Salı, Kasım 01, 2011

Beynime işlemişti resmen

Her sabah okulun kapısına kadar gidiyorum oğlumla, öğretmenine teslim etmeden önce hep aynı diyalog

-Eraycım yemekleri ye olur mu?
-nanam anne
-tontalağım çişini tutma olur mu, çiş geldiğinde öğretmenine söyle
-nanam anne
-öğretmenini üzme olur mu
-nanam anne

Konuşmayı uzatmamak için bye bye anne bir daha gel diyor. Yani sıkılıyor bu cümlelerden okulun kapısından beni çarçabuk kışkışlıyor. Önce tabii öpüp kokluyor. Her seferinde engel olamayıp gülüyorum ‘bir daha gel anne.

Oğluma yaptığımın aynısı annem yapardı bana vakti zamanında.Dün o anlar geldi aklıma kendi kendime yol boyu işe gidene kadar tebessüm ettim.Her dönem ama her dönem annem bulurdu bir tembih cümlesi ve her gün o cümleleri duymaktan nefret ederdim.Neler mi bir bakalım.

Annem ev kadınıydı*o yüzden ben hiç kreşe gitmedim(fonda acıların çocuğu çalıyor).

İlkokula gittiğimde sadece okulun bir iki günü annem benimle okula gelmişti.Ondan sonra okula hep kendim gittim.Okul eve çok yakındı mahalleden arkadaşlarla birlikte o mini mini bedenlerimizle gavur ölüsü gibi çantalarla okula giderdik.Herşey o vakitler çok rahat ve kolaydı.Çocuğumu yolladım yollarda acaba başına bir iş gelir mi diye kaygılanılmazdı.Yine de her sabah okula gitmeden kapı önünde aynı cümleyi kurardı annem ‘Yabancılarla konuşma, bir şey alma, onlarla gitme’ beynimi işlemişti resmen.

Ortaokulum eve biraz uzaktı cadde geçiyorduk.Çok şanslıydım çok güzel bir yerde okudum.Denize sıfır bir okulda.Resim hocamız balıkçılara ,gemilere baktırıp resim yapmamızı isterdi. Yalnız mı kalmak istiyorum hemen bahçeye kaçar sote bir banka oturur denizi seyrederdim.Mezuniyet balomuz bile o bahçede olmuştu hatta aileden olmayan bir erkekle yani Orçunla (sınıf arkadaşım) ilk kez o baloda dans etmiştim. Belime kadar saçlarım vardı benim kuaför bunlardan pek bir şey olmaz diyip balık sırtı örmüştü sesimi çıkaramamıştım halbuki hep düz olan saçlarımı ben bukle bukle istemiştim. Aman neyse ne anlatıyordum ben annem her sabah yine kapı önünde aynı cümleyi kullanırdı ‘caddeye geçerken dikkat et,sakın geç kalıyorum diye kırmızı ışıkta geçme’ beynime işlemişti resmen.

Lisem eve çokkk uzaktı.Annem liseye kayıt olacağım ay rahatsızlandı,hastaneye yattı babam başında bekledi hastanelerde. Kuzenim ilgilendi kayıt işleriyle kendi okuluna yaptırdı benim kaydımı bizim semtimize çok uzaktı. Sabahın köründe kalkardı canım annem mükellef bir kahvaltı ettirirdi.O zamanlar mavi kart vardı dıttdıt sesi henüz hayatımıza girmemişti. Ne kadar binersen bin mavi kart bitmezdi:)Şoföre gösterip geçerdik sıkıldık mı inerdik ,bir durak sonra tekrar binerdik.O vakitler kapkaç olayları dönüyordu ya haberlerde her sabah okula gitmeden kapının önünde hep aynı cümleyi söylerdi annem ‘Ayla otobüslerde çantana dikkat et, yolda çantanı mı kaptılar bırak sakın bırakmamazlık yapma senden başka hiçbirşey önemli değil’ beynime işlemişti resmen.....

Üniversite yıllarım çok güzel geçti benim.Keşke bu cümleyi annem için de kurabilseydim. O zamanlar pek cep telefonu hayatımıza girmemişti ancak çalışan insanlar alabilirdi.Annem okulda olaylar çıkınca kaygılanırdı, çok merak ederdi. Babam yeni cep telefonu almıştı siftah bile yapmadan annem benim çantama koymuştu babam şaşırmıştı. Hatta babama kızdı senin iş telefonun var ben bu kıza nasıl ulaşacağım.Arkadaşlarımın yanında cep telefonu taşımaktan utanırdım zaten çıkarmazdım. Bir gün telefon çaldı arkadaş Ayla bu ses senden mi geliyor dedi, evet senin çantandan geliyor dedi arayan tabiki annemdi.Arkadaş öyle bir ağzını eğritti ki cep telefonu mu aldın sen dedi..Şey benim değil, babamın(yalan değil sonuçta), annem şey gak guk şey....Öğrendim sonradan haki yeşili bir palto ve boyna eşarp bağlamakla olmuyormuş bu işler.(eminim o arkadaş şimdi ıpad kullanıyordur)Ha arayan annem demiştim ya gün ortası haber bülteni gibiydi kendisi

