istedi şimdi değil sonra konuşuruz dedim.

Pazar kahvaltımızı ettik hala kahvaltı sofrasındayız Erol’a göz kırptım.Bu göz kırpmanın Türkçe meali birazdan bir oyun sergileyeceğim,bana yardımcı ol demek.Hapşırdım bir mendille burnumu temizledim ve oyunn başladı:)Bunun gibi birkaç oyun sergilendikten sonra bu koleksiyonun kökünü kazırız.

Cumartesi günü duvarı temizledim.Acaba temizlemeseydim mi dedim büyüdüğünü hayal ettim, tatak koleksiyonunu -sonuçta herkesin pul koleksiyonu olacak hali yok- kızlara göstermek istediğinde kızların yüz ifadesini çokkk merak ettim)

Didop!!!!

El yıkamayı,dış fırçalamayı çok seven güççük bey konu sabahın 06,30 da yüz yıkamak olunca acayip bir ayak direr.Babası da yüz yıkamayı alışkanlık kazansın diye çok ısrar eder ve bu nedenledir ki her sabah bir kriz çıkar.

-Eraycım yüzünü yıkaman gerekiyor
-hayır babacım
-ama yüzünde mikroplar var
-hayır menim yüzümde didop(mikrop)yok
-Mikroplar o kadar küçüktür ki biz göremeyiz o yüzünden göremiyorsun,yüzünü yıkamadığın için mikrop var ve şu an yüzünü mikroplar yalıyor:)
-hayır babacım didop yok
-mikrop var
-didop yok

artık tutamadım kaç dakika bu tartışma mikrop var/didop yok şeklinde uzatıp gitti.Sonra sıra babasına geldi bezmiş halde mikrop var dedi ama var kelimesini o kadar kısık sesle söyledi ki Eray sadece mikrop kısmını duydu.Eray bir tuhaflaştı,gözlerini yere dikti, alt dudak üst dudaktan açık ara öne geçti,omuzlar döküldü ve dedi ki

-Men didop değilim,men Eray’ım babacım

Babası şaşırdı ve hemen sarıldı sen tabi ki mikrop değilsin ben sana mikrop demedim ki Eray’cım dedi.Sonra ben sarıldım sen öncelikle Eraysın,oğlumuzsun,canımızsın, yakışıklımızsın.. diye methiyelerin biri gidip diğeri geldi.Eray ikna oldu.Ve böylece bir sabah krizi daha sona erdi.

Ne diyoruz efendim başka krizlerde buluşmak ümidiyle esen kalın ve sinirlerinize çok iyi bakın....

Not:Havaalanında annaneyi uğurlayan Eray beyler siyah renkli insanlar görür ve babasına der ki -Abiler kahverengi olmuş babacım

22 yorum:

Emine dedi ki...

aman Ayla bu koleksiyon mevzusuna fazla girme ilerde kısmetlerine mani olursun tontalağın :)

Ayla dedi ki...

Emine büyüyünce ve okuyacak geldiğinde 3-5-15 post var taslak olarak kayıtedilecek bunu da yazdın anne diye yer bitirir beni biliyorum.Bu da saklanacak postlardan:)

Hem teyzesi benim çocuğum akıllı,temiz tertipli düzenli inşallah bu yorum durumu kurtarır:))

domatessuyu dedi ki...

ahhaahaa;
Bu küçük adam süper yahu.
İşte oraya buraya sürmüyor çocuk,gidip hep aynı duvara yapıştırıyor ,daha ne:))


Bir de ilk resimdeki olay nedir?:)

Ayla dedi ki...

Domatessuyu dyorum ya çok düzenli çok:)

Eray'ın arkadaşının doğum günü oldu fırsat olup da yazamadım ki:)İTÜ bilim merkezinde oradan fotoğraflar.Rehberler Erayları gezdirdi çok eğlendi teyzesi bir görsen onu:))

nil dedi ki...

Eray, Eray, Eray:))) seni okudukça resmen hissediyorum, canlanıyor yaptıkların gözümün önünde, annen çok güzel anlatıyor ama bir de senin gibi birini tanıyorum bizim evden. Çok seviyorum seni Eray:))

Yine benzer bir tarihe not okudum:))) Yazık Erol'a ya, aynen sabahları Murat da bu arızayla muzdarip, aynen mikrop muhabbeti, aynı sabır ve aynı inatlaşma.

yadigar olam dedi ki...

Amanin ne ilginç bi koleksiyonmuş o öyle :)

Tibetin annesi dedi ki...

çocuk o kadar uğraşıp kendine koleksiyon hazırlasın, sen at onları. cık cık! hiç yakıştıramadım sana!!!

