Pazartesi, Kasım 10, 2014

Haftasonundan Özetler Vol. bilmem kaç

Erol üç gün iş için şehir dışında olduğu için hafta sonu tüm işler bana kaldı. Eray'ın ödevlerine rehberlik etmek, ev işleri, gezme işleri.. Arkadaş pazar günü dün facebooktaki bildirimini görünce maşallah hem çalışıyor hem geziyor hem de çocuğun ödevlerine yetişiyor ben evdeyken yetişemiyorum demiş.

Bu tamamen programlı olmakla alakalı bir durum. Erol olduğu zaman program sekteye uğrayabiliyor çünkü adam programlı olmayı sevmiyor. Eğer ben kendi halimde isem hangi saatte ne yapacağım bellidir.

Eray küçükken Erol şehir dışına çıktığında anneler sürekli bizi taciz ederdi telefonlarla. Bize gel, bize gel korkarsınız diye. Gitmedim. Ha bazen yukarıdan sesler geldiğini zannettiğim ve tırstığım zamanlar olmuştur ama yine de gitmedim. Düzenimin bozulmasından huzursuz olurum ben. Hali hazırda sebepsiz içsel bir huzursuzluğum zaten vardır benim ekstra bir huzursuzluk yaratmaya ne gerek var. Artık o kadar alıştılar ki çağırmıyorlar.

Cuma akşamı çamaşır at, yıka, biraz okuma ödevi, İngilizce ödevi yap sonra da televizyon karşısında çizgi film keyfi ile günü bitirdik.

Cumartesi 07.00 de kalktım, ortalığı topladım, hazırlandım ve 08.30 da yola koyulduk. Ablamda kahvaltı ettikten sonra 10.00 da etütteydik. İşte en güzel zamanlar. Danışmanın olduğu koltuklarda bir kahve eşliğinde iki saat yakın kitap okuma. Bazen veliler gelip selamlaştı, hal hatır sordu ,macera falan bölündü aman bu kadar kusur kadı kızında bile olsun.

Etüt 11.50 de bitti ve biz koştura koştura Metrocity'e gittik. Tarzan filmine girdik. Ben çok beğendim. Eray ise bazen korkutucu oldu ama yine de güzeldi dedi. Tavsiye eder miyiz? Ederiz. Filmden sonra anne-oğul baş başa yemek yedik. Huzursuz bir yemekti ve ben yemeği yarım bıraktım. Eray'a kızdım şimdi hatırlayamadığım bir sebepten. Demek ki o kadar önemli değilmiş hatırlamadığıma göre...


Cuma günü okuluna tiyatrocular gelmiş, oyun sergilemişler. Sonra gönüllü istemişler bizim küçük balık zıplamış.

Eve döner dönmez tontalağı banyo ettirdikten sonra iki saat ödev yapmaca. Ara sıra ağladı. Babamı çok özlüyorum annecim ne zaman gelecek diye dolu dolu ağladı hem de. O an babasız çocuk yetiştiren kadınları düşünmeden edemedim. Boşanmış, ölmüş ya da var ama yokmuş gibi olan babaları..Ne yapayım bende dolu dolu sarıldım.

Okuma ve yazma ödevi çok olunca o günde yazmanın yarısını ve okumanın tamamını bitirdi. Bu cümleyi yazarken ödevlerde bile bir program yaptığımı fark ettim :) Cuma- cumartesi-pazara yayıyorum ki ödevlerini sıkılmasın, bunalmasın. Cuma akşamları basit olanları yani matematik ve İngilizceleri yapıp aradan çıkarıyoruz. Cumartesi okuma ödevlerini tamamen bitiyor ve yazmadan biraz başlıyoruz. Pazar ise en sevmediği kısım yazma ödevleri..

Pazar sabahı güzel bir kahvaltı hazırladım ikimize ve bir güzel kahvaltı ettik. 10.30 da arkadaşlar aldı bizi Kadıköy Süreyya Operası sahnesine doğru yola çıktık. Fındıkkıran balesini izledik. Göktürk'e geldiğimizde arkadaşlardan ayrıldık yine anne-oğul baş başa yemek yedik bu sefer huzurlu bir biçimde.Yemekten sonra dondurma aldım kendilerine aman ne sevindi ne sevindi. Hava güzeldi eve kadar yürüdük.

Eve gelince tekrar ödev yapmaca. O kadar uzun sürdü ki babası dönmüştü eve. Sonra devir teslim zamanı yani tontalağı babasına devrettim. Ben ise işlere gömüldüm.


Sır: Dolu dolu ağlıyor bir yandan da gözlerini siliyor ağladığımı sakın babacığıma söyleme annecim, üzülmesin..

 Tarzan filmi-Metrocity- 08/11/2014

6 yorum:

Gulsah Onen dedi ki...

bende seviyorum planlı olmayı herseyim yetiişiyor 2 cocugum var çalışıyorumda ama herseye de eriyroum çok şükür :)

Küçük Mucizelerim dedi ki...

Allah hiç kimseyi annesiz babasız bırakmasın.

Nasıl bu kadar programlı olabiliyorsun. Helal olsun. Hiç işim olmaz. Hatta evlendikten sonra sırf eşimin gazabına uğramamak için saatlere dikkat eder oldum. İşe hep geç kalırım mesela. Dünkü davete eşim sayesinde saatinde vardık. biz ve eşimi asker gibi yetiştiren kayınbabamlar :)

Ayla dedi ki...

Gülşah hanım programlı olmayınca yetişmez zaten hele de çalışınca. Biraz uykudan feragat et, biraz planlı ol bir şekilde oluyor işte. Size de Allah kolaylık versin çocuk iki tane olunca eminim daha bir zordur...

Ayla dedi ki...

Amin Nilhan amin gerçekten çok zor.

Nilhan ben kendimi bildiğimden beri böyleyimdir. Belirsiz ve plansız şeyler huzursuz eder beni. Mesela Erol'da benim tam tersimdir adam programlı olmayı sevmez kafasına estiği şeyi yapmak ister. O biraz bana uyar ben biraz ona uyarım yuvarlanıp gideriz.

Ve en son ben nereye geç kaldığımı hatırlamıyorum bile. Geç kalmaktan hoşlanmıyorum :(

complete_the_sentences dedi ki...

Bi solukta sıkılmadan okudum hafta sonu akışınızı. Gülümseyerek... :)
Ama son cümle yüreğime dokundu. İçimi sızlattı. Bizim de babacığımız hafta içleri şehir dışında olduğundan, galiba yaramıza dokundu... :/

Ayla dedi ki...

Sentences mi diyeyim kısaca ne diyeceğimi bilemedim öncelikle hoş geldiniz.

İş içinde olsa çocuklar etkileniyorlar ayrılıklardan. Hem üzülüyor bizimkisi hem de duyulmasın istiyor babası üzülmesin diye bu davranışı bana da çok dokundu:( Bir de yarın sabah gidecek yine olmayacak şimdiden telaşına düştüm size de Allah kolaylık versin.