-Ayla şurada olay çıkmış okul karışmış,iyi misin?
-Yahu anne arama bizim orayla alakamız bile yok bize çok uzak merak etme

Hatta bir ara işi abartmıştı.(Gün ortası haber bülteni gibi demiştim ya)

-Ayla kızım korkma bir şey diyeceğim sana
-Söyle anne
-Ahmet Taner Kışlalı öldürüldü

Dondum kaldım resmen o günü unutamam ayy ben ne çok üzülmüştüm.

Annem her sabah kapı önünde aynı cümleyi kurardı.’okulda lüften kızım olaylara karışma,senin görevin şu an okumak’ beynime işlemişti resmen.....

Bu cümlelerden çok sıkılırdım o vakitler ama yinede ben masumum bu cümleleri kurmak için anne olmak lazımmış ya inanın bilmiyordum

-Eray okulda yemeği bitir oğlum tamam mı?
-nanam anne
-Erayyyy
-bye bye anne bir daha gel

Oğlumun beynine işledi resmen:)

*Annem evde çalıştı,örgü makinesi vardı örgü kazaklar,pantalonlar yapar satardı.Örgü makinesi kırılınca kazak işledi mesela.Hiç durmadı hiç.O kazandığı parayla bizi sinemaya,tiyatroya götürürdü.Mutfak masrafını çıkarırdı çok çalışkan kadındır çok.Allah bin kere hatta milyon kere razı olsun senden

13 yorum:

Tibetin annesi dedi ki...

Çocuğun kafasına kakmışsın resmen, nasıl işlemesin :))) kendinden pay biç, haftada iki kereye düşür tembihlerini bari :P

hypo dedi ki...

ne kadar güzel anlattın.
yaşadım senin yerine o yılları.

Ayla dedi ki...

Sibel ne yapayım elimde değil aslında iştahsız bir çocuk değil yemek yemeyi sever ama oyun oynayacagım diye okulda yemek yemiyormuş,üzülüyorum işte.Azcık daha büyüsün söz tembihleri azaltacağım:))

Cüneyt teşekkür ederim beğenmene sevindim. Anne-babayı anlamak için demek ki aynı süreçlerden geçmek lazımmış...

annelili dedi ki...

Haa hahhaa yazını okuyunca annemin ünv. giderken verdiği nasihat geldi aklıma, "bilmediğin otobüse binme" nasıl yani ya...

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

Annenden ders alabilirmiyim :)

Ayla dedi ki...

Yasemin ben çok güldüm hatta o an telefondaydım okurken cok güldüm.Allahtan karşımdaki Eroldu:))Bilmediğin otobüse binme bu da güzeldi. Mesela işe başlarken haberlerde bir olay duymuştu biri gelip adamı yada kadını hatorlayamadım bak şimdi trenın önüne itmişti. İşe giderken hep aynı cümle annemde metroya binerken önde değil, arkada dur seni iterler:))daha ne diyeyim ki ben şimdi

Ayla dedi ki...

Bahar buyur annem senindir:)))

İkiz Annesi dedi ki...

Ne kadar güzel anlatmışsın büyük bir keyifle okudum:)

Ayla dedi ki...

Aylin teşekkürler beğenmene sevindim...

didem dedi ki...

Ayla benimkiler kocaman oldu inan seni gecerim tembih konusunda:)
Yaslansalar da biz tembihleriz herhalde...

Ayla dedi ki...

Didem annem hala tembihler benı kucucuk bir çocuk gibi bazı konularda ona çektiği göre 40 yaşındaki adamı bile tembihlerim ben:)))

Didem Yazici dedi ki...

Annem beni tembihlemedi çok fazla. Bende oğlumu tembihlemiyorum. Kırk yılda bir birşey söylediğimde, "tamam anne, biliyorum" deyip susturuyor beni 6 yaşındaki kuzucuk :)

Ayla dedi ki...

Didem insan birazda nasl görürse öyle yapıyor.Annem hala çok tembihler beni yaşım kaç olursa olsun,bilsemde,usansamda annemi dinledim hala da dinliyorum.Biliyorum o lafı etmeden rahat etmeyecek.Ama oğlum benim gibi değil dinlemiyor.Konuşmaya başlayınca sözümü kesiyor'bye bye anne bir daha gel diyor'kibarca beni sustuyor.Bu dönemin çocukları gümbür gümbür geliyor:))