Esra dedi ki...

Gitmeyin çocuğun üstüne, ben de saçlarımı ucundan kesip kesip annemlerin dolabının arkasına atardım ama koleksiyon niyetine değil kimse görmesin diye :) Eray'ın niyeti budur belki de :)

Ayla dedi ki...

Nil teyzesiii eminim eray görse senin gibi eğlenceli birini çokkk severdi.

Nil sorma bazen düşünüyorum acaba en çok hangisi çocuk diye.Aralarında var ya yoruluyorum.Yüz yıkamasını alışkanlık edinecek diye tutturdu erol bizim Eray da sabahları çok huysuz olur yıkamam diyor.Sabrım öyle tükeniyor ki bazen aralarında:))

Ayla dedi ki...

Yadigar olam;teyzesi zaten marifette de ilginç bir koleksiyon hazırlamasında.Yoksaaaaa pul koleksiyonunu herkes hazırlar:))

Ayla dedi ki...

Sibel pişman oldum aslında;)çocuğum onlara nasıl bir emek vermiştir kimbilir.Ne bilim eve gelen biri görür diye yani yine toplum baskısıyla şuurumu yitirdim:))

Ayla dedi ki...

Esra Eray'ın herşeyi çok kıymetlidir ben bilirim.Bence atmaya kıyamadı benim kızacağımı düşündü atması gerektiğini söyleyeceğimi bildiğin için de sakladı:))

Yok yok üzerine gitmedik bu konuda hatta ilgilenmedik sadece babasıyla bu konuda bolca konusuyoruz,piyes sergiliyoruz tabii ki de Eray'ın duyacağı gibi:))

parti tükkanı dedi ki...

haaa çok ilginç bir kolleksiyonmuş aylacım,

Ayla dedi ki...

Elif evet itiraf ediyorum bende biraz ilginç:))

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

Tontalak bey bugünün beni güldüreni ilan ediyorum seni :D

Ayla dedi ki...

Bahar teyzesi eğlendiğine sevindik:)Daha ne maceralar yaşadık cumartesi de vaktim yoktu yazmaya artık çok sonra:)))

abide dedi ki...

Ohhh rahatladım valla bu aralar betülde burnunu karıştırıyor tek o yapıyor sanıyordum.Yapma dedikçe gizli gizli yapıyor.Sabahları yüz yıkamak bizde de sıkıntı ama yıkamadan evden dışarı çıkmak yok diyorum.Mecburen yıkıyor :)

Nilhan - Küçük Mucizem dedi ki...

Aylaa, sen daha önce de böyle bir tatak vakası yaşamıştın. unuttun mu? hatta arabadaydınız. ve sana ışığı aç demişti. sen de eray ın elinde gördüğünde gözlerin pörtlemişti. ben de sana karışma çocuğun kıymetli tatağına diye. sen nasıl o koleksiyonu yok edersin? Eray bunun hesabını sana sormaz mı?
İntikama hazır ol. guardını al Ayla hanım.

Ah bu yüz yıkama faslı bizim için de kriz. nasıl aşacaz bakalım?

Ayla dedi ki...

Abide dışarı çıkmak yok desem Eray'a bu ödül olur işte her çocuk farklı:)))Dışarı çıkmak istemez sonrada eve girmek istemez düşün artık halimizi...

Canın sıkılmasın sakın onlar çocuk yapma etme dedikçe bence daha çok yerleşiyor bu hareketler yani Eray da öyle oldu.Bizde çözünü babasıyla uzun uzun sohbetlerde bulduk.Aramızda konuşur gibi yapıyoruz Eray'a duyuruyoruz bakalım beklemedeyim işe yaracak mı?Yararsa yazarım

Ayla dedi ki...

Nilhan hatırlamaz mıyım hala o an aklımda.O zaman burun karıştırma huyu yoktu:)Sadece burnunda kendisini rahatsız eden tatağı alıp göremediği için ışığı yaktırmıştı böyle hareketleri olmadığı için birden elinden kapmaya çalışmıştım dedi ki

o senin ögggün değil menim ögggüm.Bu arada hey maşallah hafıza:))

Ahh bilsem ahh keşke kelin merhemi olsa.Temizlik konusunda şükür iyi gidiyor.Banyoyu diş fırçalamayı el yıkamayı çok seviyor. Ama sabah kalktığı zaman yüz yıkama faslından nefret ediyor.Bakalım nasıl olacak

nohut oda dedi ki...

ilk önce anlamadım tatak sonra bagladım olayı eray yaa:))

Ayla dedi ki...

Gülcan daha kibar bir kelime nasıl anlatılır diye düşündüm sonra tatak geldi aklıma:)))